27.2 C
Istanbul
11 Haziran 2026, Perşembe

Barselona’ya Ne Zaman Gidilir?

İspanya’nın güzel şehri Barselona’ya Ne Zaman Gidilir diye düşünüyorsanız, size bu listemizle yardımcı olmaya çalışalım. Barselona, iklim açısından sıkıntılı bir şehir değil, dolayısıyla aslında yılın her zamanı gidilebilir. Ama iklim açısından en ideal zamanı soruyorsanız şöyle yardımcı olalım. Yaz ayları şehir oldukça sıcak oluyor. Haziran, Temmuz ve Ağustos ayları deniz tatiline geliyorsanız iyi bir tercih olabilir, fakat kültürel tur için biz tercih etmezdik. Mart sonlarından başlayıp Nisan ve Mayıs aylarıyla devam eden ilkbahar ayları bize göre bu şehri ziyaret etmek için en uygun zaman. Şimdi biraz da şehrin özel zamanlarından bahsedelim.

Seyahatinizi bir festivale denk getirmek isterseniz Barselona’ya Ne Zaman Gidilir?

Ocak

Dia De Los Reyes Magos (Kings’ Day)

Üç kralın dönüşünü kutlamak ve yılbaşı kutlamalarına ara vermeden devam etmek istiyorsanız, Ocak ayının başlarında (5-6 Ocak civarı) Barselona’ya uğramalısınız. Şehrin en büyük yeni yıl yürüyüşü bu etkinlikte yapılıyor ve insanlar birbirlerine hediyeler dağıtıyor. Christmas zamanını kaçırdıysanız geç kalmış sayılmazsınız.

Şubat

The Calçotada

Yeşil soğan festivali denebilir 🙂 Bazen hasat zamanları değiştiği için Mart ayına denk geliyormuş, fakat genelde Şubat ayında yapılıyor.

Şubat/Mart

The Carnival

Şubat sonu Mart başı düzenlenen ve Rio festivallerine yaklaşacak kadar coşkulu geçen bu karnavalda sokaklarda danslar, yürüyüşler ve eğlenceler bulacaksınız. Eğer vaktinizi uydurabiliyorsanız kesinlikle katılmalısınız.

Mart

Festa de Sant Medir (Candy Festival)

Benim gibi tatlı seven biriyseniz kaçırmayın. Sokaklarda bedava tatlılar dağıtılıyor diyelim, gerisini hayal edin.

Nisan

Feria de Abril

Aslında orijinali Seville’da olan bu festival, bir hafta süren bir flemenko festivali. Nisan ayında Barselona’da düzenlenen festivalde at sürme etkinliklerinden dans şovlarına kadar bir çok atraksiyon bulabilirsiniz.

Mayıs

Formula One Spanish Grand Prix

Konuyla ilgili yorum yapmama gerek yok diye düşünüyorum 🙂 Formula 1 tutkunları, biletleri Mayıs ayına alsın.

Haziran

Fiesta Mayor de la Barceloneta

Harika bir yaz etkinliği! En güzel süslenen sokakların ödül almasından tutun, maskeli yürüyüşlere, açık hava partilerine kadar, harika bir festival sizi bekliyor. Yazın gezmeyi sevenlerdenseniz kaçırmayın.

Sonar Festival

3 Gün 3 Gece elektronik müzik şenliğini kafam kaldırır diyen genç gezginler için harika bir müzik festivali 🙂

Temmuz

Monegros

Barselona’nın hemen dışında gerçekleşen, oldukça yüksek katılımı olan (40000’den fazla) elektronik müzik festivali.

Montjuic de Nit

Temmuz ayı içerisinde bir gece yapılan festival, Montjuic tepesinde kısa filmler, ışık oyunları ve havai fişek şovlarıyla dolu bir eğlence vadediyor. Tarihi denk geliyorsa kaçırmayın.

Ağustos

Circuit Festival Barcelona

Dünyanın en büyük LGBTİ aktivitelerinden biri olan festival, onur yürüyüşü sonrası kutlamalar, eşitlik söylemleri ve aktiviteleri ve eğlenceleri ile Barselona’nın en iyi aktivitelerinden biri olma ayrıcalığını elinde tutuyor.

Eylül

Fiesta de la Mercè

Barselona şehrinin koruyucusunu kutlamak için yapılan festivalde, yürüyüşler, partiler ve ışık şovlarıyla dolu sokaklar bulabilirsiniz.

Ekim

In-Edit Beefeater

Sokaklarda amatör grupların harika şarkılarını dinleyebileceğiniz müzik festivali. Her sene farklı yerlerde yapıldığından gitmeye niyetiniz varsa mutlaka lokasyonunu kontrol edin.

Kasım

Manga Fair Barcelona

Barselona’ya da gitsem çizgimden vazgeçmem diyen “nerd” gezginlerimizi buraya bekleriz 🙂

Aralık

New Year’s Eve

Bütün çok uluslu şehirlerde olduğu gibi Barselona’da da yılbaşı yüzlerce farklı etkinlik seçeneğiyle kutlanıyor. Yılın en güzel zamanlarından olan yeni yıla, bu güzel şehirde girmeyi deneyin. Şimdiden keyifli seyahatler!

Seyahatinizi resmi tatile denk getirmek isterseniz Barselona’ya Ne Zaman Gidilir?

1 Ocak— New Year’s Day

2 Ocak— New Year’s Day

6 Ocak— Epiphany

14 Nisan— Good Friday

1 Mayıs— Labor Day

15 Ağustos— Assumption of Mary

12 Ekim— Hispanic Day

1 Kasım— All Saints’ Day

6 Aralık— Constitution Day

8 Aralık— Immaculate Conseption

25 Aralık— Christmas

 

İspanya Vizesi

Size belki de sitemizde en çok yardımcı olacak içerik: İspanya Vizesi. Sistem çok yakın zamanda (Aralık 2016) değiştiği ve İspanya vizesi farklı bir aracı kuruluşa devredildiği için bizi epey sıkıntıya sokmuştu. Araştırma yaptığımızda konuyla ilgili net bir bilgi bulamadık, yalnız eski aracı şirket olan VFS Global websitesinde İspanya ile olan anlaşmanın sonlandırıldığını gördük. Her neyse, bu detaylarda boğulmayıp rehberimize geçelim.

BLS Spain

Hemen hemen tüm Avrupa Birliği ülkelerinde olduğu gibi İspanya’da da vize için aracı bir firmadan randevu almanız ve gerekli belgelerle randevu günü gidip başvurunuzu yapmanız gerekiyor. İspanya için görüşeceğiniz firma 2017 itibariyle BLS isimli bir firma. Detaylı bilgiyi burada bulabileceğiniz vize başvuru süreci ile ilgili, size birinci ağızdan bilgi verelim.

Öncelikle linkine yukarıdan ulaşabileceğiniz BLS sitesinden randevu almanız gerekiyor. Randevu gününü ve saatini mail adresinizde göreceksiniz. Sitede bir başvuru formu var, gitmeden önce onu mutlaka düzgünce doldurun. Başvuru formunu burada bulabilirsiniz.

Gelelim randevu gününe. İspanya Vizesi başvurunuzu yapacağınız gün için bazı belgeleri toplamış olmanız gerekiyor, bu belgeler aslında oldukça standart. Vize başvuru formunuz, gelir-gider durumunuzu kanıtlar belgeler (Hesap dökümü, maaş bordrosu, işe giriş bildirgesi, öğrenciyseniz sponsorunuz için bu saydığım belgeler), Sağlık seyahat sigortası (Orada geçireceğiniz süreyi kapsamak zorunda), seyahat süresince izinli olduğunuzu gösterir belge, seyahatinizi kanıtlar belgeler (Otel ve uçak rezervasyonları, varsa tren ve otobüs biletleri, akraba yanına gidiyorsanız davet mektubu), çalıştığınız kuruluşun geçerliliğini gösterir belgeler (ticaret sicil gazetesi, vergi levhası, orijinal faaliyet belgesi) ve elbette dönüşünüzden sonra en az 3 ay daha geçerliliği olan pasaportunuz ve son 6 içinde çekilmiş Biyometrik fotoğrafınız. Gitmeden önce pasaport, nüfus cüzdanı gibi kimlik belgelerinizin mutlaka birer fotokopisini bulundurun, isteyecekler. Vize ücreti 222 TL vize+57,20 TL hizmet harcı + 4 TL SMS takip bedeli olarak toplamda 283,2 TL. Ücreti başvuru günü gişeye nakit ve TL olarak ödeyebilirsiniz.

