23.3 C
Istanbul
2 Ağustos 2026, Pazar

Bergamo Gezi Notları ve Şehir Yorumları

Bergamo Gezi Notları’na önemli bir not ile başlayalım: Burası Milano sınırları içerisindedir ama Milano ile alakası yoktur. Karıştırıp da Milano diye gezerseniz hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz diye belirtiyorum bunu. Bu yüzden havaalanından bindiğiniz otobüse de dikkat ediniz.

Şehirde Öne Çıkan Yerler

Şehir bir günde yenilip yutulacak kadar küçük bir şehir. Bergamo gezi notları içeriğinde biz de şehri Bergamo Bassa( Aşağı Bergamo ) ve Bergamo Alta ( Yukarı Bergamo ) olarak ikiye ayıralım. Venedik duvarları ile çevrilmiş bölgeye Bergamo Alta deniyor. Bergamo Alta, dükkanları ve yapılarıyla küçük bir Rönesans kenti olarak gözümüze çarpıyor. Bergamo Alta’nın dar sokaklarında kendine has pastaneleri ve hediyelik eşya dükkanlarını gezebilir, yürüyüşünüzün sonunda tarihi Piazza Vecchia meydanından, şehrin en estetik kilisesi Basilica di Santa Maria Maggiorte ve hemen bitişiğindeki Colleoni Chapel’in içini gezebilirsiniz. Füniküler ile aşağı indiğinizde daha çok bir Orta Avrupa kentine gireceksiniz. Küçük dükkanları ve restoranları olan büyükçe bir caddeyi yani bu küçük şehrin Taksim’inde, “Borgo Santa Caterina” caddesinde dolaşacaksınız. Şehrin havasını tamamen teneffüs ettiğinizde artık sakin sokakları keşfetmek size kalacak.

Sizlere biraz da bizim deneyimimizden bahsedelim:  Aslında -affınıza sığınarak söylüyorum- Bergamo Seyahati bizim için planlanmış bir seyahat değildi. Bergamo Havaalanı’ndan Bergamo şehir merkezine geldiğimizde de Milano’ya geldiğini zanneden sözüm ona iki tecrübeli turist gibi takılıyorduk. Bu durum günün yarısına kadar devam etti, çünkü ikimiz de Milano’nun abartıldığı kadar da iyi bir şehir olmadığını itiraf edemedik. Şehre kanımız ısındıktan sonra itiraflar da geldi tabii.

3 farklı Bergamo

Bergamo elbet Milano kadar gelişmiş bir yer değil, gerçekten kendi kabuğu içine saklanmış bir şehir de olsa gezilmesi gayet keyifli. Şehrin genel yerleşimini anladıktan sonra, ilk önce şehre şöyle bir yukarıdan bakalım dedik. Bunun için Citta Alta’dan kalkan füniküler istasyonuna yol aldık. Belli ki hayatı burada geçmiş, emektar finüküler vatmanı amcamız hem biletleri sattı, sonra sattığı biletleri topladı, sonra da direksiyonun başına geçip bizi Virgilio tepesine çıkardı. Virgilio’da, dar patikanın üzerinde yürüyüp, kiliseler ve turuncu binalarla süslenmiş puslu şehrin manzarasını izledik. San Virgilio kalesini şöyle bir turladıktan sonra, artan yağmurun da sebebiyle küçük şirin bir kafenin içinde bulduk kendimizi. Kafede İtalyan usulü sütlü kahvemizi içtikten sonra, artık aşağıya inme zamanı gelmişti. Finüküler istasyonuna geri döndüğümüzde vatman amca, kendisiyle özleşmiş finükülerini silmekle meşguldü. Tekrar yolcu bindirme prosedürünü uyguladıktan sonra Citta Alta’ya geri dönmüştük.

Bergamo Alta ve Bergamo Bassa

Artık şehrin kalbi Bergamo Alta’yı gezmenin zamanı gelmişti. Biz de Arnavut kaldırımlı, dar sokaklarında hepsi kendi üretimi olduğu besbelli tatlıcılara, tasarımcılara, fırınlara ve hediyelik eşyacıların o büyülü vitrinlerine baka baka yolumuzu aldık. Bu durum gerçekten bize keyif veriyordu çünkü alışık olduğumuz “ % 1 milyon indirim”  ,” damping”, “en kalitesi bizde” gibi yazılarla vitrinini karalamaktan ziyade, dükkan sahipleri yaratıcı sunumlarıyla ve güzel renklendirmeleriyle camekanlarını süslemişlerdi.  Dar sokağın bitişinde bizi Piazza Vecchia meydanı ve Contarini çeşmesi karşıladı. Meydanı saran dükkanları da gezdikten sonra, astronomik taşlardan seke seke şehrin simgesi Basilica di Santa Maria Maggiorte’nin içine girdik. Bu küçük şehre göre, fazla iyi olan bu bazilikanın içini gezince, dışarısından izleme şevki de beraberinde geldi, size de geleceği gibi. E o zaman burada biraz dinlenmekten zarar gelmez değil mi?

Bergamo Alta’yı sindire sindire gezdik, fotoğraflarımızı da çektik. İstemeye istemeye şehrin işlek kısımlarına göz atalım dedik. Yolumuz, Viale Papa Giovanni XXII Caddesi’ne düştü. Adı gibi kallavi bir genişliği bulunan caddeyi boydan boya gezdik, parklarında oturup insan manzaralarını gözlemledik. Şehri bedavaya almadıkları gösteren Monumento Al Partigiano anıtından içeri girerek San Leonardo Bölgesi’nde kah Via XX Settembre Caddesinde vitrinlere baktık (ama tabii ki alışveriş yapmadık, yarım saatlik yolla Milano’ya gidebiliyorsun, bakın Milano diyorum), kah atraksiyon içeren binalarına girdik ve en güzel caddelerini gezdik. Şehir bizi fazla yormadı, Bergamo gezi notları için güzel içerikler de bıraktı ama artık yol alma zamanı gelmişti. Nereye mi? Tabii ki Milano’ya…

Bergamo’da Gezilecek Yerler

Bergamo’da Gezilecek Yerler yazımızı iki ana başlıkta inceleyebiliriz.

