23.3 C
Istanbul
2 Ağustos 2026, Pazar

Osaka Ulaşım Rehberi

Osaka ulaşım rehberinde şehir içi ulaşımı anlatmaya başlamadan önce Osaka’ya ulaşımın nasıl olduğundan bahsedelim. Türkiye’den Osaka’ya THY’nin direk uçuşları bulunmaktadır. İstanbul Osaka arası direkt uçuşlar Kansai Havaalanı üzerinden yapılmaktadır ve uçuş yaklaşık 12 saat sürmektedir. Osaka’da Kansai havaalanı dışında bir havaalanı  daha bulunmaktadır Itami Havaalanı. 1994 yılına kadar bölgenin ana havaalanı olan Itami havaalanı Kansai havaalanı yapıldıktan sonra uçuşların çoğunluğunu ona devretmiştir. Kansai havaalanı yapay bir ada üzerine kurulmuştur.

Osaka’ya bizim yaptığımız gibi Güney Kore üzerinden gelecekseniz; T-Way, Korean Air, Asiana Airlines, Peach gibi birçok firmanın direk uçuşu bulunmaktadır. Uçuş süresi yaklaşım 1 saat 45 dakikadır. Uçuşunuzu belirlemeden önce bagaj kurallarına bakmayı unutmayın. Çoğu havayolu firması 10 kiloya kadar olan bagajları kabul ediyor. Bu yüzden biz T-Way havayollarını tercih ettik. Yaklaşık kişi başı tek yön bilet 250 TL civarındaydı.

Osaka şehir içi ulaşım yollarından önce Japonya’da geçerli biletlerden ve demiryolu sisteminden bahsedelim. Japonya’da demiryolları diğer ülkelerdeki gibi sadece devlete ait değildir. Büyük bir kısmı JR Grubuna diğer kısımları ise özel demiryolu firmalarına aittir. Bu yüzden aldığınız biletler her hatta geçmemektedir.

Osaka’da şehir içi ulaşımda en çok metro kullanılmaktadır. Geniş metro ağları sayesinde her yere ulaşım metro ile sağlanabilmektedir. Bunun yanında otobüs ve taksi kullanımı mevcuttur. Trenler ise şehir içi ulaşımda tercih edilmiyor. Şehirlerarası yolculuklarda trenler tercih ediliyor.

ICOCA Kart

Osaka Ulaşım Rehberi icoca card

Japonya’nın kansai bölgesinde geçerli olan ulaşım kartıdır. Otobüslerde ve metrolarda geçerlidir. ICOCA kartları mavi otomatlardan alabilirsiniz. Dikkat etmeniz gereken nokta; kartın 500 yen’lik depozito ücreti bulunmaktadır 1000 yen yüklemek istediğinizde 500 yen depozit olarak alıp aslında karta 500 yen yükleme yapacaktır.

Japan Rail Pass

Osaka Ulaşım Rehberi jr pass

Japonya’ya gelen turistlerin kullanabildiği onlar için hazırlanmış ulaşım kartına JR Pass deniyor. JR Pass’i Japonya’ya gitmeden almanız gerekiyor. 7, 14 ve 21 günlük bilet alternatifleri var. Aldığınız bilet 2-3 gün içinde adresinize teslim ediliyor. Gelen bileti Japonya’ya indiğinizde JR ofislerinden herhangi birinde hangi günden itibaren kullanmak istiyorsanız o tarih için aktive etmeniz gerekiyor. JR pass ile shinkansen dahil şehirlerarası ve şehir içi JR hatlarını kullanabiliyorsunuz. Detaylı bilgiye https://www.japan-rail-pass.com/jr-pass adresinden ulaşabilirsiniz.

Osaka Gezi Notları ve Şehir Yorumları

Japonya seyahatimizin ilk durağı Osaka’ya 2016 Eylül ayında gittik. Evlilik yıl dönümümüz için herkesin mutlaka gidilmesi gereken bir ülke dediği bloglarda övgüyle bahsedilen Japonya’ya seyahat etmeye karar verdik. Gezi planı yaparken insanların genelde Kyoto ve Tokyo’ya gittiğini fark ettik ancak tur programlarında Osaka’nın da olduğunu görünce bir gece de olsa Osaka’yı gezi planına dahil etmeye karar verdik. Osaka gezi notları içerisinde Osaka’da gezdiğimiz yerler ve şehir hakkındaki yorumlarımız yer alıyor.