Öneri ve Uyarılar

Şimdi gelelim tecrübe kısmına. Buraya kadar anlattığımız prosedür aslında tüm Avrupa Birliği ülkeleri için oldukça standart. Olumsuz tecrübelerimiz ise şu şekilde:

BLS firması anladığımız kadarıyla İspanya Vizesi için sorumluluğu yeni almış bir firma, bu yüzden her ama her şirketin kabul ettiği standart belgelerde sıkıntı çıkarabiliyor. Örneğin benim Emekli Sandığından aldığım belgeyi kağıt tipi A4 olmadığı, biraz daha yayvan bir kağıda basılı olduğu için kabul etmeyeceğini söyledi. Ufak bir tartışmadan sonra içerideki ofise sordu ve zorla kabul etti. Harun’la beraber yaptığımız başvuruda bize evlilik cüzdanı sordu ki ibraz etmek gibi bir yükümlülüğümüz yok. Yani lafı uzatmadan söyleyelim ki, biraz ne için olduğunu kendilerinin de bilmedikleri belgeler sorabiliyorlar, sabırlı olun, gerekli belgeleri sağlayın ve tamamladığınızı söyleyin. Ek bilgi olarak verelim, unuttuğunuz bir belge veya çıktı olduğunda, çıktı 1 TL, fakat internete bağlanma ücreti 20 TL. Yani yalnızca mailinize girip bir çıktı almak isterseniz 21 TL ödeyeceksiniz. Bunun için unuttuğunuz bir şey olursa, telefonunuzdan belgeyi edinip oradaki görevlinin vereceği mail adresine atarsanız ve yalnız çıktıyı alırsanız, sayfası 1 TL’ye kurtarabilirsiniz.

İkinci olumsuz tecrübemiz vize süresi. Biz sık seyahat eden insanlar olduğumuzdan pasaportumuz en az 6 aylık Avrupa Birliği vizeleriyle dolu, fakat İspanya Konsolosluğu bize 3 aylık vize verdi. Ayrıca iş yerinde diğer arkadaşlardan da öğrendiğimiz kadarıyla, uzun süre Schengen vizesinde gözünüz varsa, İspanya bunu denemek için yanlış bir ülke.

Son olarak, normalde vize aracı şirketleri, pasaportunuz konsolosluktan geri döndüğü zaman size SMS atar, “Pasaportunuz ulaşmıştır, şu saatler arası alabilirsiniz” diye. BLS şirketi de attığını iddia ediyor, pasaportumuz konsolosluğa giderken mesaj geldi, pasaportumuzun döndüğü haber verilmedi. 3 günde çıkmış vizeyi haberimiz olmadığı için tam 2 hafta bekledik. Size başvuru sonrası verdikleri fiş üzerinde Tracking number var, bu numarayla sitesinden pasaport durumunuzu mutlaka kontrol edin, SMS’e güvenmeyin.

Umarım tecrübelerimiz size faydalı olur, sevgiler ve kolaylıklar.

Barselona’da Ne Yenir?

İspanya yemek konusunu ciddiye alan ülkelerden biri, Barselona’da ise İspanyol yemeklerinin en iyi örneklerini bulmanız mümkün. Barselona’da Ne Yenir listemizde size Katalonya ve İspanyol mutfağının özgün mutfağından ve meşhur yemek pazarlarından bahsedeceğiz.

Paella

İspanya ile ilgili araştırma yaptıysanız adını mutlaka duymuşsunuzdur. Temel olarak bakıldığında sebzeli ve soslu pilavı hatırlatan bu meşhur yemeğin deniz ürünleri, tavşan, tavuk ve vegan seçenekleri mevcut. Fakat en çok karşınıza çıkacak olan çeşidi deniz ürünleri olacak. Biz tavuklusunu yedik, oldukça lezzetliydi. Çok hoşunuza gitmese bile gitmişken mutlaka denemelisiniz. Barselona’da en iyi duraklarından biri Restaurante Arume, uğramayı ihmal etmeyin.

Tapas

Aslında bir yemeğin değil bir kültürün adı Tapas. Uzun zaman önce içkilerinin içine sinek kaçmasın diye ufak tabaklarla kapatan İspanyollar, daha sonra bu tabaklara atıştırmalıklar koymaya başlamış. Şu anda adım başı bulabileceğiniz Tapas restoranlarla bu geleneği epey geliştiren Barselona’da ise meşhur tapas barlarında, mezelerin tadını çıkarabilirsiniz. Ama tapas dedikleri bizim mezeler kadar lezzetli gelir mi size, onu bilemeyiz 🙂 Fakat Barselona’da Ne Yenir listesinin en önemli maddesi belki de, zira mutlaka deneyeceksiniz. Genelde deniz ürünlerinden oluşuyor fakat farklı seçenekler de mevcut, her şeyde çok sarımsak var, yemeden önce dikkatli olun.

Pa amb Tomaquet

Gittiğiniz her restoranda, her tapas barda karşınıza çıkacak olan, benim ayıla bayıla yediğim ama aslında çok da özellikli olmayan bir ekmek. Aslında şöyle söylemek lazım, bildiğimiz ekmeğin üstüne (bazı yerlerde kızarmış ekmek, bazı yerlerde normal) az sarımsaklı bir domates ezmesi sürüyorlar ve üzerine zeytinyağı gezdiriyorlar. Kişisel fikrimce çok lezzetli.

Botifarra amb mongetes

Izgara sosis ve fasulyeden yapılan bir Katalonya yemeği. Üstüne lezzetli bir sarımsak sos dökülerek servis ediliyor.

Calamars a la Romana

Kalamar halkaları olarak bildiğimiz yemek. Katalonya’da ve İspanya’nın genelinde deniz ürünlerinin çok önemli olduğunu söylemiş miydik?

Fricando

Aslında etli ve sebzeli yahni olduğu için damak tadımıza uygun olan bu yemeğin görüntüsü gerçekten çok itici. Ama Barselona’nın yerlilerinin en çok tercih ettiği yemeklerden, görüntüye aldanmayıp deneyebilirsiniz.

Carn Arrebossada

Görüntü olarak pişmiş kıymayı andıran ve et ya da tavukla yapılan parçalanmış et. Denenebilir.

Peix a la plancha

Damak tadımıza uygun bir deniz ürünü, nihayet! Temel olarak ızgara balık anlamına gelen yemeği bir çok restoranda bulabilir ve gönül rahatlığıyla yiyebilirsiniz.

Mandonguilles

Sizi mutlu edecek bir başka yemek: Soslu köfte. Şekil olarak İsveç köftesine benzer, tadı ise hiç fena değil. Değişiklikten hoşlanmayanlar için uygun bir ana yemek seçeneği.

Mel i Mato

Geldik işin lezzetli kısmına: Katalonya tatlıları! Mel i Mato, keçi veya inek sütünden elde edilen tuzsuz bir peynir çeşidinin üzerine bal dökülerek servis edilen meşhur bir tatlı. Genelde serviste üzerine ceviz de koyuyorlar. Denemelisiniz.

Flam

Görünüş itibariyle Krem Karamel’i andıran meşhur Katalonya tatlısı. Tatlı hamurun üstüne karamel sosu, daha ne isteyebilirsiniz ki?

Leche Frita (Fried Milk)

İspanya’ya özgü müthiş bir tatlı. Mısır unu ve şekerle karıştırılan sütün tavada kızartılmasıyla yapılan bu muhteşem tatlı bizim favorimiz. Kendim gibi tatlı aşıklarına kesinlikle öneriyorum.

Sangria

Barselona’da Ne Yenir listemizin son maddesi: Bir İspanyol içkisi olan Sangria, fikrimce İspanya’ya gitmek için yeterli sebeptir 🙂 Meyveli bir şarap kokteyli olup buzla ve meyve parçalarıyla servis edilir. Çok pahalı restoranlarda içmenize hiç gerek yok, ortalamanın üstü mekanlarda bir sürahisini (1 lt) 7-8 Euro’ya rahatlıkla bulabilirsiniz. Alkol ile sorunu olmayan gezginler için denenmeden gelinmemesi gereken bir içecek.

 

Barselona Gezi Notları ve Şehir Yorumları

Barselona Gezi Notları yazımıza şehre varışımızla başlayalım. Barselona’ya 10 Mart 2017 tarihinde, çok önceden Pegasus’tan aldığımız uygun uçak biletleriyle gittik. (2 kişi gidiş dönüş 450 tl civarı). Havalimanından merkeze nasıl geçelim diye düşünürken metro olduğunu gördük ve information masasından konuyla ilgili bilgi aldık. HOLA BCN isimli bir turist kartı var, otobüs ve metro hatlarının tümünde geçiyor ve havalimanı-merkez ulaşımını da kapsıyor. Önce biraz pahalı gelmişti (4 günlük sınırsız kullanım 27.5 Euro) fakat sonra anladık ki oldukça avantajlı bir kart, zira Barselona yürüyerek gezilebilecek bir yer değil. Her metroya veya otobüse bindiğinizde bilet alsanız çok daha pahalıya gelecek, sadece havaalanına gidiş dönüş zaten 9 Euro. Dolayısıyla seyahat sürenize göre bu karttan satın alabilir ve kullanabilirsiniz.