Bergamo Alta

Via Gombito  ve Via Bartolomeo  Colleoni Caddeleri

Fünikelerden indikten sonra göreceğiniz, bölgeyi ikiye ayıran caddenin isimleri. Önemi, üstünde bulundurdukları küçük ama bir o kadar sıcak pastane ve mağazalarından geliyor. Büyük binaların arasında dar bir caddede, özellikle kaliteli tasarım dükkanlarında beğeneceğiniz mutlaka güzel elbiseler bulacaksınız.  Ayrıca yöresel ürünlerle yapılmış et ya da fırın mamullerinin de tadına bakabilirsiniz. Kendine has tasarımlarıyla yapılmış hediyelik ve süs eşyalar da bu cadde üzerindeki mağazalarda. Kentin ünlü meydanı Piazza Vecchia’ya da bu caddeleri gezerken rastlayacaksınız.

Piazza Vecchia ve Contarini Çeşmesi

Bergamo’da Gezilecek Yerler listemizin en önemli meydanı. Meydan, karşılaşabileceğiniz diğer Avrupa kentlerindeki meydanlara göre nispeten daha küçük bir alana sahip. Ortasında 1780’de kente belediye başkanları tarafından bağışlanmış Contarini Çeşmesi bulunmaktadır. Meydanın etrafını eskiden kaplayan Buğday ve yem dükkanları, günümüzde yerlerini kafe ve restoranlara bırakmış. Eski Venedik belediye binası olan Ragione Palace ve kuleyi de içine alan manzarası ile gezmekten keyif alacağınızı umuyoruz.

Piazza Duomo

Basilica di Santa Maria Maggiorte ve Colleoni Şapelin önündeki küçük alana verilen isim. Burası muhtemelen gözünüze önemsiz gibi gözükecek ama zamanında şehrin kalbinin attığı yer olarak tarihte yeri var. Zamanında bürokratik duyurular halka buradan duyurulur, insanlar burada ticaret işlerini halledermiş.

Basilica di Santa Maria Maggiorte

Piazza Vechia’nın içinden geçerek ulaşacağınız bazilika. Ambiyansı gerçekten güzel ve bazilikanın duvarları her yerde göremeyeceğiniz ayrıntılarla dolu. Bazilikanın bu kadar büyüleyici olmasının sebebi,  Rönesans döneminin ünlü ressamı Lorenzo Lotto tarafından işlenmesi. 12 yıl Bergamo’da yaşamış olan bu ünlü ressamın freskleri, halıları ve ahşap kakmaları ile büyülediği bu bazilika neredeyse 1000 yaşında.

Colleoni Chapel

Venedik hükümdarlığında yaşamış büyük kahraman olarak görülen Bartolomeo Colleoni’nin anısında yapılmış şapel. Bakmayın kahraman dediklerine; zamanında dibinde şapel yapılmasına karşı çıkmış Santa Maria Maggiorte kilisesinin papazlarına inat yıkmış geçmiş güzelim bazilikayı. Onun yerine kurulan şapel ise Rönesans döneminin inceliklerini taşıyor şu anda. Şehrin de hüviyeti olmuş zamanla. Bu şapelle ilgili bir batıl inanış da şu; eğer gece yarısı kapıdaki armaya dokunursanız size şans getiriyormuş. Bize bir faydası dokunmadı, aynı tas aynı hamam devam ediyoruz, umarım size bol şans getirir.

Campanone (Kent’in Kulesi)

52 metrelik uzunluğuyla şehrin en yüksek kulesi. Asansörle de çıkabileceğiniz tepesinde güzel fotoğraflar çekinebilir, Orobie dağlarının keyfini çıkarabilirsiniz.

Venedik Duvarları

Şehrin tarihinden de anlaşılacağı üzere burayı uzun bir süre Venedik Hükümdarlığı yönetmiş.  Şehrin güvenliği için de kapılarıyla beraber Bergamo Alta’yı ( Üst Bergamo ) surlarla çevirmişler. Bölgeyi çevreleyen bu surlar, şimdilerde artık güvenlik için değil de temiz hava ve manzara ile gezmek isteyenlere güzel bir yürüyüş imkanı sunuyor.

Bergamo Bessa

Viale Papa Giovanni XXII Caddesi

Bergamo’da Gezilecek Yerler yazımızın ikinci kısmına geldik. Bergamo Citta (Aşağı Bergamo) kentin sosyal hayatının yaşandığı yer. Küçük çapta alış veriş merkezleri, kafeler ve parkları ile çok da cıvıl cıvıl olmasa da kendine has bir güzelliği olduğu kesin. İşte bu bölgenin en büyük caddesinin adı Viale Papa Giovanni XXII Caddesi olarak geçiyor. Ferah bir şekilde dizayn edilmiş bu cadde, tren istasyonundan Monumento Al Partigiano Anıtı’na kadar uzanıyor. Tren istasyonuna gitmeniz kuvvetle muhtemel olduğu için bu caddeyi de mutlaka göreceksiniz.