Osaka uçuşunda da Seul uçuşundaki gibi Traveler Declaration Form ve Arrival Card dağıtılıyor. Çoğu ülkede aynı olan prosedürel süreçleri geçtikten sonra Kansai bölgesinde kullanmak üzere icoca kart aldık. Bilet makinelerini kullanmak başta zor gibi gelse de ilk denemeden sonra boşuna korkmuşuz diyorsunuz. Otel Namba bölgesinde olduğu için havalimanından tek metro ile Namba’ya ulaşıp oradan da otelimize geçiyoruz. Akşama doğru otele vardığımızdan gezilecek yerlerin ziyaret süreleri kaçırdık. Seul’deki kısıtlı vaktimizde kendimizi yorarak gezdiğimizden saatin geç olması biraz da işimize gelerek biraz dinlenip sonrasında otel civarında gezmeye karar veriyoruz.

Osaka Gezi Notları ve Şehir Yorumları cagatay busra

Şehir Yorumları

Otelden adımızı atıp meydanlara doğru ilerlemeye başladığımızda ilk gözümüze çarpan ilk şey oyuncak yakalama makineleriyle dolu mağazalar. Her adım başı olan bu mağazaların hepsi tıklım tıklım dolu ve bizdeki gibi bir kere denedim tamam olmuyor da değil, ellerindeki para bitene kadar uğraşıyorlar ve sonunda yakalıyorlar. Bu makinelerde pelüş oyuncaklar, PS oyunları, cd ler ne ararsanız var. Japonlar bu konuda uzmanlaşmış diyebiliriz. Japonya’nın gurme yiyecekler başkenti olarak anılan Osaka’da yürüdüğünüz her caddede sokak lezzetlerine rastlayabilirsiniz. Namba, Shinsaibashi ve Dotonbori sokaklarında dolaşıp nehir kenarında fotoğraflar çektik. Sokak sanatçılarını dinleyip insanları izledik. Osaka tam anlamıyla gece şehri diyebiliriz. Şehirlerin tarihi turistik yerlerinin yanında sokaklarını keşfetmek saatlerce meydanlarında oturmakla da o şehre dair çok güzel anılarınız oluşabiliyor. Osaka’nın büyük ve geniş caddeleri ışıklı mağazaları bize İspanya’yı hatırlattı. Bir güne sığdırabildiğimiz Osaka gezi notlarımız bu kadar gezilecek yerler hakkında detaylı bilgiyi Osaka’da Gezilecek Yerler sayfamızda bulabilirsiniz.

Edinburgh’da Ne Yenir?

Yemeklerde İngiltere etkisi

Edinburgh’da Ne Yenir yazımızın başında öncelikle şunu belirtmek gerek, şehirde İngiltere yemek kültürü hakim. “English breakfast” kavramını mutlaka duymuşsunuzdur, bizim için pek de iç açıcı olmayan bu kahvaltı çeşidi Edinburgh şehrinde de mevcut. İçinde yumurta, domates, fasülye, domiz sosisi ve black pudding bulunan bu kahvaltı türü, bizim damak tadımıza hiç uygun değildi. Black pudding denen benim asla denemeyeceğim fakat Harun’un cesaret edip tadına baktığı bir kahvaltılık var, domuz kanından yapılıyor. Cesareti olan deneyebilir 🙂

Domuz demişken, domuz eti yiyenler Oink isimli restoranı tercih edebilirler, Şehrin en meşhur domuz restoranı. Biz sırf görelim diye gittik fakat camında kocaman pişmiş domuzu görünce içeri girmekten vazgeçtik 🙂

edinburgh'da ne yenir domuz

Yöresel yeme-içme rehberi

Bir yöresel tavuk çorbaları var, Cock a Leekie diyorlar, yerel bir restorana uğrayıp bunu deneyebilirsiniz.