Katalunya meydanına çok yakın mesafedeki Universitat metro istasyonunun hemen karşısındaki otelimiz Hotel Marvi’nin yolunu tuttuk. 2 yıldızlı bir hotel olan Marvi, ulaşım açısından oldukça iyi bir yerde. Otelimizin iyi ve kötü yanlarından Barselona’da Nerede Kalınır yazımızda daha detaylı bahsettik.

Şehirde ilk izlenimler

Barselona Gezi Notları yazımızın ilk başlığı, elbette şehirle ilgili ilk izlenimlerimiz olmalı. Otelden çıktıktan sonra elbette hem bizim otelimize çok yakın mesafede bulunan, hem de Barselona’nın en önemli caddesi olan La Rambla caddesinin yolunu tuttuk. Eski zamanlarda İstanbul’da yaşayanlar Taksim ve İstiklal Caddesi’nin eski halini hatırlarlar, La Rambla bana o halini hatırlatıyor. Zaten Avrupa içerisinde İstanbul çağrışımını en çok yapan şehir fikrimce Barselona.

La Rambla’nın yan sokakları restoranlar, barlar ve tarihi yapılarla dolu. Bu caddede sıkılma şansınız yok diyebilirim. Cadde üzerindeki restoranların fiyatları oldukça tuzlu, dolayısıyla güzel bir yemek yemek istiyorsanız önce ara sokaklardaki mekanları inceleyin derim. Ayrıca cadde üzerinde 3-4 Euro altına bulamayacağınız magnet ve anahtarlıkları başka yerlerde 0,5 Euro’ya rahatlıkla bulacaksınız, o yüzden hediyelik almak için acele etmeyin.

Bizim Barselona’da 4 günümüz olduğu için gezimiz oldukça rahat planlanmıştı. Vakit sıkıntımız yoktu. Bu yüzden turistik atraksiyonların büyük bir çoğunluğuna gitmek fırsatını bulduk. Size olumlu ve olumsuz görüşlerimizden bahsedeyim ki aynı hataları yapmayın 🙂

Öneriler

Barselona Gezi Notları yazımıza şehrin olmazsa olmazlarıyla devam edelim. Öncelikle bu şehre geldiyseniz kesinlikle gitmeniz gereken yerler var. Yukarıda belirttiğim La Rambla bunlardan biri elbette. La Rambla’ya çok kısa mesafedeki Gothic Quarter denen bölgeyi kesinlikle tavsiye ediyorum. Sokak sanatçılarından harika eserler dinleyebilir ve şehrin tarihi yüzünü orada bulabilirsiniz.

Bir başka muhteşem yer ise Barceloneta, şehrin sahil kesimini oluşturuyor. Eğer yazın seyahat ediyorsanız burada harika bir plaj bulabilirsiniz, ama bizim gibi serin havalarda seyahat edenler için de, sahil kasabası görünümündeki küçük eski evler, salaş lokantalar ve barlar sizi mutlu edecektir. Sahili boydan boya yürüyebilir, güzel bir yemek yiyebilir ve romantik bir liman olan Port Vell kenarında dolaşabilirsiniz. Port Vell çevresinde her taraf restoran, ama biraz pahalılar, bizden söylemesi.

Plaça D’Espanya bir başka güzel meydan. Yerel modern sanat müzesine ve Poble Espanyol açık hava müzesine bu meydandan rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Oldukça merkezi ve kalabalık bir meydan olup genelde spor etkinlikleri ve sosyal aktiviteler burada düzenleniyor. Buraya gelmişken Poble Espanyol açık hava müzesini görmenizi şiddetle tavsiye ederim. Girişi pahalı, kişi başı 14 Euro fakat ben bir kuruşuna dahi acımadım. İçeride eyaletlerle yönetilen İspanya’nın her eyaletine ait küçük evler ve dükkanlar, atölyeler ve restoranlar var. Gidecekseniz epey vakit ayırmalısınız, oldukça geniş bir alan ve biz tüm dükkanlara girip çıkarak gezerken ve bol bol fotoğraf çekinirken çok zevk aldık.

Şehrin bilindiği gibi modern bir mimarisi var, Antoni Gaudi isimli mimarın yönetiminde 1900 başlarında bir sürü modern eser bırakılmış. Park Güell, Sagrada Familia, Casa Mila, Casa Batllo gibi şehrin sembolü haline gelmiş bir sürü mimari eseri eminiz ki gezeceksiniz. Fakat bu yapılar devlet müzesi olarak değil, kişiye bağlı kurumların müzeleri olarak geçtiği için içlerine girmesi oldukça pahalı. Park Güell aralarında en ucuz olan, giriş rehbersiz alırsanız 8 Euro. Fakat orada da uzun saatler sıra bekleyebilirsiniz çünkü belli aralıklarla grup halinde alıyorlar. Detaylarını Barselona’da Gezilecek Yerler yazısında bulabilirsiniz.

Olumsuz Tecrübeler

Şimdi Barselona Gezi Notları yazımıza biraz da olumsuz tecrübelerimizle devam edelim. Şehrin gezilecek yerler listelerinde yeri eksilmeyen Tibidabo’ya gidelim kararı aldık. Burada güzel bir katedral ve anlatıldığına göre “muhteşem” bir lunapark bulunuyormuş. Ben de lunapark kelimesini duyunca çıldıran bir insan olarak gitmek için tutturdum tabi. Bir kere şöyle başlayayım, Tibidabo’ya çıkan fünikülere varmak için birkaç taşıt kullanacaksınız. Vardığınızda ise 7.5-8 Euro füniküler ücreti sizi bekliyor, çünkü toplu taşıma kartları füniküler hatlarında geçmiyor. Amusement Park girişini sorduğumuzda ise, giriş biletinin kişi başı 28 Euro olduğunu ve girişi yaptıktan sonra tüm eğlence araçlarına sınırsız binebildiğimizi söyledi. Üstelik bu ücreti ödeyince füniküler bileti de bedava olmuyor, sadece biraz indirim yapıp 4.5 Euro’ya düşüyor. Elbette aklı olan girmez değil mi? Tabi ki girdik J 65 Euro parayı ödedikten sonra fünikülere binerek yukarı çıktık. Manzara fena değil çünkü Barselona’nın en yüksek noktasındasınız. Fakat lunapark tam bir rezalet. Çok geniş bir alana yayılmış parkın içinde aslında elle tutulur 3-5 tane atraksiyon var. Onlarda da saatlerce sıra bekliyorsunuz ve 50 saniyede bitiyor. İspanya gezimizin en büyük hayal kırıklığı bu park oldu. Çocuğunuz yoksa kesinlikle gitmeye değmez, varsa da hafta içini tercih edin, Pazar günü adım atacak yer bulamıyorsunuz.

Şehrin gene tepelerinden biri olan Montjuic ise yukarıda anlattığım kadar büyük olmasa da, yine de bir hayal kırıklığı. Füniküler gidiş dönüş ücreti 12.5 Euro olan bu tepeye çıkıp doğa parklarını, kaleyi ve bir iki müzeyi gezebiliyorsunuz, fakat yukarıdaki atraksiyonlara giriş de ücretli. Çok değecek bir yer de değil açıkçası.

Bu olumsuz tecrübeler hariç Barselona gezimiz oldukça keyifli geçti, zira sabah erken saatlerde başlayıp gece geç saatlere kadar dışarıdaydık. Geceleri sürahiler dolusu sangria içmeyi ve meşhur yemeği Paella’yı iyi yapan bir restoranda denemeyi unutmayın! Barselona Gezi Notları yazısında katılmadığınız görüşler varsa siz de tecrübe edip bizimle paylaşabilirsiniz, iyi gezmeler 🙂

Barselona’da Gezilecek Yerler

İspanya’nın ikinci büyük şehri olan ve Katalanca dili konuşulan Barselona, kişisel fikrimi sorarsanız atmosfer anlamında İstanbul’u en çok hatırlatan Avrupa şehri. Kalabalık sokakları, sürekli aktif trafiği ve belli noktalarına doluşmuş turistler ile bana kendimi evimde hissettirdi 🙂 Barselona’da Gezilecek Yerler listesi oldukça uzun, fakat aslında bu noktaların bir çoğu modern mimariden oluşuyor. Elbette tarihi yapıları da göze çarpan şehirde turistlerin en çok ilgisini çeken eserler ünlü mimar Gaudi’nin eserleri olarak öne çıkıyor.

