Brüksel Gezi Notları
Brüksel Gezi Notları yazımıza, biraz yağışlı ama harika bir Aralık gününde varışımızla başlayalım. Şehre 8 Aralık 2015 günü İstanbul Sabiha Gökçen havalimanından Brüksel Charleroi havalimanına aldığımız Pegasus biletiyle gittik. Gezimizi 3 şehir gezecek şekilde planlamıştık: Brüksel, Brüj (Brugge) ve Amsterdam. Brüksel bizim ilk durağımızdı.
Benelux (Belgium, Netherlands, Luxemburg) üçlüsünü daha önce gezmiş olanlar bilirler, buralarda şehirlerin görüntüsü, küçük evleri, kanalları ve doğasıyla büyüleyicidir. Ama şunu belirtelim, Christmas öncesi buralarda olmak bambaşka. Aralık ayını tercih etmemizin en büyük iki sebebi Amsterdam’daki light festival ve her üç şehirdeki göz kamaştırıcı Christmas hazırlıklarıydı.
Şehir Yorumları
Şehre vardığımızda ilk olarak çok çok pahalı bir yolculuk ile havalimanından şehir merkezine ulaştık. Konunun detayını Brüksel Ulaşım Rehberi yazımızdan takip edebilirsiniz. Şehir merkezine varıp otelimiz Hotel Esperance ‘ın yolunu tuttuk ve kolayca bulduk. Otelimiz, 2015 senesi Aralık ayında gecelik ücreti 88 Euro olan orta halli bir oteldi, bize sorarsanız tercih edilebilir bir otel. Merdivenleri dar ve dik olduğundan üst katta kalıyorsanız biraz zorlayabilir ama Benelux bölgesinde bu, oldukça sık karşılaşılan bir problem.
Otele yerleştikten sonra hemen şehir merkezinin yolunu tuttuk, tabi biliyorsunuz ki French Fries diye bilinen patates kızartmasının esas bulunuş yeri Belçika’dır, bu yüzden merkezde ilk işimiz birer külah patates almak ve harika sosların tadına bakmak oldu. Elimizde patates kızartmalarımızla şehrin önemli gezilecek yerlerini önce bir dolaşıp gördükten sonra, sıra işin eğlencesine geldi. Sokaklarda gezinip şehrin en atraksiyonu bol caddelerini bulmak ve keyifli bir geceyi Brüksel havasını soluyarak yaşamak 🙂
Christmas hazırlıklarını siz de benim kadar sever misiniz bilmem, ama süslü ağaçlar, ışıklar ve sokaklara kurulan pazarlar benim için çok etkileyici. Grote Markt olarak bilinen büyük meydanın çok hareketli olduğunu gördük ve akşam saatlerimizi orada geçirme kararı aldık, şehirdeki çikolatacıları bir bir dolaştıktan ve harika bir çilekli çikolatalı waffle yedikten sonra tabi 🙂
Büyük Meydan içerisinde bulunan Belediye Binası, gördüğünüzde sizi direk etkileyen mimarisi hoş Avrupa yapılarından bir tanesi. Fakat Christmas nedeniyle yapılan ışıklandırma ve akabinde çalınan klasik müzik, tüylerimizi diken diken etti ve elimizde sıcak şaraplarımızla bize keyifli bir gece yaşattı. Şehir pahalı bir şehir, o yüzden mekanları iyice araştırmadan her bulduğunuz bar/kafeye girmeyin deriz. Gitmişken Brüksel’in meşhur biralarını denemeden olmaz diyenler için önerdiklerimizi Brüksel’de Ne Yenir başlığımızda bulabilirsiniz.
Biz harika 2 gün geçirdiğimiz şehre Brugge’e giden bir tren ile veda ettik. Size keyifli gezmeler dileriz 🙂





