Ana sayfa Avrupa Barselona Gezi Notları ve Şehir Yorumları

Barselona Gezi Notları ve Şehir Yorumları

259
0
PAYLAŞ

Barselona Gezi Notları yazımıza şehre varışımızla başlayalım. Barselona’ya 10 Mart 2017 tarihinde, çok önceden Pegasus’tan aldığımız uygun uçak biletleriyle gittik. (2 kişi gidiş dönüş 450 tl civarı). Havalimanından merkeze nasıl geçelim diye düşünürken metro olduğunu gördük ve information masasından konuyla ilgili bilgi aldık. HOLA BCN isimli bir turist kartı var, otobüs ve metro hatlarının tümünde geçiyor ve havalimanı-merkez ulaşımını da kapsıyor. Önce biraz pahalı gelmişti (4 günlük sınırsız kullanım 27.5 Euro) fakat sonra anladık ki oldukça avantajlı bir kart, zira Barselona yürüyerek gezilebilecek bir yer değil. Her metroya veya otobüse bindiğinizde bilet alsanız çok daha pahalıya gelecek, sadece havaalanına gidiş dönüş zaten 9 Euro. Dolayısıyla seyahat sürenize göre bu karttan satın alabilir ve kullanabilirsiniz.

Katalunya meydanına çok yakın mesafedeki Universitat metro istasyonunun hemen karşısındaki otelimiz Hotel Marvi’nin yolunu tuttuk. 2 yıldızlı bir hotel olan Marvi, ulaşım açısından oldukça iyi bir yerde. Otelimizin iyi ve kötü yanlarından Barselona’da Nerede Kalınır yazımızda daha detaylı bahsettik.

Şehirde ilk izlenimler

Barselona Gezi Notları yazımızın ilk başlığı, elbette şehirle ilgili ilk izlenimlerimiz olmalı. Otelden çıktıktan sonra elbette hem bizim otelimize çok yakın mesafede bulunan, hem de Barselona’nın en önemli caddesi olan La Rambla caddesinin yolunu tuttuk. Eski zamanlarda İstanbul’da yaşayanlar Taksim ve İstiklal Caddesi’nin eski halini hatırlarlar, La Rambla bana o halini hatırlatıyor. Zaten Avrupa içerisinde İstanbul çağrışımını en çok yapan şehir fikrimce Barselona.

La Rambla’nın yan sokakları restoranlar, barlar ve tarihi yapılarla dolu. Bu caddede sıkılma şansınız yok diyebilirim. Cadde üzerindeki restoranların fiyatları oldukça tuzlu, dolayısıyla güzel bir yemek yemek istiyorsanız önce ara sokaklardaki mekanları inceleyin derim. Ayrıca cadde üzerinde 3-4 Euro altına bulamayacağınız magnet ve anahtarlıkları başka yerlerde 0,5 Euro’ya rahatlıkla bulacaksınız, o yüzden hediyelik almak için acele etmeyin.

Bizim Barselona’da 4 günümüz olduğu için gezimiz oldukça rahat planlanmıştı. Vakit sıkıntımız yoktu. Bu yüzden turistik atraksiyonların büyük bir çoğunluğuna gitmek fırsatını bulduk. Size olumlu ve olumsuz görüşlerimizden bahsedeyim ki aynı hataları yapmayın 🙂

Öneriler

Barselona Gezi Notları yazımıza şehrin olmazsa olmazlarıyla devam edelim. Öncelikle bu şehre geldiyseniz kesinlikle gitmeniz gereken yerler var. Yukarıda belirttiğim La Rambla bunlardan biri elbette. La Rambla’ya çok kısa mesafedeki Gothic Quarter denen bölgeyi kesinlikle tavsiye ediyorum. Sokak sanatçılarından harika eserler dinleyebilir ve şehrin tarihi yüzünü orada bulabilirsiniz.

Bir başka muhteşem yer ise Barceloneta, şehrin sahil kesimini oluşturuyor. Eğer yazın seyahat ediyorsanız burada harika bir plaj bulabilirsiniz, ama bizim gibi serin havalarda seyahat edenler için de, sahil kasabası görünümündeki küçük eski evler, salaş lokantalar ve barlar sizi mutlu edecektir. Sahili boydan boya yürüyebilir, güzel bir yemek yiyebilir ve romantik bir liman olan Port Vell kenarında dolaşabilirsiniz. Port Vell çevresinde her taraf restoran, ama biraz pahalılar, bizden söylemesi.