Sagrada Familia Bazilikası

Barselona’da Gezilecek Yerler listemizin ilk maddesi, Barselona şehrinin simgesi haline gelmiş görkemli yapı olan Sagrada Familia Bazilikası. Gaudi’nin en büyük eseri olan bazilika, mimar öldüğünde bitmediği için yarım kalmış. İç savaş dolayısıyla 20 sene boyunca yapımı durmuş, şimdi ise ünlü mimarın planladığı şekilde devam ediyor. Yani görmeye gittiğinizde inşa halinde olduğunu göreceksiniz. Yapının dikkat çekici bir sürü yanı var, dışarıdan parçalarını görebildiğiniz ve insanı ürküten sarmal merdivenleri, çan kuleleri ve büyük çile kapısı (İsa’nın çilesini temsil eder) bu dikkat çekici yönlerden birkaçı. Bazilikaya gitmek isterseniz, Sagrada Familia isimli bir metro durağı var, yani ulaşımı oldukça kolay. Ama giriş ücreti pek de ucuz değil. İnternet sitesinden alırsanız rehbersiz ve audioguide almadan yalnız giriş ücreti 15 Euro, rehber isterseniz veya kulelerine tırmanmak isterseniz ekstra ücrete tabi olacaktır. Biletlerin güncel fiyatlarını burada bulabilirsiniz.

Plaça De Katalunya

Hem Barselona’nın en önemli ve işlek caddelerine (örneğin La Rambla) ev sahipliği yapan hem de oldukça hareketli ve merkez konumda bulunan bir meydan olan Katalunya Meydanı, Barselona’da kesin uğramanız gereken duraklardan biri. Bizim otelimiz, bu meydana çok yakın Universitat durağında olduğundan her gün mutlaka uğradık, inanıyoruz ki siz de bol bol uğrayacaksınız. Meydanda eski Katalan başkanı Francesc Macia’nın heykeli bulunur. Trafiğe açık ve çevresi restoranlar, dükkanlarla çevrili bir meydan olduğundan gece gündüz hareketlidir. Catalunya metro durağında inerek direk meydana çıkabilirsiniz. Buraya gelmişken şehrin en önemli caddesine gelelim.

La Rambla caddesi

Katalunya meydanından direk giriş yapabileceğiniz, eski İstiklal caddesini andıran şehrin en meşhur ve işlek caddesidir. Katalunya meydanından başlayarak Kristof Kolomb heykeline dek devam eder. Zaten heykel eski liman (Port Vell) bölgesinde olduğundan, Şehrin en önemli meydanını (Katalunya meydanı) deniz kıyısına bağlayan uzun caddedir denebilir. Caddenin iki yanı restoranlarla dolu, fiyatlar tuzlu, baştan söyleyelim. Orta bölgesinde çeşmeler, banklar ve hediyelik eşya ve çiçek satan stantlar bulunur. Mercat de la Boqueria olarak bilinen sebze meyve ve balık pazarı da caddeden aşağı inerken sağ tarafınızda kalacak. Oldukça estetik ve eğlenceli bir Pazar, girmenizi tavsiye ederiz.

Caddede 3 adet metro durağı bulunur, başta bahsettiğimiz gibi en başında Catalunya metro istasyonu, pazarın önlerine yakın, caddenin ortasından çıkan Liceu metro istasyonu ve sonuna çıkabileceğiniz Drassanes metro istasyonu. Bu caddeye mutlaka yolunuz düşecektir, zira sahil tarafına veya Gothic Quarter bölgesine çıkan yollar da hep cadde üzerinden geçer. Ara sokaklarına kaybolun, çok hoşunuza gideceğine eminiz.

Rambla De Catalunya

Yukarıda anlattığımız La Rambla caddesinin bir uzantısı olarak görülebilir. Şehrin işlek ve trend caddelerinden biridir, biraz daha lüks mağaza ve restoranların olduğunu görebilirsiniz. Şehrin en önemli yapılarından Casa Batlló burada bulunur.

Passeig de Gracia

Şehrin ünlü caddelerinden biridir. Moda mağazalarının ve harika (fakat pahalı) tapas restoranlarının çevrelediği bu lüks cadde, Casa Battlo gibi önemli yapılara da ev sahipliği yapıyor. Mutlaka yolunuzun düşeceği caddelerden birisi de burasıdır.

Casa Batlló

Gaudi’nin şehre bıraktığı göz alıcı mimari eserlerden biri de Casa Batlló elbette. Josep Batllo’nun siparişiyle yapılan bina olağandışı iç ve dış mimarisiyle ve ışık oyunlarını mükemmel biçimde yansıtan pencereleriyle çok hoşunuza gidecek. Passeig de Gràcia metro istasyonundan ulaşabilirsiniz. Fakat giriş ücreti ne yazık ki oldukça pahalı. Normal giriş bileti 23,5 Euro olup, ekstra ücretleri veya gece girişi ücretini buradan takip edebilirsiniz.

Casa Ametller

Casa Batllo yapısının hemen yanında yer alan ve dış mimarisinin zaten dikkatinizi çekeceğine inandığımız yapı. Josep Puig i Cadafalch tarafından 1900 senesinde yapılmış. Josep Puig i Cadafalch Barselona şehrinin önemli mimarlarından biri, modern sanat müzesinin önünde göreceğiniz 4 kolon, Casa de les Punxes, Palau de la Generalitat de Catalunya gibi bir çok önemli eseri mevcut. Bana sorarsanız mimarın en estetik eseri ise Casa Ametller, bol bol fotoğrafını çekebilirsiniz.

Park Güell

Barselona’da Gezilecek Yerler listemizde, şehrin en önemli sembollerinden bir diğerine geldik. Yine ünlü mimar Gaudi’nin, sanayi girişimcisi Eusebio Güell ve ailesi için tasarladığı, gerçek bir parktan çok çocuk masallarından fırlamış gibi görünen Park Güell. Bana ilk bakışta kurabiyeden yapılmış gibi görünen yapılarıyla oldukça yaratıcı bir mimarisi var. Şimdi gelelim parkın ulaşımına, çünkü ne yazık ki yukarıda anlattığımız turistik noktalar gibi, bu parka direk çıkan bir metro durağı yok. Toplu taşıma kullanıyorsanız iki seçenek var, ya bizim yaptığımız gibi, girişe yakın sayılabilecek metro durağı Vallcarca’da inerek yaklaşık 20 dakika yürürsünüz, ya da Katalunya meydanından 24 numaralı otobüse binerek Carretera Carmel-Park Güell durağında inersiniz. Otobüs seçeneği biraz daha az yürümeli, biz metro hattını tercih ettik. Parka giriş konusuna gelirsek, standart rehbersiz bir bilet 8 Euro. Fakat saatini gerçekten iyi ayarlamalısınız, çünkü belli sayıda kişiyi belli saatlerde alıyorlar. Örneğin biz 11:40 gibi varmıştık, bir sonraki tur 13:00’da idi ve bileti aldıktan sonra epey beklemek durumunda kaldık. Kişi sayısı dolduğu zaman o saat değişiyor, sabah erken gitmenizde fayda var. Beklemeye değer mi derseniz, gerçekten görülmesi gereken yapılar olmakla birlikte umduğunuz kadar büyük bir park değil, oldukça kısa sürede bitiyor ve sürekli kalabalık, fotoğraf çekmekte zorlanacaksınız. İçeride Gaudi müzesini de gezebilirsiniz.

Casa Mila (La Pedrera)

Yine Gaudi tarafından tasarlanmış (şaşırdınız mı bilmem) ve politikacı Pere Mila için yapılmış taş ocağı şeklinde yapı. Dış görüntüsü doğal taşlardan yapıldığı için peri bacalarını andıran, iç mimarisi ise güneş ışığını muhteşem şekilde kullanacak şekilde tasarlanmış bu yapı, şehirde görülmesi gereken yerlerden. Ulaşım için Diagonal metro istasyonunu kullanabilirsiniz. Giriş ücreti 22 Euro, detaylı bilgiye ve alternatif bilet türlerine buradan ulaşabilirsiniz.