Borgo San Leonardo Bölgesi (Via Broseta, Piazza Pontida ve Via XX Settembre Caddeleri)

Şehrin biraz da iç kısımlarına gidelim. Viale Papa Giovanni XXII Caddesi’nin sonlarına geldiğinizde Monumento Al Partigiano anıtını göreceksiniz demiştik. Bu anıtı geçtikten hemen sonra sola döndüğünüzde Borgo San Leonardo bölgesine girmiş olacaksınız. Borgo San Leonardo, ahşap panjurlu evleri ve mütevazi dükkanları ile kentin yerlilerinin konakladığı canlı bir bölgedir. Yaz ve sonbahar dönemi çeşitli sokak sanatçılarının performanslarını sergilediği Piazza Pontida Meydanı da bu bölge içindedir. Diğer dönemlerde de zamanınızı geçirebileceğiniz türlü bar, restoran ve mağaza seçenekleri de mevcuttur. Yine Via XX Settembre Cadde’sinde ünlü markaların mağazalarından alışveriş yapabilirsiniz. Fakat şunu hatırlatalım, Milano’daki pahalılık burada da geçerli.

Academia Carrara

Yalnız kentin değil İtalya’nın da en önemli sanat galerilerinden bir tanesidir. Ünlü Rönesans ressamı Mantegna da dahil olmak üzere bir çok ünlü ressamın tablolarını da burada bulabilirsiniz. Ayrıca yıl içinde çeşitli sergiler ve etkinliklerde düzenleniyor. Academia Carrara’yı Borgo Santa Caterina caddesine girmeden hemen önce görebilirsiniz

Borgo Santa Caterina Bölgesi ve Caddesi

Arnavut kaldırımıyla döşenmiş zemini ve minik dükkanları ile karşılanacağız bu caddede Cuma günleri bir başkadır. Özellikleri yaz günlerinin Cuma günlerinde sokak, masalarla donatılır, ve ziyaretçilerine yöresel yemekleri ve içkileri sunulur. Sokak Christmas döneminde de baya canlıdır. Bu dönemde de mağazalar süslenir, kiliseler ve evlerle zamanın ruhu yaşatılmaya çalışılır.

San Vigilio

Bergamo’da Gezilecek Yerler listemizin son maddesi, şehrin yukarısında, şehrin doğallığını kaybetmemiş bölgesidir. Citta Alta’dan kalkan finüküler ile şehrin manzarasını izleyip, havasını içine çekebileceğiniz yerleşim bölgesi. Bergamo Bessa ve Bergamo Alta’dan farklı bir yerde konumlandığı için, buraya gideceğiniz zamanı farklı programlayın. Tepeye çıkmışken, yaklaşık 15 asırlık geçmişi bulunan kaleyi ziyaret edebilirsiniz. Ayrıca, çok sevimli ve kendi çapında güzel olan kafelerinde, manzara eşliğinde capuccinonuzu yudumlamayı kendinizden mahrum etmeyin. Dar bir patikada yürüyerek, şehrin panoromasının keyfini çıkarın, manzarayı zihninize kazıyın.

Bergamo’da Nerede Kalınır?

Bergamo’da nerede kalınır diye düşündüğümüzde karşımızda üç farklı lokasyonun, üç farklı seçeneği çıkıyor. Bir kere, şehir küçük olduğundan istediğiniz yere kısa sürede ulaşma imkanınız var. Fakat tarihi mirasa sahip daha keyifli bir yer olan La Citta Alta tarafı sizin için daha güzel bir seçenek olabilir. Şehrin tarihiyle içe içe bir konaklama için burası oldukça iyi bir seçenek. Sabah kalktığınızda güzel bir kahvaltı ve pozitif bir enerji için La Citta Alta’da konaklamak seçeneklerinizin başında gelsin. Keyfinize ve konforunuza düşkünseniz, bir de perdeleri açtığımda doğanın eşsiz güzelliğini görmek istiyorum diyorsanız San Vigilio çevresindeki otel opsiyonlarına da bakın. Şehrin en memnun kalınan otelleri burada bulunuyor.

Borgo San Leonardo İçin Acele Davranın!

Eğer tren istasyonuna ya da işlek caddelere yakın bir yerde konaklamak istiyorsanız Borgo San Leonardo bölgesine yakın yerler tutun. Eğer Borgo San Leandro’da kalmak istiyorsanız, otel rezervasyonunu önceden yapmanızı öneririz çünkü en çok talep gören bölge burası. Haliyle fiyatları da diğer bölgelere göre daha fazla. Ama tüm şehir göz önüne alınırsa Bergamo’da otel fiyatları ucuz denilebilir. Bölgeler arasındaki fiyat makası da fazla açık değil. Bu yüzden, Bergamo’da nerede kalınır diye düşünürken ve otel seçerken şehir merkezinden fazla uzak olmamasına dikkat edin, boşuna ayaklarınızı yormayın.

Bergamo Alışveriş Rehberi

Bergamo, Milano’ya bağlı nispeten küçük bir semt. Biliyorsunuz ki Milano da dünyada modanın kalbinin attığı yer. Eğer ben yarım saatlik tren yolculuğunu çekemem, Milano’ya da gidemem, ben kendine has giyim tarzı olan biriyim ya da hazır buraya gelmişken buradan da bir şeyler alırım diyorsanız buyrun Bergamo alışveriş rehberi içeriğine o zaman. Alışveriş için mağazaları gezdiğimizde fiyatların Milano’dan çok da farkı olmadığını gördük. Özellikle Gezilecek Yerler rehberimizde de bahsettiğimiz Via XX Settembre caddesinde bulunan mağazalardaki fiyatlar ortalama üstü seviyesinde. Hem buradaki ürün çeşitliliğinin sizi tatmin edeceğini de zannetmiyorum. O yüzden klasik alışveriş tarzınızın dışına çıkarak Bergamo Alta’nın küçük cadde aralarında konuşlanmış tasarım mağazalarına girmenizi önerebiliriz. Buradaki çoğu mağazada, sahiplerinin tasarladığı canlı renklerde hazırlanmış, kış veya yaz kreasyonuna uygun seçenekler bulabilirsiniz. Bizim, sizler için not aldığımız, gerçekten sıra dışı ve içten alışveriş mağazalarını size söyleyelim:

La Bottega di Nonna Betta

Herhalde Babaannenizin diktiği mi yoksa anneniz diktiği elbiseler gibi bir anlamı olmalı bu dükkanın. Çünkü pardesüleri, elbiseleri ve hırkalarıyla vitrininden o izlenimi veriyor zaten. Bu mağaza, kadınlar için güzel bir seçenek olabilir.