Tabi ki şehrin en önemli tecrübesi viski. Zaten Scotch olarak anılan viskinin en kalitelilerini ve binbir çeşidini İskoçya’da göreceksiniz. Tadına bakmalık ve hediye almalık viski shop’larını ziyaret edebilirsiniz, en büyük ve kapsamlısını Edinburgh kalesine giderken solunuzda görebileceğiniz The Scotch Whisky Experience müzesinin girişindeki shop’ta bulabilirsiniz.

Tatlıya gelince, Grass Market caddesindeki Mary’s Milk Bar dondurmasını mutlaka denemelisiniz. Biz yorumları okuduğumuzda içimizden “en fazla ne kadar farklı olabilir ki” diye geçirdik. Uzun bir sıraya girerek dondurmayı aldığımızda ise gerçekten bizi hala şaşırtabilecek dondurmaların olduğunu gördük çünkü buranın acılı baharatlı ve daha bir sürü farklı tatta gelen lezzetli dondurmasını yemeden seyahatiniz eksik kalacak, garanti ediyoruz. (tuzlu karamelli ve baharatlı olanları özellikle öneriyoruz)

Aynı zamanda şehirde güzel bir tatlı kültürü var, kurabiyeler, kekler Edinburgh mutfağında epey yer kaplıyor. Edinburgh’da Ne Yenir deyip de meşhur kurabiyesinden bahsetmemek olmaz, bu noktada en önemli önerimiz İskoçya’ya özgü saf terayağından yapılan Shortbread isimli kurabiyeler olacak, mutlaka deneyin, biz tadını çok beğendik. Tereyağı kokusunu buram buram alabileceğiniz bu kurabiyelerin çikolatalı versiyonları da mevcut. Farklı boyutlu kutularda her hediyelik dükkanında bulabilirsiniz, hatta müzeler bile museum shop dükkanlarında bu kurabiyelerden satıyorlar, biz hediyelik olarak da yemek için de epey satın aldık. Keyfini çıkarın 🙂

Edinburgh’da Gezilecek Yerler

İskoçya’nın başkenti olan Edinburgh, gotik manzarasıyla ve özgün havasıyla oldukça ilgi çekici ve farklı bir şehir. Edinburgh’da gezilecek yerler yazımıza başlamadan şehir hakkında kısaca bilgi verelim. Edinburgh, İskoçya’nın en büyük ikinci şehri. Orta Çağ ve Georgian dönemlerine ait mimarisiyle ve kuzey denizine yakın konumuyla manzara açısından oldukça zengin. Orta çağdan kalma tarih kokan sokakların ve gezilecek yerlerin keyfini çıkarın.

Arthur’s Seat

edinburgh'da gezilecek yerler arthurs seat

Edinburgh’da gezilecek yerler deyince akla ilk gelen yer: Arthur’s Seat. HolyRood parkından yukarılara tırmandıktan sonra zafer kazanmış bir komutan edasıyla fotoğraf çekinebileceğiniz, mükemmel manzaralı yer. Tepesine çıkmak yorucu ve zor, ama değer. Hem de para harcamazsınız 🙂

Edinburgh Kalesi

edinburgh'da gezilecek yerler arthurs seat edinburgh kalesi

Manzara izlemek için gene bilmem kaç basamak tırmanarak varabileceğiniz yer. Dışardan görüntüsü çok görkemli, güzel. Şehrin tam göbeğinde ve çıkan kişilerden genelde güzel yorumlar almış ama biz hem çok pahalı olmasından (Kişi başı 20 sterlin civarındaydı), hem de manzara izlemek için Arthur’s Seat’e tırmanmış olmamızdan dolayı girmek istemedik. Ama Edinburgh’a Ne Zaman Gidilir yazısında detayını anlattığım havai fişek şovu sırasında gerçekten görülmeye değerdi, girmeseniz bile zaten en az 3-4 kez önünden geçeceksiniz.

National Museum of Scotland

national-museum-edinburgh

Müzeseverleri çok memnun edebilecek, epey bir sergi alanının olduğu merkezdeki müze, üstelik giriş ücretsiz, mutlaka uğrayın.