Barselona Katedrali

Barselona’nın Gothic Quarter diye anılan bölgesinde yer alan, içine girmeseniz bile dış görüntüsüyle sizi etkileyeceği garanti olan 13-15.yüzyıllar arası inşa edilmiş kathedraldir. Fakat ben özellikle içine girmenizi tavsiye ediyorum, fikrimce muazzam güzeldir. Giriş 7 Euro, fakat bu İspanya müzelerinin bazılarında free admission zaman aralıkları oluyor. Eğer o aralığı yakalarsanız, yalnız kulelere çıkmak için ek 3 Euro ödeyecek, içeriyi ücretsiz gezeceksiniz. Katedralin tamamlanması aslında yüzyıllar sürmüş, hatta 19. Yüzyıla kadar maddi sorunlardan dolayı kule bölgesi yapılamamış. Gotik tarzdaki yapının içinde merdivenler, koro bölümü, kulelere tırmanış (asansör var, manzarası muhteşem) ve çeşitli bölümler mevcut, fakat benim favorim The Cloister (manastır). Ortada gotik tarzda çeşmeleri, havuzları ve ortalıkta dolanan ördekleriyle fotoğraf çekmek için muazzam bir nokta.

Palau Güell (Güell Sarayı)

Gaudi’nin sanayi girişimcisi Güell için tasarladığı bir başka yapı, görkemli Güell sarayı. Özellikle mozaik bacalarıyla dikkat çeken ve gösterişli bi yapı olan sarayda konserler verilir ve politik toplantılar yapılırmış. Liceu metro istasyonundan ulaşabilirsiniz.

Gran Teatre del Liceu

Barselona’nın ünlü opera binası. Kraliyete bağlı olmayan ve bir tiyatro topluluğuna ait olan bu sahnede, soylulara ayrılan bölüm bulunmaz. Bu da görmek için yeterli bir sebep aslında. Liceu metro durağında inerek ulaşabilirsiniz.

Santa Maria Del Pi Bazilikası

Gothic Quarter bölgesinde yer alan, La Rambla caddesi üzerinden ulaşabileceğiniz 14. Yüzyıldan kalma bir kilisedir. Çan kulesiyle ve dışındaki büyük çiçek deseniyle dikkat çeken yapıya, Liceu metro istasyonundan çıkarak gidebilirsiniz.

Església de Betlem

Yine Liceu metro durağından ulaşabileceğiniz veya La Rambla caddesinden yürüyerek bir iki dakikada gidebileceğiniz gotik kilisedir. 1700’lü yıllarda inşa edilmiş olup hala kullanıma açık haldedir.

Plaça Reial (Royal Plaza)

Yine Gothic Quarter içerisinde bulabileceğiniz, Gaudi tarafından tasarlanmış sokak lambaları ve çevresini saran kemerli binalarla güzel meydanlardan biridir. Etrafta vakit geçirilebilecek barlar bulabilir, ya da fotoğraf çekerek tadını çıkarabilirsiniz.

Port Vell

Geldik Barselona’da Gezilecek Yerler listemizin sahil taraflarına. Eski Liman olarak bilinen Port Vell, kişisel görüşüme göre şehrin en keyifli yerlerinden biri. Etrafı restoranlarla dolu limanda sahil boyunca yürüyün ve keyfini çıkarın. Liman aynı zamanda Denizcilik ve Tarih müzeleri ve büyük Barselona Akvaryumu gibi turist noktalarına da ev sahipliği yapıyor. Başlangıç noktasında Kristof Kolomb heykeli dikkatinizi çeker. Bu heykel La Rambla caddesinin bitiş noktasıdır.

Kristof Kolomb heykeli

Drassanes metro durağında inerseniz, La Rambla caddesinin bittiği noktaya ulaşır ve çıkar çıkmaz heykeli görürsünüz. Kolomb’un Amerika seyahati sonrası Barselona’ya dönüşünü temsil eden heykel, Rafael Atche tarafından inşa edilmiş.

Museu Maritim (Barselona Denizcilik Müzesi)

13 ve 18. Yüzyıllar arası gemi yapımını konu edinen denizcilik müzesi, içinde gemi yapımıyla ilgili aletleri, Barselona sınırlarını gösteren en eski haritaları ve ünlü gemilerin replikalarını barındırır. İçeri girmeseniz bile binanın dış görünümü oldukça güzel, gotik mimarinin başarılı örneklerinden. İlk yapımına 1283 senesinde başlanmış fakat tabi ki bina bir sürü reform ve renovasyon görmüş. Giriş ücreti 7 Euro, fakat Pazar günleri öğleden sonra 3’ten sonra ücretsiz giriş yapabilirsiniz.

Barselona Akvaryumu

Port Vell üzerinde yer alan ve oldukça büyük, kapsamlı şekilde inşa edilmiş akvaryum, içerisinde binlerce tür deniz canlısını barındırıyor. Biz girmeyi tercih etmedik çünkü bilet 18 Euro, biraz fazla geldi. Çocuğu olan gezginler için daha tercih edilebilir bir seçenek sanki. Bilet satın almak isterseniz buradan alabilirsiniz.

Museu D’Historia De Catalunya

Tarihe meraklı gezginlerin kaçırmaması gereken noktalardan biri bu tarih müzesidir. Katalan tarihini ilginç detayları, denizcilik ve sanayi tarihini anlatan sergilerin bulunduğu müzeye Barceloneta metro istasyonundan ulaşabilirsiniz. Giriş ücreti 7 Euro, Pazar gününe denk gelirseniz öğleden sonra 3’ü bekleyin, sonrasında giriş ücretsiz.

Barceloneta

Barselona’da Gezilecek Yerler listemizin kişisel görüşümce en güzel birkaç maddesinden biri, romantik sahili ve küçük eski evleriyle Barceloneta’ya geldik. Bu semt, şehrin hem turist atraksiyonlarına ev sahipliği yapan, hem de sahiliyle yaz tatilcilerini mutlu edebilecek kısmıdır. Sahil boyunca üstüne renkli lambalar asılmış ağaçların altındaki salaş bar ve restoranlar, aralarına çamaşır ipi gerilmiş eski yazlık evleri ve deniz kokusu sizi yalnız bırakmayacak. Yaz veya kış, hangi mevsimde giderseniz gidin uğramalısınız. Baharda rüzgarı bol olur, demedi demeyin.

Parc De La Ciutadella

Gezmesi oldukça keyifli olan ve elimize dondurmalarımızı alıp dolaştığımız şehir parkı olan Citadel parkı, içinde hayvanat bahçesi, küçük bir göl, Parlemento binası ve birkaç adet müze bulundurur. Ayrıca Gaudi’nin katkıları olduğu söylenen (kesinliği yoktur) ve Josep Fontserè tarafından yapılan güzeller güzeli çeşmeyi de kaçırmamak gerek. Biz gittiğimizde okul etkinlikleri düzenlendiğinden park epey kalabalıktı, fakat göl kıyısındaki banklara oturup rahat rahat tadını çıkardık yine de. Size de tavsiye ederiz. Barceloneta’dan yürüyebilir veya Arc de Triomf metro istasyonundan ulaşabilirsiniz.

Arc De Triomf

Yukarıda anlattığımız Parc de la Ciutadella parkının girişine 1800’lerin sonunda inşa edilmiş kapıdır. Görüntüsü oldukça estetik. Aynı adı taşıyan metro durağından çıkarsanız karşınızda bulacaksınız.

Montjuic Kalesi

Montjuic Tepesinde yer alan kale, 18. Yüzyılda yapılmış. Katalan lider Lluís Companys burada idam edilmiş. Ulaşımı biraz pahalı, metroyla Paral-lel durağına geldikten sonra bir fünikülere binip çıkıyorsunuz. Füniküler gidiş dönüş 12.5 Euro ve toplu taşıma kartı HOLA BCN geçmiyor ne yazık ki. Kaleye girerken de kişi başı 5 Euro ödüyorsunuz. Epey pahalıya patlıyor. Çok etkileyici bir yapı mı derseniz, biz çok etkilenmedik.

Plaça D’Espanya

Şehrin büyük meydanlarından biri. Espanya metro durağında indikten sonra karşınıza Gaudi’nin sağ kolu Josep Maria Jujol tarafından yapılmış bir anıt, modern tarzda bir izleme noktası (viewpoint, çıkış 1 Euro) ve Sanat Müzesine giden görkemli merdivenler bulunur. Keyifli ve hareketli bir meydan, genelde fuarlar, sergiler ve yarışlar bu meydanda düzenleniyor.

MNAC – Museu Nacional d’Art de Catalunya

Plaça D’Espanya meydanından yürüyerek ulaşabileceğiniz, Katalan sanatı koleksiyonlarını içeren dünyaca ünlü sanat müzesidir. Sanat meraklısı gezginler için kesinlikle öneririz. Merdivenleri görünce gözünüz korkmasın, kenarlarda yürüyen merdivenler mevcutJ Girişi 12 Euro.