Plaça D’Espanya bir başka güzel meydan. Yerel modern sanat müzesine ve Poble Espanyol açık hava müzesine bu meydandan rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Oldukça merkezi ve kalabalık bir meydan olup genelde spor etkinlikleri ve sosyal aktiviteler burada düzenleniyor. Buraya gelmişken Poble Espanyol açık hava müzesini görmenizi şiddetle tavsiye ederim. Girişi pahalı, kişi başı 14 Euro fakat ben bir kuruşuna dahi acımadım. İçeride eyaletlerle yönetilen İspanya’nın her eyaletine ait küçük evler ve dükkanlar, atölyeler ve restoranlar var. Gidecekseniz epey vakit ayırmalısınız, oldukça geniş bir alan ve biz tüm dükkanlara girip çıkarak gezerken ve bol bol fotoğraf çekinirken çok zevk aldık.

Şehrin bilindiği gibi modern bir mimarisi var, Antoni Gaudi isimli mimarın yönetiminde 1900 başlarında bir sürü modern eser bırakılmış. Park Güell, Sagrada Familia, Casa Mila, Casa Batllo gibi şehrin sembolü haline gelmiş bir sürü mimari eseri eminiz ki gezeceksiniz. Fakat bu yapılar devlet müzesi olarak değil, kişiye bağlı kurumların müzeleri olarak geçtiği için içlerine girmesi oldukça pahalı. Park Güell aralarında en ucuz olan, giriş rehbersiz alırsanız 8 Euro. Fakat orada da uzun saatler sıra bekleyebilirsiniz çünkü belli aralıklarla grup halinde alıyorlar. Detaylarını Barselona’da Gezilecek Yerler yazısında bulabilirsiniz.

Olumsuz Tecrübeler

Şimdi Barselona Gezi Notları yazımıza biraz da olumsuz tecrübelerimizle devam edelim. Şehrin gezilecek yerler listelerinde yeri eksilmeyen Tibidabo’ya gidelim kararı aldık. Burada güzel bir katedral ve anlatıldığına göre “muhteşem” bir lunapark bulunuyormuş. Ben de lunapark kelimesini duyunca çıldıran bir insan olarak gitmek için tutturdum tabi. Bir kere şöyle başlayayım, Tibidabo’ya çıkan fünikülere varmak için birkaç taşıt kullanacaksınız. Vardığınızda ise 7.5-8 Euro füniküler ücreti sizi bekliyor, çünkü toplu taşıma kartları füniküler hatlarında geçmiyor. Amusement Park girişini sorduğumuzda ise, giriş biletinin kişi başı 28 Euro olduğunu ve girişi yaptıktan sonra tüm eğlence araçlarına sınırsız binebildiğimizi söyledi. Üstelik bu ücreti ödeyince füniküler bileti de bedava olmuyor, sadece biraz indirim yapıp 4.5 Euro’ya düşüyor. Elbette aklı olan girmez değil mi? Tabi ki girdik J 65 Euro parayı ödedikten sonra fünikülere binerek yukarı çıktık. Manzara fena değil çünkü Barselona’nın en yüksek noktasındasınız. Fakat lunapark tam bir rezalet. Çok geniş bir alana yayılmış parkın içinde aslında elle tutulur 3-5 tane atraksiyon var. Onlarda da saatlerce sıra bekliyorsunuz ve 50 saniyede bitiyor. İspanya gezimizin en büyük hayal kırıklığı bu park oldu. Çocuğunuz yoksa kesinlikle gitmeye değmez, varsa da hafta içini tercih edin, Pazar günü adım atacak yer bulamıyorsunuz.

Şehrin gene tepelerinden biri olan Montjuic ise yukarıda anlattığım kadar büyük olmasa da, yine de bir hayal kırıklığı. Füniküler gidiş dönüş ücreti 12.5 Euro olan bu tepeye çıkıp doğa parklarını, kaleyi ve bir iki müzeyi gezebiliyorsunuz, fakat yukarıdaki atraksiyonlara giriş de ücretli. Çok değecek bir yer de değil açıkçası.

Bu olumsuz tecrübeler hariç Barselona gezimiz oldukça keyifli geçti, zira sabah erken saatlerde başlayıp gece geç saatlere kadar dışarıdaydık. Geceleri sürahiler dolusu sangria içmeyi ve meşhur yemeği Paella’yı iyi yapan bir restoranda denemeyi unutmayın! Barselona Gezi Notları yazısında katılmadığınız görüşler varsa siz de tecrübe edip bizimle paylaşabilirsiniz, iyi gezmeler 🙂