Asilo Mariuccia

Çocuk giyimi için güzel seçenekler sunan bir mağaza.

Angelo Mangili’s Deli

Şarap, şampanya ve diğer alkollü içecekler için bölgenin en iyi mağazasıdır.

Il Fornario, Panificio Messi ve Pasticceria Cavour

Hepsi ayrı ayrı güzel pastaneler. Yörede yaşayanlar kurabiye, tatlı ve şekerleme konusunda gerçekten çok şanslı. O zaman siz de bu ambiyansa katılın, göz zevkinize uygun kurabiyelerden tadın. Bu bölgenin en ünlü tatlısı olan Polenta e Osei’nin de bir tadına bakın. Sarı renkli olan ve bizim bir türlü tadına ısınamadığımız marzıpanla yapılan bu tatlı için yorumlarınızı bekliyoruz.

Gombito Antiques

Takı tasarımın yanı sıra antika ürünleri de içeren alışveriş seçeneği, havadar ve gezilesi mağazasıyla, alın size güzel bir seçenek daha.

Latteria

Taze süt ve süt ürünlerini bulabileceğiniz şirin bir mağazadır.

Oriocenter

Biz öyle her şehirde AVM tanıtacak insanlar değiliz. Düşünsenize, İstanbul rehberi hazırlıyorsunuz, yok Cevahir’de indirim var, City’s de şu var diye ne siz zevk alırsınız, ne de biz. Biz de bu alışveriş merkezini Bergamo alışveriş rehberi içeriğine direk havaalanından geçiş olduğu ve ihtiyacınız olabilecek şeyleri karşılayabilme ihtimaliniz olabilir diye ekledik. Hani zorda kalırsınız diye. Özellikle gideceğim diye zorlamaya gerek yok. Oriocenter, Bergamo Havaalanının hemen karşısında…

Bergamo Ulaşım Rehberi

Bergamo ulaşım rehberi içeriğimize uçuş seçeneklerinizle başlayalım. Sabiha Gökçen Havaalanı’ndan muhtemelen istediğiniz her günde Milan-Bergamo Havaalanı’na uçuşlar bulabilirsiniz. Uçuşlar yaklaşık 2 saat sürmektedir. Eğer İtalya’yı baştan aşağı gezmek gibi bir niyetiniz varsa İtalya’ya Bergamo Havaalanı’ndan giriş önerilebilir çünkü çoğu ucuz uçuş opsiyonları bu havaalanından sağlanmaktadır.

Havaalanından Şehre Ulaşım

Havaalanından ulaşım için otobüs veya taksi seçeneğini de kullanabilirsiniz. “1” no.lu otobüs Bergamo’nun merkezine gitmekte olup, yarım saatte bir kalkmaktadır. Biletinizi otomattan alıp, otobüs içinde onaylatmayı unutmayın. Bilet fiyatları 2 € civarındadır. 10 -15 dakika içinde Bergamo merkeze varacaksınız.  Şehir içindeki iki farklı bölgeye füniküler ulaşımı mevcut. Bergamo Bassa (Aşağı Bergamo) ve Bergamo Alta (Yukarı Bergamo) için iki farklı füniküler seçeneğiyle ulaşım sağlanabilir. Ayrıca Bergamo Alta’dan San Virgilio kalesi ve tepesine de bir füniküler daha mevcut. Bergamo içinde otobüs hatları da var, ama çok küçük bir kent olduğu için muhtemelen ihtiyaç duymayacaksınız.

Bergamo’da Ne Yenir?

Dağ eteğinde kurulmuş diğer Avrupa şehirleri gibi buranın da şarabı ve peyniri meşhur. Ama özellikle küçük fırınları ve tatlıcıları sizi şaşırtabilecek tatlar sunabiliyor. Bu yüzden Bergamo’da ne yenir diye düşünürken vitrinin sizi çekmesine izin verin. Dükkanlara girmekten ve kendinizi şaşırtmaktan geri kalmayın.

Pizza

Güneylileri kadar iyi yapmasalar da sunumları ve lezzetleri ile burada da pizzadan vazgeçmeyin. Ristorante Pizzeria San Vigilio adlı mekan buranın en meşhur lokantası olmakla beraber, size Alp dağları manzarasıyla beraber çok güzel lezzetler de sunuyor. Buranın pizzasını denemeden geçmeyin. Restoran San Viglio bölgesinde, Bergamo Alta’dan 1 km uzaklıktadır. Eğer hem yiyeyim hem de gözüm doysun diyorsanız size Pizzeria Vesuvio’yu önerebiliriz. Pizzeria Vesuvio, Santa Caterina sokağın hemen sonunda bulunuyor.