Poble Espanyol

İspanyol köyü anlamına gelen adıyla açık hava müzesi Poble Espanyol, benim Barselona’da Gezilecek Yerler listesindeki favorim. İspanya’nın farklı eyaletlerini mimarisiyle ve dükkanlarıyla yansıtan (Andoluzya, Katalunya vs.) harika bir müze. Espanya metro istasyonundan çıktıktan sonra 15-20 dk bir yürüyüş sonrasında varabileceğiniz mekanda, İspanyol mimarisine ait harika evler, restoranlar ve atölyeler var. Atölyelerde insanların çalışmalarını, sabun yapımından cam üfleme sanatına kadar izleyebilir ve kendinize, sevdiklerinize hediyeler alabilirsiniz. Giriş ücreti 14 Euro, internet üzerinden alırsanız küçük bir indirimi oluyor. Buradan kontrol edebilirsiniz. Sanat müzesiyle ikisine beraber bilet alırsanız karlı çıkarsınız.

Santa Maria Del Mar Bazilikası

Ulaşımı Jeume I metro durağından sağlayabileceğiniz bazilika, 14. Yüzyılda inşa edilmiş. Gotik mimarisi, renkli camları, estetik heykelleri, figürleri ve kapısıyla dikkat çekici bir yapı, içeriye girmenizi kesinlikle öneririz. Biz çok beğendik.

Picasso Müzesi

Picasso’nun en önemli eserlerinin içinde bulunduğu, Pazartesi günleri kapalı olduğu için çok isteyip merak edip göremediğimiz müze. Giriş ücreti 7 Euro, bizim gibi Pazartesi gününe denk getirmeyip mutlaka ziyaret ediniz.

Tibidabo

Barselona’ya gitmeden önce her yerde adını ve övgüsünü duyup heyecanla koştuğumuz tepe. Barselona’nın en yüksek noktası olup bir Katolik kilisesine ve eğlence parkına (lunapark) ev sahipliği yapıyor. Lunapark denince kontrolümü kaybedip koşarak gittiğim için Harun’u da sürükledim ve oldukça zor ulaşımıyla tepeye vardık. Gidebilmek için önce metroyla L7 hattının son durağı olan Av. Tibidabo durağına gitmelisiniz. Oradan tramvay veya 196 numaralı otobüse binerek fünikülerin kalktığı yere gideceksiniz. Otobüsü tercih edin, HOLA BCN kartı geçiyor, tramvay ise 5 Euro. Fünikülere vardıktan sonra kapıdan bilet almalısınız, iniş çıkış bilet 7,70 Euro. Eğer eğlence parkı bileti alırsanız 4.10 Euroya iniyor, fakat lunapark girişi bir kişi için tam 28.5 Euro! Yani iki kişi ulaşım ve park girişine toplam 65 Euro vererek girdik, fakat (günlerden Pazar olmasının da etkisiyle) inanılmaz kalabalık olan ve binebileceğiniz her oyuncak için saatlerce beklemeniz gereken park, bizi hiç tatmin etmedi. Her bir etkinliğin önünde en az yarım saat bekleyeceksiniz ve zaten bindiğiniz oyuncak 55 saniye kadar sürüyor 🙂 Çok heyecanlı ve yetişkinleri tatmin edebilecek bir atraksiyon yok. Biz yetişkinlere önermiyoruz, tabi çocuklu gezginlerin düşüncelerini bilemem çünkü onlar epey eğleniyor gibilerdi.

Nou Camp Stadyumu

Barselona’da Gezilecek Yerler listemizin son maddesi, benim futbola olan ilgi eksikliğimden dolayı bizim gitmediğimiz dünyaca ünlü stadyum. Barselona’nın dünyaca ünlü futbol takımının maçlarının oynandığı stadyum olduğundan ziyaretçisi eksik olmuyor. Dokuzuncu giriş kapısının altında takım oyuncularının anılarından, kulübün kupalarının sergilendiği alanlara kadar Barcelona takımıyla ilgili görmek isteyeceğiniz koleksiyonların sergilendiği bir müze var. Bilet fiyatı 25 Euro, stadyum turunu ve müze ziyaretini içeriyor, güncel fiyatlarına buradan ulaşabilirsiniz.

 

Amsterdam Ulaşım Rehberi

Amsterdam Ulaşım Rehberi

Amsterdam’a gidişiniz için Türkiye içinden çeşitli lokasyonlardan seçenekleriniz mevcut. Sık aralıklarla İstanbul’dan, İzmir’den, Antalya’dan ve Dalaman’dan direk Amsterdam’a gidebileceğiniz gibi yurdun diğer köşelerinden aktarma uçuş seçenekleriyle yine Amsterdam’a gidebilirsiniz. Amsterdam’a ineceğiniz havaalanının adı Amsterdam Airport Schiphol diye geçiyor. Amsterdam ulaşım rehberi içinde şimdi nasıl şehir içine varabiliriz, ona bakalım.

Avrupa’nın dördüncü büyük havaalanı olarak bilinen Schiphol Airport’dan şehir merkezi hem yakın hem de ulaşım bakımından çok rahat. Tren biletleri ise bineceğiniz sınıfa göre değişiyor. Şöyle ki; 1. Sınıf bilet fiyatı 2017 itibariyle 7.1 €, 2. sınıf bilet ise 4,20 €. (Kesinlikle ikinci sınıfı tercih edin, 15 dakika için atraksiyona girmeye gerek yok) Biletlerinizi almak için aracı kurum falan uğraşmayın, ekstra ücret talep edebilirler. Dolayısıyla bu işlem için en uygun yol büyük salondaki sarı makinalar. Bu makinalar bozuk para ve kredi kartı kabul ediyorlar, hüsrana uğramamak için kağıt para sıkıştırmaya çalışmayalım lütfen. Siz de benim gibi şehirdeki ilk gününüzü kafanızı “Ulan fazla mı verdim?” gibi düşünceler ile zehir etmek istemiyorsanız, bilet alma videosunu iyi izleyin, rahatlayın: https://www.youtube.com/watch?v=G-5U-gpRbtI

Bu arada küçük bir anekdot ekleyelim; Schiphol Havaalanı’ndan başka bir yere gitmek istiyorsanız, üst arama bölümünde çok zorlanacaksınız. Avrupa’nın belki de güvenliğe en önem veren havaalanı olabilir, yanınızda sıvı ile girmemek ve metal eşya sokmamak konusunda çok dikkatli davranmanız gerekiyor.

Havaalanından Şehir İçine Alternatif Yolculuk Seçenekleri

Eğer havaalanından merkeze ulaşımı otobüs ile gerçekleştirmek istiyorsanız -ki eğer kalacağınız otel,  tren istasyonuna uzak ise mantıklı bir tercih olabilir- Platform B9’dan kalkan kırmızı Amsterdam Airport Express’i yakalayın. Otobüs,  Museumplein, Rijkmuseum, Leidseplein ve Elandsgracht duraklarına yarım saat içinde varıyor. Her on dakikada kalkan bu otobüsün ulaşımı için biletlerinizi şoförden 5 €’ya temin edebilirsiniz. Gitmek istediğiniz yer Amsterdam Sloterdijk tren istasyonunun yakınında da olabilir. Bunun için binmeniz gereken otobüs BUS 69 adıyla anılıyor. Platform B14’den kalkan bu otobüs için ödeyeceğiniz miktar 2,90€.

Şimdi bu Amsterdam ulaşım rehberi içeriğinde geliri iyi olan arkadaşlarımıza ya da grupla gelen arkadaşlar için bilgi verelim biraz. Mesela ailecek geldiniz ve ben direk otelin önünde inmek istiyorum diyorsunuz. O zaman güzel konforlu Shuttle’ları size önerebiliriz. Kişi başı 17 €’dan başlayan fiyatları kredi kartınızla ödeyebilirsiniz. Rezervasyon için buyurun: http://www.schipholhotelshuttle.nl/

Tabi taksi seçenekleriniz de unutmayalım. Taksi ile şehir merkezine yarım saatte konforlu bir şekilde varabilirsiniz. Ücreti de maalesef konforu kadar var: yaklaşık 50 €… Taksi seçeneklerinizde korsan taksileri, öyle yanınıza gelip de “Binecen mi abi” yi İngilizce söyleyenlerden kaçının, başınız ağrımasın. Şimdi taksiciler için başka bir alternatif daha sunalım. Yoluculuğunuzu “Abel Taxi” adındaki bir uygulamayla da yapabilirsiniz. Uygulamayı yükledikten sonra aracı başka insanlarla paylaşarak istediğiniz yere gidebilirsiniz. Böylece taksiyle ödeyeceğiniz fiyatın yarısına istediğiniz yere gidebilirsiniz.