Royal Mile

edinburgh'da gezilecek yerler arthurs seat royal mile

Edinburgh kalesine kadar uzanan tarihi Old Town kısmının en önemli yolu. Her tarafınızda tarihi gotik büyüleyici yapılar göreceksiniz ve asla sıkılmayacaksınız, en turistik bölgelerden biri olduğu için hem çoğu zaman kalabalık hem de sokaklar dükkanlarla dolu, kendinize hatıralık eşyalar alabilirsiniz. Biz İskoç eteği ve gayda satın aldık, ikisine birlikte 40 sterlin verdik 🙂

Scottish National Gallery

scottish-national-gallery-park-edinburgh

Klasik tabloların yer aldığı galeri. Epey geniş bir koleksiyon var ve biz resim sanatından çok zevk alan insanlar olmamamıza rağmen iyi vakit geçirdik, üstelik giriş ücretsiz. Princes street üzerinde hemen merkezde yer alıyor.

St. Giles’ Cathedral

edinburgh'da gezilecek yerler arthurs seat st giles katedrali

Royal Mile üzerinde yer alan gotik katedral. Tavanı ve renkli camlarıyla etkileyici bir yer. Fotoğraf çekebilmek için 2 sterlin ödemeniz gerekiyor.

The Scotch Whisky Experience

Kalenin çok yakınında solda, girişi çok çok pahalı etkinlik. Çeşitli giriş biçimleri var, daha kısa ve uzun turlar. En kısa ve ucuza turun sonunda bir viski shot bardağı hediye ediyorlarmış ve viski denetiyorlarmış. Biz çok viski insanı olmadığımızdan bu kadar para vermek istemedik. İki önemli konu var, birincisi mekanın barı çok güzelmiş, biz oturmak istedik ama yer olmadığını söylediler, ikincisi de dükkanında dünyanın en iyi viski koleksiyonu var, meraklıları için cennet olabilir,  ayrıca bilet alanlara bu dükkanda indirim veriyorlarmış.

Camera Obscura And World of Illusions

Giriş parası 15 sterlin olan, ama her kuruşuna değecek sergi. 6 kat dolusu eğlence, ilüzyon, oyun ve bilim sizi bekliyor. Biz çok keyif aldık, giderseniz mutlaka girmenizi tavsiye ederiz. Kalenin hemen yanında yer alıyor.

Holyrood Park

edinburgh'da gezilecek yerler arthurs seat holyrood park

Arthur’s Seat’e uğrayacaksanız, oraya tırmanmadan karşınıza çıkan yeşil park. Rahat ayakkabılarınızı giyip yürüyüşün keyfini çıkarabilirsiniz.

Scott Monument

edinburgh'da gezilecek yerler arthurs seat scott monument

Princes Street üzerinde başınızı çevirdiğinizde kaçırmanızın imkansız olduğu siyah büyük anıt. Hemen yanında da dönme dolap ve küçük kafeler var. Çok estetik bir yapı, tepesine tırmanıldığında da çok güzel manzarası varmış fakat gene bir 300 basamak tırmanamadık açıkçası 🙂 Ayrıca merdivenler çok dar olduğundan klostrofobik insanları rahatsız edebiliyormuş, bilginize. Arthur’s Seat’den sonra en iyi manzara burada diye söylüyor tırmananlar.

Cowgate

edinburgh'da gezilecek yerler arthurs seat cowgate

Büyük bir kapı ve takibinde dükkanlar, kafeler ve barlarla dolu bir cadde, akşam saatlerinde gidebilirsiniz.

Grassmarket Street

Genelde restoranların toplandığı ve pazarın kurulduğu büyük cadde, bu caddenin sonunda Mary’s Milk Bar isimli dondurmacıdan mutlaka bir dondurma yemelisiniz.

Princes Street Gardens

edinburgh'da gezilecek yerler arthurs seat princes street gardens

Edinburgh’da gezilecek yerler listemizde geçen maddelerden muhtemelen en çok yolunuzun düşeceği yer burası. Adı üstünde Princes caddesi üzerinde yer alan, dönme dolabın alt tarafına doğru uzanan cennet gibi bahçe. Kale ve Old Town manzarası izleyebilir, dinlenmek için birkaç saat geçirip waffle yiyebilirsiniz. Akşam bu bahçe de kapanıyor, bilginize.