Tatlı

Tiramisu’nun mucidi olan İtalyanların tatlı konusunda da ne kadar becerikli olduğunu sanırım hepimiz biliyoruz. İşte bu küçük kentte bile bu hünerlerini yansıtıyor İtalyanlar. Mesela i Pasticcioni adlı mekana gidelim. Bırakın cupcake’i, eğer sadece tatlı yemeği bile seviyorsanız burası gerçekten sizi tatmin edecektir. İlginç tasarımlı, rengarenk kekleri bu mütevazi dükkandan satın alabilir, afiyetle götürebilirsiniz. i Pasticcioni, Borgo San Leonardo Bölgesinde, daha önce bahsettiğimiz Via Broseta sokağın bir sokak arkasındaki San Lazarro sokağında. Peki waffle ya da şöyle güzel bir İtalyan dondurması ister misiniz? Bunun için sizi Gelaterie Lekka Lekka adlı mekana götürelim. Burada dondurmanın da, waffle’ın da, muffinin de iyisini yiyeceksiniz. Hem NBA yıldızlarının adını taşıyan özel meyve sularından da tadabilirsiniz. Amerikan tarzıyla dekore edilmiş bu dükkan, Borgo San Leonardo Bölgesinde, San Lazarro sokağın hemen yanından girebileceğiniz Via S. Bernardino sokağının sonunda. Ayrıca Bergamo’da ne yenir içeriğinde belirtmediğimiz, gezerken özellikle Citta Alta tarafında karşılaşacağınız küçük fırınlara da girip tatlı deneyebilirsiniz.

Şarap

Avrupa’da dağ eteğinde olup da şarabı meşhur olmayan yer yok gibi. Bergamo da coğrafi şartları itibariyle şarabı meşhur olan kentlerden. Benim fikrime göre de İtalyan şarabı dünyanın en iyi şarabı olduğundan denemeye değer diyebiliriz. Bunun için Bergamo’da bulabileceğiniz en iyi mekan Le Iris adlı şarap evi. Şarap tadımı da, satın alıp eve götürme seçenekleriniz de bu mekanda mevcut. €20’dan başlayan fiyatlarla kaliteli şaraplar satın alabilirsiniz. Le Iris, Viale Vittoria Emanuelle II caddesinde, Monumento Al Partigiano’nun 400 metre ilerisinde, solda kalıyor.

İtalya Vizesi

İtalya Vizesi Hakkında Bilgiler 

İtalya Schengen bölgesi içerisinde yer aldığından, turistik seyahat için Schengen vizesi almanız gerekmekte. Dolayısıyla, İtalya vizesi için ya Schengen vizesine ya da yeşil pasaporta sahip olmalısınız

İtalya için Schengen vizesi almanın türlü yolları var. Aracı firma dolayısıyla vize işlemlerini halletmek istemeyenler direkt olarak konsolosluğa da başvurabilir. Tabii bu durumda işlem süreci ya da işlemlerin kolaylığı konusunda sıkıntılar yaşayabilirsiniz. Eğer aracı kurum vasıtasıyla işlemleri halletmek istiyorsanız, İtalya vizesi için aracı kurum IDATA. IDATA merkezi Taksim’de, TRT Binasının karşısında yer alıyor. Kuruma gitmeden önce randevu almanız gerekiyor. Randevuları şu link üzerinden alabilirsiniz: http://idata.com.tr/tr/ . Randevunuzu aldıktan sonra belgelerinizi hazırlamaya başlayın. Bu işlemleri 1,5 – 2 ay öncesinden yapmaya başlarsanız sizin için faydalı olacaktır. Hazırlamanız gereken belgeler şunlardır:

Başvuru Formu

İlgili aracı kurumun sitesinde bulunan başvuru formunu ve talimatın çıktısını alın, soruları doğru ve eksiksiz olarak tamamladıktan sonra imzalayın. Gitmeden doldurmanızı ve yanınızda yedek çıktı bulundurmanızı tavsiye ederiz.

Biometrik fotoğraf

Son 6 ay içinde stüdyo ortamında çektireceğiniz fotoğrafı vermeniz gerekmekte. Yine gitmeden halledin, aracı kurumda gergin gergin çekinmeyin, fazladan para da bayılmayın.

Pasaport

Zaten pasaportsuz başvurmayı beklemiyorsunuzdur herhalde. Eğer pasaportunuz yoksa emniyet müdürlüğünden çıkartabilirsiniz. Adres olarak da iş adresi gibi her zaman bulunduğunuz adresi verin, sıkıntı yaşamayın. Eski pasaportunuz varsa onu da başvuru sürecinde yanında bulundurmanızda fayda var.

Nüfus Cüzdanı ve Fotokopisi

Getirin, temin edin.

Seyahat Sağlık Sigortası

IDATA merkezinin yanındaki ilgili kurumlardan da yaptırabileceğiniz gibi başka kurumlardan da yapabilirsiniz. Fiyatı kalacağınız gün sayısına göre değişiyor. Ama öyle çok matah bir miktar değil. (Bir haftalık seyahat için 15 -20 € arası)

Şirket Dilekçesi

İşvereninizin firmanın antetli kağıdına, size izin verdiğini belirttiğine dair dilekçe. Sizin göreviniz, işe giriş tarihiniz, maaşınız ve izin sürenizin bu dilekçede belirtilmesi gerekiyor. Kaşelemeyi ve ıslak imza attırmayı unutmayınız.

İmza Sirküleri

İmza attırdığınız işvereninizin imzasının gerçekliğini kanıtlayan belgedir. Firmanız temin edecektir.

Faaliyet Belgesi

Şirketinizin 3 aylık faaliyet belgesi… Şirketinizde yoksa mutlaka muhasebecisinde bulunacaktır. Aslını da fotokopisini de alın yanınıza.

Vergi Levhası Fotokopisi

İşyerinde kesin asılıdır da, eğer yoksa yine muhasebeciden isteyiniz.

SGK İşe Girişi Bildirgesi ve SGK Hizmet Dökümü

Çalıştığınız firmadan ve muhasebecisinden isteyebilirsiniz. Eğer firma sahibiyseniz Ticaret Sicil Gazete ve bağlı bulunan oda kaydının fotokopisini getirmeniz gerekmekte.

Son 3 aylık Maaş Bordronuz

Gideceğiniz yerde, masraflarınızı karşılayabileceğinize dair teminat göstermeniz lazım. Maaş bordronuzu, maaşınızı aldığınız banka görevlisinden imza ve kaşeli olarak alınız.

Tapu, Kira Kontratı

Fotokopisini çekin yanınızda bulunsun.