Şehir İçi Ulaşım (Flemenkçesi Bisiklet)

Şimdi Amsterdam Ulaşım Rehberi içeriğinde gelelim şehir içi ulaşımına… Başka hiçbir şehirde bu araçla başlamayacağımızdan emin olabilirsiniz. Bu şehirde ulaşım deyince akla gelen ilk şey bisiklet. Dünya’da bu kadar bisikletle bütünleşmiş bir kente inanın rastlayamayacaksınız. Yani dedikleri kadar var. Öyle ki, şehirlerarası otobanların yanına bile bisiklet yolunu ihmal etmemişler. Üstelik bu yollarda gitmek isteyeceğiniz yerlerin yön tabelaları da açıkça belirtilmiş bir şekilde bulunuyor. Siz siz olun bu tabelaları görmezden gelip de Google map’e bakarak yön bulmaya çalışmayın. Yoksa kendinizi bizim gibi Allah’ın dağında pompalı  tüfekle ördek avlayan adamların arasında bulursunuz. Hem de tüfek size doğrultulmuş bir şekilde… Hiç şaşırmayın, yaşandı bunlar.

Bisiklet kiralamak için geniş bir seçeneğiniz var. Bizim tercihimiz garın karşısında bulunan “Hotelscooters” adlı bisiklet kiralama şirketiydi. Bunun dışında “Mike’s Bike Rental” veya “Yellowbikes” adlı şirketler de var ama düdük gibi önünüzde reklamla gezmeyin derim ben. Bisiklet kiralamanın günlüğü 8 €. Tabii bisikleti aynı gün içerisinde akşam saat 6’da orada olacak şekilde bulundurmanız gerekiyor. Ama eğer hanımınızla veya eşiniz ile beraberseniz size değişik bir önerim olacak. Tandem bisiklet adı verilen iki pedallı iki lastikli bisikleti kiralamanızı sizi şiddetle önerebilirim. Böylece uçsuz bucaksız kırlara, içinizden “Gönülçelen” şarkısını mırıldanarak pedallıyabilirsiniz. Tabii tatlı bir “Sen hiç sürmüyorsun!” kavgası da peşinden gelebilir. Tandem bisikletin kirası 25 € civarı. Güzel anılar sizi bekliyor…

Tramvay-Otobüs Ulaşımı ve Yolculuk Kartları

Gelelim Amsterdam Ulaşım Rehberi içeriğinde şehir içi metro, tramvay ve otobüs ulaşım biçimlerine… Bu tür ulaşımlar için kullanacağınız sıklığa göre çeşitli seçenekleriniz mevcut. Turist olduğunuzu ve şehir merkezine odaklı gezi yapacağınızı farz edersek, daha çoğunlukla tramvayı kullanacağınızı düşünüyoruz. Şehri daha çok yürüyerek gezmenizi tavsiye etmekle birlikte eğer ayaklarınıza kara sular inerse kullanacağınız vasıtalar için kart edinmeniz gerekiyor. Eğer 1 saat sınırsız metro, tramvay veya otobüs yolculuk düşünüyorsanız GVB 1 hour adlı bileti 2,90 € karşılığında metro veya tramvay sürücüsünden temin edebilirsiniz.

Bir turist olarak en uygun seçeneğiniz günlük sınırsız Unlimited GVB Day/Multi Day biletleri olabilir. 1 günden 7 güne kadar 7,50 €- 34 € bandında satılan biletleri aldığında istediğiniz kadar giriş-çıkış yapabilirsiniz. Tabii bu biletler havaalanına ulaşımda işinize yaramayacaktır. Çocuklarınız var ise çocuk biletleri günlük 2,50 €’ya tekabül ediyor, bunu da bildirelim. Bu biletlerin ancak 24 ve 48 saatlik olanlarını konduktör veya şoförlerden alınabilirsiniz. Diğer seçenekleri satın almanız için GVB satış noktalarına gitmeniz gerekmektedir. Hadi sizin için Amsterdam Ulaşım Rehberi içinde fiyat skalasını da aşağıda belirtelim:

24 hours (1 day) €7.50

48 hours (2 days) €12.50

72 hours (3 days) €17

96 hours (4 days) €22

120 hours (5 days) €27

144 hours (6 days) €31

168 hours (7 days) €34

Daha fazla ulaşım için OV-chip card

Yolculuğunuz eğer 1 haftadan fazla ise ve bol bol seyahat edeceğinizi düşünüyorsanız, OV-chip card seçeneğiniz de mevcut. Bu çipli kartı alırken 7,50 € depozito veriyorsunuz. Bu depozitoyu verdikten sonra kartı artık 5 yıl kullanabilirsiniz. Kartı makinelerden, istasyonlardan veya süpermarketlerden temin edebilirsiniz.

İki çeşit OV- chip card mevcut. Biri üstünde resimli yani Hollanda vatandaşlarının kullandığı personal card -ki bu sizi ilgilendirmeyecek- , diğeri anonymous  OV- chip kart. İstemeniz gereken kart biçimi bu kart cinsi olacaktır. OV- chip card, gittiğiniz mesafeye göre fiyatlandırma yapan, Londra’daki Oyster Card’ın Hollanda versiyonu gibi düşünebileceğiniz kart çeşididir. Km başına 0,154 € gibi bir ücreti var. Yani karşılaştırma yaparsak; 1 saatlik aldığınız GVB karta 2,90 € verdiğinizi düşünürsek, aynı yapılabilecek mesafe için 2,43 € ödeyeceğiniz anlamına gelir. Tabii başta söylediğimiz gibi depozitoyu unutmayın. Az gezecekseniz bu karta hiç bulaşmayın. Kartta kalan miktarı geri alma imkanınız da var ama inanılmaz bir bürokrasi söz konusu bu durumda. Formlar doldur, 30 €’ya tamamla falan, uğraş dur yani. Gerek yok.

I Amsterdam Kart Olanağı

Kartçılar için bir seçenek olarak da I Amsterdam kartı. Bu kart ile temin edildiği saat kadar istediğiniz şehir içi ulaşımını kullanabileceğiniz gibi, şehrin en önemli atraksiyonlarından olan Van Gogh Museum, Stadelijk Museum ve Kanal Turu gibi etkinliklere bedava giriş sağlayabiliyorsunuz. Bol atraksiyonlu, ordan oraya koşmalı bir gezi günü için ideal olabilir. En ucuzu olan 24 saatlik kart seçeneği 57 €. Kart hata verene kadar, kartın içerdiği bütün etkinliklere giderek sonuna kadar harcayınJ Bilgi için internet sitesi: http://www.iamsterdam.com/en/i-am/i-amsterdam-city-card

Brugge’de Ne Yenir?

Belçika’nın kendine özgü harika atıştırmalıklarından ve yemeklerinden nasibini fazlasıyla almış şehir Brugge’ün sokaklarında yürürken çikolata kokusundan kendinizden geçeceksiniz. Biz de size Brugge’de Ne Yenir konulu bir liste verelim ki, gitmişken yemeniz gerekenleri kaçırmayın. Başlangıç olarak ilk söyleyeceğimiz, Brugge seyahatinizi rejimde olduğunuz döneme getirmeyin, çok pişman olursunuz 🙂

Çikolata

Elbette bunu Brugge şehrinden alınabilecek en güzel hediyeliklerden biri olarak burada da bulacaksınız, ama Brugge çikolatalarını ne kadar anlatsak az gelir. Bu güzel şehri ziyaretiniz sırasında zaten bol bol yiyeceğinize hiç şüphemiz yok, ama biz gene de uyarmış olalım. Acı biberli, baharatlı, bol fındık fıstıklı, gerçek kakao çekirdeklerinden üretilmiş çeşit çeşit çikolataların tadına bakarken kendinizi cennette hissedeceksiniz. Eğer bugüne dek yalnızca denk geldiği zaman ünlü markaların çikolatalarını denemişseniz ve çikolata zevkinizden emin değilseniz, Choco Story Çikolata müzesinde size ve damak tadınıza en uygun çikolatayı söyleyen testten yapın, çıkarken de shop kısmından satın alın. The Chocolate Line mağazasına da uğramayı ve içi frambuaz dolgulu bitter çikolatayı denemeyi sakın unutmayın.