Edinburgh Ulaşım Rehberi

Şehir içi ulaşım

Edinburgh Ulaşım Rehberi yazımıza başlamadan şunu belirtmek gerek: Edinburgh Old Town ve New Town olarak iki farklı kısımdan oluşur. Old Town Orta çağdan kalma binaların ve sokakların olduğu şehrin tarihi yüzü iken New Town daha çok alışveriş noktalarının olduğu turistik alandır. Şehir içinde metro hattı bulunmadığından ulaşım otobüslerle sağlanır. 2016 tarihi için otobüse bir biniş 1.80, tüm gün geçerli bilet 4 sterlin fiyatındadır, yani oldukça uygundur.

Şehri gezerken aslında hemen hemen tüm atraksiyonlar elinizin altında, yani yürümesi oldukça kolay. Fakat yokuşu çok fazla olduğundan örneğin gidişinizi yürüyerek yapıp dönüşünde bir otobüse binebilirsiniz. Biz Arthur’s Seat landmark’ının olduğu tepeye yürüyerek gittik ve tepeye tırmandık, fakat çıkıp indikten sonra öylesine yorulduk ki dönüşte tepenin arka tarafından inerek şehrin merkezine biraz daha uzak bir mahalleden çıktık. Buradan otobüsle New Town’un kalbi olan Princes Street’e geçtik. Kısacası otobüsler oldukça konforlu, fakat şehir içinde otobüs hatlarıyla ilgili çok fazla bilgilendirme hizmeti yok, daha çok şoförlerden fikir alarak ilerledik biz.

Havalimanı- Şehir merkezi ulaşımı

Edinburgh Ulaşım Rehberi listesinde ilk belirtilmesi gereken şey şüphesiz şehir merkezi ve havalimanı arasındaki ulaşım. Edinburgh havalimandan gelen ve merkezden havalimanına dönen havalimanı otobüsleri mevcut ve bu otobüslerin kalkış yeri merkez tren istasyonunun Princes Street çıkışı. Bu otobüsler 15-20 dk da bir kalkıyor ve fiyatları diğer Avrupa şehirlerindeki gibi uçuk değil, kişi başı 4 sterlin gibi bir fiyatı vardı yanlış hatırlamıyorsam. Zaten havalimanı da şehre hiç uzak değil, yarım saat içinde orada olabiliyorsunuz. Havalimanı gördüğüm en küçük ve başarısız havalimanlarından biri, ama bu başka bir içeriğin hikayesi 🙂

Tramvay

Şehrin merkezinde Princes Street üzerinden geçen tramvay hattında aldığınız otobüs bileti tam günlükse direk o bileti kullanabilirsiniz. Bizim gittiğimiz zamanda hem festival dolayısıyla çok kalabalıktı, hem de otobüsler bizim için yeterli oldu, bu yüzden hiç kullanmadık.

Tren

Şehrin merkez istasyonunun adı Edinburgh Waverley istasyonu. Biz şehre York şehrinden bindiğimiz trenle bu istasyon üzerinden geldik. İstasyon zaten şehrin göbeğinde, çıkar çıkmaz sol tarafınızda tarihi karanlık şehir manzarasını, sağ tarafınızda ise New Town’un canlı alışveriş caddesi Princes Street’i göreceksiniz.

Edinburgh Alışveriş Rehberi

Edinburgh Alışveriş Rehberi yazısını iki alanda incelemek gerek. Birinci kısımda, Edinburgh’a ve İskoçya’ya özgü yerel hediyeliklerden, ikinci kısımda ise Edinburgh’da alışveriş meraklılarının gezebileceği caddeler ve dükkanlardan bahsedeceğiz.

Edinburgh’a özgü hediyelikler

Kilt

Zamanında Braveheart izlemiş herkesin mutlaka görmüş olduğu, erkekler tarafından giyilen pileli ve yöresel eteğin adı bu. İskoçya’da tarihi 16. yüzyıla kadar dayanan bu kıyafet, tüm hediyelik eşya dükkanlarında satılıyor ve fiyatları 25 sterlinden başlıyor.

Gayda

Karadeniz’in yöresel çalgısı tulumun sesine benzer bir ses çıkaran gayda, İskoçya’nın yöresel çalgısı. Edinburgh sokaklarında dolaşırken yöresel kostümüyle gayda çalan bir çok insan göreceksiniz. Eğer hatıra olarak evinize almak veya birine hediye götürmek isterseniz, çok çok pahalı olanlar da var fakat kalitesiz ve göstermelik olanların fiyatları 15 sterlinden başlıyor.