Gidiş- Dönüş Uçak Bilet Rezervasyonlarınız

İnternet ortamından çıktı almanız yeterlidir.

Otel Rezervasyonlarınız

Nerede kalacağınıza dair belge. Yine internet ortamından çıktı almanız yeterli olacaktır.

Vize Harç Ücreti ve IDATA Koordinasyon Ücreti

IDATA sitesinde gerekli bilgilerin verdikten sonra bulabilirsiniz. 2017 başları itibariyle 212 TL (Vize Ücreti) + 118 TL(IDATA Koordinasyon Ücreti) olmak üzere 330 TL’dir. Gereken Belgeler ile ilgili ayrıntılı bilgilere şu linkten de ulaşabilirsiniz: http://idata.com.tr/tr/doc/it/34/91.html

Bundan sonra, özel durumu olanlar veya eksik belgeler veren başvuru sahipleri için aracı kurum sizinle tekrar görüşmek isteyebilir. Eğer bankanızda yeterli miktarda paranız (yeterli derken milyarder olmanıza gerek yok) ya da şüpheli bir durumunuz yoksa Schengen vizeniz hazır. İtalya’da Schengen süresi konusunda bonkör devletlerden biridir. Yani Shengen vizenizi uzun çıkarabilirler, siz de böylece başka seyahatleri de araya sıkıştırabilirsiniz. 🙂

Salzburg’da Gezilecek Yerler

Salzburg’da Gezilecek Yerler deyince akla tabi ki ilk Mozart’ın evi geliyor. Mozart’ın şehri diye anılan bu şehirde aslında bundan çok daha fazlası var. Salzach Nehrinin ortadan böldüğü bu küçük orta Avrupa şehri, size beklediğinizin çok üstünde kalitede bir seyahat sunacak.

Şehir Merkezinde Yer Alan Gezilecek Yerler

Getreidegasse Caddesi

Şehrin Old Town merkezinde yer alan bu cadde, aslında Salzburg’un en işlek ve gezilesi caddesi denebilir. Küçük dükkanların ve özellikle eski tip tabelalarının size keyif vereceğine inandığımız bu caddede bol bol gezip alışveriş yapabilirsiniz. Hediyelikler belki biraz daha pahalı olabilir, ama şehir genel anlamda çok pahalı değil. Diğer Avrupa şehirlerine göre oldukça uygun şeyler bulabilirsiniz.

Salzburg Kalesi

Füniküler ile çıkabileceğiniz ve içinde kafeler ve dinlenme yerleri bulunan bölge. Mutlaka çıkmanızı öneririz zira nehrin manzarası buradan nefis görünüyor. Biz yürüyerek çıkıp fünikülerle indik, gerçekten çok keyif aldık.

Salzburg Katedrali

Etkileyici mimarisiyle, Avrupa’da her şehirde bir tane göreceğiniz büyük bir katedral. Mimari ve atmosfer ilginizi çekiyorsa beğenirsiniz, bizim hoşumuza gitti. Üstelik giriş ücretsiz.

Mirabell Sarayı ve Bahçeleri

Bizim otelimize çok yakın olduğundan her çıkışımızda bir kez gezdik 🙂 Kraliyet sarayı ve bahçesinden oluşan bu bölgede, her ne kadar alışılmış bir Avrupa Kraliyet bahçesi bekleseniz de, bizce atmosferi etkileyici. Özellikle klasik müzik eşliğinde bahçelerde turlamak ve fotoğraflar çekmek yaşamanız gereken bir tecrübe.

St. Peter’s Abbey

Şehir merkezinde bir kilise ve mezarlıktan oluşan kompleks. Yeri Old Town kısmının ortasında olduğundan gidip görmeniz oldukça kolaydır. Üstelik kilise gerçekten estetik bir mimari, gezip görmeye değer.

Mozart’s Birthplace

Evet biliyoruz, Salzburg’da Gezilecek Yerler yazımızın beklenen noktasına geldik 🙂 Mozart’ın doğum yeri ve Mozart’ın evi iki ayrı müze, ikisini de bu şehre gelip de görmeden gitmek olmaz. Ama fiyatı ucuz değildir onu da söyleyelim, 2016 fiyatı 10 Euro imiş.

Mozart Residence (Mozart Wohnhaus)

Mozart’ın hayatının her parçasından bir turistik nokta üretmişler diye sinirlenebilirsiniz, ama müzisyen şehrin kaderini değiştirmiş. Bu da Mozart’ın yaşadığı ev, Old Town içerisinde değil ama çok yakın. İçinde her biri farklı temada sekiz adet oda var. Gelmişken görün deriz.

Mozart Anıtı

Söz veriyoruz ki Salzburg’da Gezilecek Yerler listemizin son Mozart’lı maddesi 🙂 Old Town’un kaçırmanızın mümkün olmadığı merkezinde konumlanmış, etrafında merkezi bir meydanın, kafe ve restoranların bulunduğu heykel. Gelmişken bol bol fotoğrafını çekebilirsiniz. Üstelik meydanda sürekli müzisyenler ve sokak sanatçıları olduğundan meydanın da tadını çıkarabilirsiniz.

Franciscan Church

Gotik mimariden hoşlananlar için kesinlikle gidilmesi gereken kilise. Salzburg’un en eski kiliselerinden biri. Mimariden etkileniyorsanız tavanına bayılacaksınız.

Domquartier

Old Town içerisinde, Salzburg Katedralinin olduğu kompleksin içinde girişi ücretli mekan. Sanat eserleriyle dolu odalarının tamamını gezmek isterseniz 3 saatten fazla vaktinizi alacaktır.

Residenzgalerie

16.yüzyıldan 19. yüzyıla kadar tabloların sergilendiği sanat galerisi. Sanat tutkunları mutlaka ziyaret etmeli, içeride audioguide hizmeti de mevcut.