Waffle

Buram buram harika kokusuyla sizi kendine çeken eritilmiş çikolata ve meşhur Belçika waffle’ı birleşince, hele üstüne bir iki tane de çilek atılınca ne çıkar ortaya tahmin edersiniz. Belçika sınırlarında olduğumuz sürece iki saatte bir tane mutlaka yemişizdir sanırım 🙂 Brugge şehri de bol bol waffle yemek için harika bir şehir.

Midye

Deniz ürünlerinin zaten hem çok tüketildiği, hem de güzel yapıldığı Brugge şehrinde Midye inanılmaz ünlü. Hemen hemen gittiğiniz tüm restoranlarda bulabilirsiniz, hatta deniz ürünleriyle yapılmış makarnalarda ve yemeklerde de karşınıza çıkar. Halihazırda sevdiğiniz bir yiyecekse Brugge şehrinde denemeden gitmeyin deriz.

Patates kızartması

Evet patates kızartması Belçika’nın hemen her yerinde meşhur, hatta kızartma hali ilk Belçika’da bulunmuş ve tüketilmeye başlamış. Fakat Brugge, konu patates kızartması olunca bir adım önde olacak elbette, merkezde Patates Kızartması Müzesi (Friet Museum) var biliyorsunuz ki 🙂  Bu müzeye (eğer bütçeniz çok sıkıntılı değilse) mutlaka girin, gezdikten sonra alt kısmındaki müze kafesine girin. Bizim yediğimiz en mükemmel patates kızartması bu müzede yapılandı. Tadı damağımızda kaldı. Ve aşırı önemli bir not olarak söylüyorum, burada patates kızartması yalnız ketçap mayonezle yenmiyor elbette, onlarca farklı sos var. Bu soslardan andalouse sosunu denemeden dönmeyiniz, mükemmeldir fikrimizce.

Bira

Brugge şehrinde üretilen ve buraya özgü olan bira markaları ve çeşitleri var. Bu şehri ziyaret ediyorsanız ve içkiyle aranız iyiyse mutlaka bira denemelisiniz. Bunun için kişisel önerimiz Markt meydanının hemen çıkışında bulunan bira dükkanı The Bottle Shop dükkanına uğramanızdır. Burada binbir çeşit biranın yanı sıra bira bardakları ve aksesuarları bulabilirsiniz.

Brugge’de Ne Yenir listemizde Brugge şehrine özgü, en çok Brugge şehrinde meşhur olan yiyecekleri anlatmaya çalıştık. Belçika ülkesinin genel anlamda meşhur yemeklerini görmek isterseniz burada yöresel yemeklerini bulabilirsiniz.

Brugge’de Nerede Kalınır?

Belçika’nın rüya gibi güzelliğiyle göz alan şehri Brugge şehrinde geceyi geçireceksiniz. Öncelikle belirtmek gerek, ne yazık ki gece hayatının aktif yaşandığı bir şehirde değilsiniz. Akşam olduğunda şehre bir sessizlik çökecek ve aslında etrafınızdaki dükkanlar, market ve restoranlar, hatta barların bir çoğu kapanacak. Fakat önemli değil, zaten sizi fotoğraf çekmeye ve doğal güzelliğe doyuran bu şehirde geceyi geçirmeniz için gece hayatı olması gerekmiyor. Şimdi lokasyon ve bütçe anlamında size Brugge’de Nerede Kalınır konusunda rehber olmaya çalışalım.

Lokasyon

Brugge şehrinde Old Town çevresinde nerede kalsanız işinize yarayacak, zira turist atraksiyonlarının tümüne yürüme mesafesinde olacaksınız. Ben her şeyin tam göbeğinde olmak istiyorum derseniz, detayını Gezilecek Yerler yazımızda bulabileceğiniz Burg Meydanı çevresinde kalmayı tercih edebilirsiniz. Fakat ne kadar meydanlara yaklaşırsanız fiyatlar da o kadar artacaktır, bunu da unutmamak gerek. Biz tren istasyonunun hemen yakınındaki İbis Budget Brugge Centrum Station isimli otelde kaldık. Oldukça standart bir otel ve herhangi bir sıkıntı yaşatmadı. Lokasyon anlamında bakarsak tren istasyonu ile merkez noktası arasında kanal var, fakat tabi dolaşarak da köprüyü kullanarak da geçebiliyorsunuz (ve o köprü gece kapanıyor :)). Minnewater yani Aşk Gölü parkına çok yakın bir noktada bulunuyor bu otel, biz merkeze rahatlıkla yürüyerek ulaştık ve otelin lokasyonundan memnun kaldık.

Bütçe

Brugge’de Nerede Kalınır sorusunun en önemli noktalarından biri de otel ücretleri elbette. Brugge her ne kadar çok ucuz bir şehir olmasa da, şehir içerisinde bir çok uygun fiyatlı pansiyon ve hatta 2-3 yıldızlı oteller mevcut. Biz yukarıda bahsettiğimiz otele iki kişi bir gece için 49 Euro vermiştik ve oldukça uygundu. Size de bu tarz çok lüks olmayan fakat hostel kadar “genç işi” olmayan otelleri tavsiye edebiliriz 🙂 Maliyet olarak elbette merkeze yaklaştıkça artış olacaktır fakat Amsterdam gibi ödenmesi zor ücretlerle karşılaşacağınızı sanmıyoruz. Şehir geceleri çok sakin olmasına rağmen çok güvenli, o açıdan korkunuz olmasın. Merkezden çok uzak düşmeyin yeter.

 

Brugge Ulaşım Rehberi

Brugge Ulaşım Rehberi yazımızda, Türkiye’den Brugge’e, Brugge havalimanından Brugge şehir merkezine nasıl gidildiği ve şehir içi ulaşımın nasıl sağlandığı konularında size rehber olmaya çalışacağız.

Brugge Şehrine Ulaşım

Brugge şehrine 25 km mesafede bir uluslararası havalimanı bulunuyor, ismi Ostend–Bruges International Airport. Bu havalimanına İstanbul’dan aktarmasız uçuş yok. Fakat Eskişehir’den var, sebebinden çok emin değilim 🙂 Brugge şehrine ulaşmanızın ilk yolu bu havalimanına uçak bileti almak.

Genelde Türkiye’den Brugge şehrine giden gezginlerin kullandığı yöntem ise Brüksel şehrindeki havalimanlarından birine aktarmasız bir uçuşla giderek Brugge şehrine trenle geçmek. Türkiye’den Brüksel’e hemen her gün aktarmasız uçuşlar mevcut. Brüksel- Brugge arası ise oldukça rahat, saat başı tren bulabilirsiniz. Tren biletinizi önceden alırsanız 15-20 Euro gibi fiyatlara temin edebilirsiniz.

Ostend–Bruges Havalimanından Şehir Merkezine Ulaşım

Aslında Ostend şehrine daha yakın olan bu havalimanından Brugge şehri merkezine geçecekseniz, özel arabayla yaklaşık yarım saat sürenizi alacaktır. Toplu taşımayla gitmek isterseniz 3 Euro’ya Ostend şehrinin tren istasyonuna giden 6 Numaralı otobüse binebilir ve Ostend istasyonundan trenle 5 Euro civarı bir ücrete Brugge Şehir merkezine ulaşabilirsiniz. Toplamda yaklaşık 1-1.5 saatinizi alacaktır.

Brugge Şehir İçi Ulaşım

Brugge Ulaşım Rehberi yazımızın son kısmı olan şehir içi ulaşıma gelirsek, aslında anlatması en kolay olan kısmın bu olduğunu söyleyebiliriz. Brugge şehrinde metro veya tramvay hatları bulunmadığından şehir içi ulaşım otobüslerle sağlanıyor. Bize sorarsanız zaten bu hatlara ihtiyacınız olmayacaktır çünkü çok büyük bir şehirde değilsiniz. Hemen hemen tüm turist atraksiyonlarına yürüyerek ulaşmanız mümkün. Yalnız otelinizi şehir merkezinde seçerseniz sizin için daha kolay olacaktır. Otobüs hatlarına gelince, Brugge tren istasyonunda Bus Office bulacaksınız. Bu ofisten otobüs bileti alabilir ve hatlar konusunda detaylı bilgi sahibi olabilirsiniz. Fakat istasyondan otobüse binip şehir merkezine gitmek isterseniz 1, 3, 4, 6, 11, 12, 13, 14, 16 ve 23 otobüs hatlarından herhangi biri sizi merkeze yakın duraklara bırakacaktır.

Otobüs bilet fiyatları oldukça ucuz. 1.3 Euro’ya tek biniş alabileceğiniz gibi, çoklu bilet satın alırsanız daha ucuza gelecektir. Üstelik otobüs biletlerini iki kişi de kullanabiliyorsunuz, yalnızca otobüse binerken iki damga bastırdığınıza emin olun.