Yünlü ve kaşmir kıyafet ve aksesuarlar

Edinburgh’un yünlü kıyafet ve aksesuarları meşhur. Royal Mile yolu boyunca sürekli karşınıza çıkacak olan hediyelik dükkanlarının tümünde, sizi sımsıcak tutacak yünlü şapkalardan ve şallardan hem kendinize hem sevdiklerinize alabilirsiniz. Ayrıca gerçek kaşmirden yapılma kıyafetler ve aksesuarlar satan bir çok dükkan var fakat fiyatları oldukça pahalı, bütçenizi biraz sarsabilir.

Viski

İskoçya ve dolayısıyla Edinburgh, dünya üzerinde içebileceğiniz en iyi viskilerin üretildiği ve satıldığı yer. Bu sebeple başta The Scotch Whisky Experience müzesinin shop kısmı olmak üzere, tavsiyemiz viski dükkanlarına uğramadan şehirden ayrılmayın. Hem kendi evinize, hem arkadaşlarınıza muhteşem bir hediye olarak alabilirsiniz.

Kelt takıları

Celtic Jewelry olarak bilinen ve çok eskiden beri yapılan sembolik takılardır. İlginizi çekiyorsa tarihlerini mutlaka okumalı veya sormalısınız çünkü her bir şeklin ifade ettiği farklı şeyler var. Mesela en bilineni olan Celtic Cross, yani Kelt Haç’ı dünya ve cennet arasındaki köprüyü ve dört elementi temsil ediyormuş. Mistisizm ve sembolizme meraklı bir arkadaşınız varsa harika bir hediye olabilir.

Hediyelik yiyecek

Eğer siz de bizim gibi boğazınıza düşkünseniz, anı olarak veya hediyelik olarak Edinburgh’a özgü kurabiyeleri ve yiyecekleri tercih edebilirsiniz. Bu konuyla ilgili en bariz önerimiz İskoçya’nın yöresel tereyağlı mis gibi kurabiyesi “Shortbread” olacaktır. Tüm hediyelik eşya dükkanlarında ve müze shoplarında bulabilirsiniz.

Alışveriş Meraklıları için İşlek Caddeler

Edinburgh Alışveriş Rehberi yazımıza şehrin moda ve alışveriş meraklılarına hitap edecek alışveriş caddeleri ile devam edeceğiz.

Princes Street

Alışveriş konusundan bahsedip bu caddeyi es geçmek olmaz. Edinburgh’un New Town kısmında yer alan ve en işlek caddesi olan Princes Street üzerinde Debenhams, House of Frasers, Zara, Primark, M&S gibi büyük moda dükkanlarını bulabilirsiniz. Primark’ı özellikle öneririz.

George Street

Princes Street paralelinde, daha az moda, daha çok kafe bar odaklı bir cadde olmak üzere, alışveriş yapmak için ve oturup bir içecek içmek için güzel bir cadde.

Multrees Walk

Lüks alışverişin kalbi olan alışveriş caddesi. Louis Vuitton, Harvey Nichols gibi ultra pahalı ve lüks alışveriş yerlerinden hoşlananlar için doğru adres.

The Grassmarket and Victoria Street

Daha çok vintage ve butik dükkanların olduğu ve alışverişinizi Mary’s Milk Bar dükkanından bir dondurma yiyerek tamamlamanız gereken cadde. Aynı zamanda Harry Potter kitabında ve filminde okul alışverişi yaptıkları Diagon Alley bu sokaktan esinlenmiş. Hatta tıpkı oradaki gibi bu caddede bir şaka dükkanı var 🙂 (Aha ha ha)

Bruntsfield and Morningside

Şehrin tam merkezinde olmamakla beraber yaklaşık 15-20 dk yürüyerek varabileceğiniz sokak. Butik mağazalar ve orijinal hediyelik eşyalar için ideal bir yerdir, uğramanızı tavsiye ederiz.

Umarım Edinburgh Alışveriş Rehberi listemiz alışveriş meraklılarına yardımcı olmuştur. İyi gezmeler!

 

Edinburgh’a Ne Zaman Gidilir?