Şehir Merkezinde Olmayan Gezilecek Yerler

Red Bull Hangar-7

İkinci Dünya Savaşı’ndan kalma helikopterler, uçaklar ve motorsikletlere ev sahipliği yapan, özellikle motorlu araç tutkunlarına hitap edecek müze. Salzburg ziyaretçilerinin en çok beğendiği yerlerden biri olmuş, o derece ilgi görüyor. Fakat şehir merkezinde değil, havalimanının ters yönünde bulunduğundan, arabayla veya taksiyle ulaşmanız daha muhtemel.

Kapuzinerberg

Salzach Nehrinin doğu tarafında yer alan tepe. Manzarası muhteşem, yürüyüşten hoşlananlar için gidiş yolu da oldukça keyifli, fakat dik olduğundan tırmanması zor gelebilir. Doğa yürüyüşü ilginizi çekmiyorsa hoşunuza gitmeyebilir.

Hellbrun Kalesi

Salzburg merkezden yarım saatte otobüsle ulaşabileceğiniz ve fıskiyeleriyle ünlü kale. Bina çok etkileyici değil ama çeşmeler ve fıskiyeler görülmeye değer. Şakacı fıskiyelere dikkat edin, ıslanacaksınız:)

Mönchsberg

Salzburg’un dağlarından biri. Neyse ki buna asansör koymuşlar da yürümek zorunda kalmıyorsunuz 🙂 Manzara deyince Salzburg akla gelen şehirlerden biri, etrafındaki dağlar ve ortasından geçen nehir manzarayı nefis hale getiriyor. Çıkıp fotoğraf çekinebilirsiniz.

Untersberg

Önce merkezden otobüsle bir yarım saat kadar gidip Untersberg Fünikülerine binerek çıkabileceğiniz dağ. Tahmin edebileceğiniz gibi manzarası muazzam. Salzburg ziyaretçilerinin en çok beğendiği noktalardan biri olmuş, kış ziyaretçilerinin daha çok hoşuna gidebilir zira kar yağdığında görüntü olağanüstü oluyormuş.

Gaisberg

Salzburg merkezinden otobüsle ulaşabileceğiniz bir başka dağ. Özellikle kışın kayak merkezi olarak daha turistik bir atraksiyon sunuyor. Yaz ziyaretçileri ise doğa yürüyüşüne çıkabilir ve manzaranın keyfini çıkarabilir.

Salzburg’da Gezilecek Yerler listemizi tamamlamadan bir iki noktayı belirtelim. Birincisi, kışın kayak yapmak için Salzburg ideal bir şehir, zira 5 dağ tarafından çevrelenmiş bu şehirde büyük bir kayak turizmi mevcut. Bizim gibi bahar aylarında giden ziyaretçiler içinse şunu söylemek gerek, yalnızca müzelere girmeyin. Şehrin merkezinin, parkların, dükkanların tadını çıkarın. Çünkü genelde turizm ekonomisini Mozart üzerinden kursalar da, Salzburg kesinlikle değer bir şehir.

 

Salzburg Gezi Notları ve Şehir Yorumları

Salzburg Gezi Notları

Salzburg Gezi Notları yazımıza şehre gidişimizle başlayalım. Biz şehre 24 Eylül 2015 tarihinde Münih şehrinden trenle geçmiştik.  Aslında ismini turistik şehirler listesinde pek de göremediğimiz bu tatlı şehre gidiş kararını maddi sebeplerden dolayı verdik 🙂 Münih’e ucuz uçak bileti bularak aylar öncesinden bir seyahat planı yaptık. Daha sonra otel bakarken fiyatların uçukluğuna şaşırarak etkinliklere baktık ve tam bizim seyahat tarihimizde Octoberfest olduğunu gördük. Dolayısıyla Münih’te 4 gün geçirmek bize yaklaşık 6bin TL’ye mal oluyordu. Biz de bu 4 günün 2 gününü Salzburg’da geçirmeye ve hem yeni bir şehir görme anlamında, hem de otel ücreti konusunda kara geçmeye karar verdik.

Neden Salzburg diye soracak olursanız, Avusturya’ya giden çoğu gezgin gibi Viyana şehrini nasıl olsa bir şekilde ziyaret edeceğiz diye düşündük ve Mozart’ın tatlı şehri Salzburg’u gezmeye karar verdik.

Şehir Yorumları

Şehre vardığımızda ilk izlenimimiz son derece olumlu oldu, çünkü Salzburg küçük ama keyifli ve hareketli bir şehir. Mirabell bahçelerinin hemen yakınındaki Hotel Vier Jahreszeiten Salzburg isimli otelimize yerleştikten sonra şehri keşfetmek için çıktık. 2 gece 2 kişilik oda fiyatı 724 TL idi.

Otelimizin konumundan dolayı ilk olarak bahçelerden başladık gezmeye. Biliyorum ki Avrupa gezginlerinin tümü kraliyet bahçesi görmekten sıkılmıştır, fakat her köşesi sanatla yıkanmış bu şehrin bahçelerinde klasik müzik eşliğinde gezmek bizim için gerçekten keyifli oldu.

mirabell-salzburg-kubra

Salzburg Old Town dedikleri kısmın merkezine gittiğiniz zaman içinize bir mutluluk dolduracak bir orta Avrupa pazarı karşılayacak sizi. Bu ufak pazardan hediyeliklerinizi alın ve sıcak şarabınızı yudumlayın. Bittikten sonra meydanda kurulan dönen salıncağa (Carousel) binebilir ve şehrin keyifli manzarasını birazcık yukarıdan dönerek izleyebilirsiniz 🙂

buyuk-meydan-salzburg-kubra-harun

Şehrin müzelerinde, sokaklarında, restoranlarında bile Mozart’ın etkilerini göreceksiniz. Zaten gezilecek yerleri aradığınızda ilk karşınıza çıkan Mozart’ın evini gezmelisiniz. Biz evi gezdikten sonra hemen sağ tarafında karşımıza çıkan köprüden yürüdük ve Tuna nehrinin bir kolu olan Salzach nehrinin romantik manzarasının keyfini çıkardık.

salzburg-kalesi-salzburg-kubra

Şehrin meşhur caddesi Getreidegasse’de mutlaka ama mutlaka turlayın. Old Town kısmının merkezinde yer alan bu cadde, yalnızca size sunacağı alışveriş olanaklarıyla değil, eski zamanlardan kalma tabelaları ve küçük dükkanlarıyla sizi büyüleyecek. Biz bu caddeden eve götürmek üzere bol bol marzipanlı (bir çeşit badem ezmesi) ve fındıklı Mozart çikolataları satın aldık 🙂

Gezilecek yerler detaylarını Salzburg Gezilecek Yerler yazımızda bulabilirsiniz. Burada son olarak söylemek istediğim, Salzburg kesinlikle atlanabilecek bir şehir değil. Direkt uçuşların da yapıldığı bu şehri mutlaka görmenizi tavsiye ediyoruz.

 

Salzburg’a Ne Zaman Gidilir?

Salzburg, yılın her zamanında ziyaret edilebilir bir şehir, çok fazla yağış alan bir yer değil. Bununla birlikte şehir merkezini gezmek ve bol etkinlikli bir zamana denk gelmek isterseniz, Salzburg’a Ne Zaman Gidilir sorusuna cevabımız İlkbahar ve yaz ayları olacaktır, özellikle Temmuz ve Ağustos aylarında şehirde büyük festivaller mevcut. Fakat diğer Salzburg içeriklerimizde de belirttiğimiz gibi, şehirde kayak turizmi de küçümsenemeyecek kadar gelişmiş. Dolayısıyla kışın da kayak için tercih edebileceğiniz bu şehre kış aylarında gidiyorsanız, Aralık ayına denk getirmenizi ve Christmas marketlerini ziyaret etmenizi tavsiye ediyoruz. Zira Katedral Meydanında düzenlenen oldukça ünlü bir marketleri var. Şimdi ziyaretini özel güne denk getirmek isteyen okuyucular için Salzburg’a Ne Zaman Gidilir sorusunu cevaplayalım.

Salzburg seyahatinizi bir festivale denk getirmek isterseniz Salzburg’a Ne Zaman Gidilir?

Mozart Week

Ocak ayında düzenlenen bu yıllık program, The Mozarteum Foundation tarafından düzenlenen müzik festivalidir.

Detaylar için : http://www.mozarteum.at/en/concerts/mozart-week.html

Easter Festival

Mart ayında düzenlenen Paskalya festivali. Müziğin şehrinde yine müziğe doyacağınız bir hafta olacak.

 Detaylar için : https://www.osterfestspiele-salzburg.at/en/start.html

Whitsuntide Festival

Paskalyadan sonra 7. Pazar günü kutlanır.

Detaylar için : http://www.salzburgerfestspiele.at/whitsun

Aspekte Festival

Nisan ayında düzenlenen yaklaşık 5 günlük festival.

Detaylar için : http://aspekte-salzburg.com/

Sommerszene

Haziran sonu-Temmuz başı

Detaylar için: http://www.szene-salzburg.net/

Salzburg Festival

Dünyanın en büyük müzik festivallerinden bir tanesi. Temmuz- Ağustos aylarında düzenlenir ve 6 hafta sürer.

Detaylar için : http://www.salzburgerfestspiele.at/summer

Salzburg Culture Days

Ekim ayında düzenlenir.

Detaylar için: http://www.salzburg.info/en/art_culture/highlights/salzburg_culture_days

Salzburger Jazz Herbst

Ekim sonu Kasım başı düzenlenir.

Detaylar için: www.salzburgerjazzherbst.at/

Salzburg şehrinde Christmas ve Yeni Yıl

Salzburg Christmas market: Aralık başından itibaren Cathedral Square’de düzenlenen dünyanın en etkileyici Christmas pazarlarından bir tanesi.

Salzburg Advent Singing in the Large Festival Hall

Residence Square üzerinde her Cumartesi günü dinleyebilirsiniz.

New Year’s Eve

Yeni yıla girerken Salzburg şehrindeyseniz;

31 Aralık Etkinlikleri:

Large Festival Hallà New Years Eve Concert of Mozarteumorchestra Salzburg

Mozarteum, Salzburg State Theater, Fortress Hohensalzburg, Castle Mirabell ve başka mekanlarda konserler ve gösteriler.

Old Townà New Year’s Shooting of the Salzburg civil guards

1 Ocak Etkinlikleri:

Mozarteum, Salzburg State Theater, Fortress Hohensalzburg, Castle Mirabell ve başka mekanlarda konserler ve gösteriler.

Detaylar için: http://www.salzburg.info/en/art_culture/advent_new_years_eve/new_years_eve_in_salzburg

Salzburg şehrinde etkinliklerini takip edebileceğiniz mekanlar:

Salzburg seyahatinizi resmi tatile denk getirmek isterseniz Salzburg’a Ne Zaman Gidilir?

1 Ocak — New Year´s Day

6 Ocak — Epiphany

28 Mart — Easter Monday (Mart sonu Pazartesi günü)

1 Mayıs — State Holiday Austria

5 Mayıs — Ascension Day

16 Mayıs — Whit Monday

26 Mayıs — Corpus Christi

15 Ağustos — Assumption Day

26 Ekim — Austrian National Holiday

1 Kasım —- All Saints’ Day

8 Aralık — Immaculate Conception

25 Aralık — Christmas

26 Aralık — St. Stephen´s Day