Genel olarak serin bir iklime sahip bu kuzey şehrinde, en ılıman havalar Temmuz ve Ağustos aylarında yaşanıyor. Bununla birlikte şehir inanılmaz derecede rüzgarlı, bu sebeple yanınızda hangi mevsim olursa olsun kalın kıyafetler bulundurmalısınız. İngiltere ve İskoçya’nın her yerinde olduğu gibi burada da ansızın bastıran yağmurlar sizi şaşırtabilir. Tabi mevsimlerin ve hava durumunun yanı sıra, Edinburgh’a ne zaman gidilir diye düşünüyorsanız belki de şehrin özel günlerine de bir göz atmak gerek.

Edinburgh’a seyahatinizi özel bir bayrama/festivale denk getirmek isterseniz Edinburgh’a ne zaman gidilir?

  • Edinburgh International Science Festival

Ne zaman: Mart sonu-Nisan Başı iki hafta süresince

Detaylar için: http://www.sciencefestival.co.uk/festival

  • Imaginate

Ne zaman: Mayıs Sonu – Haziran Başı bir hafta

Detaylar için: http://www.imaginate.org.uk/

  • Edinburgh International Film Festival

Ne zaman: Haziran

Detaylar için: https://www.edfilmfest.org.uk/

  • Edinburgh Jazz and Blues Festival

Ne zaman: Temmuz

Detaylar için: www.edinburghjazzfestival.com/

  • Edinburgh Art Festival

Ne zaman: Ağustos

Detaylar için: https://edinburghartfestival.com/

  • The Royal Edinburgh Military Tattoo

Ne zaman: Ağustos

Detaylar için: www.edintattoo.co.uk/

  • Edinburgh International Book Festival

Ne zaman: Ağustos ortası

Detaylar için: https://www.edbookfest.co.uk/

  • Edinburgh Festival Fringe

Ne zaman: Ağustos

Detaylar için: https://www.edfringe.com/

  • Edinburgh International Festival

Ne zaman: Ağustos sonu

Detaylar için: www.eif.co.uk/

  • Edinburgh Mela

Ne zaman: Ağustos sonu

Detaylar için: www.edinburgh-mela.co.uk/

  • Scottish International Storytelling Festival

Ne zaman: Ekim

Detaylar için: www.tracscotland.org/festivals/scottish-international-storytelling-festival

  • New Year celebration

Ne zaman: Aralık Sonu- Ocak başı

Detaylar için: https://www.edinburghshogmanay.com/

Biz bu festivallerden Edinburgh International Festival’a katılma fırsatı yakaladık. Bu festival The Hub diye de biliniyor ve dünyanın her yerinde insanları şehre çekiyor. Festivalin bize sorarsanız en etkileyici yanı, son günü Edinburgh Castle üzerinde tarif edilemeyecek kadar güzel bir havai fişek şovunun yapılması. Bu şovu Princes Street Gardens üzerinde yere oturarak arkada klasik müzik eşliğinde bizim gibi büyülenerek izleyebilirsiniz:)

Edinburgh’a seyahatinizi resmi tatile denk getirmek isterseniz Edinburgh’a ne zaman gidilir?

  • 1 Ocak— New Year’s Day
  • 2 Ocak— New Year Holiday
  • Mayısın ilk Pazartesi günü— May Day
  • Mayısın son Pazartesi günü— Spring Holiday
  • Mayısın son Pazartesi günü— Spring Holiday
  • 30 Kasım— St. Andrew’s Day
  • 25 Aralık— Christmas Day
  • 26 Aralık— Boxing Day
  • Paskalya hafyasındaki Cuma günü— Good Friday

Edinburgh’da Nerede Kalınır?

Edinburgh Şehrinde Nerede Kalınmalı?

Edinburgh’da nerede kalınır sorusuna cevap verebilmeniz için, şehrin hangi kısmında kalmak istediğinizi düşünmelisiniz. Old Town ve New Town olarak ikiye ayrılan şehirde her ne kadar bu iki merkez birbirine oldukça yakın olsa da, otelinizi bunlardan birinde seçmeniz gerekecek.

Eğer Old Town içerisinde kalacağım derseniz Royal Mile denen tüm atraksiyonların mevcut olduğu taraflarda bakabilirsiniz. Fakat birincisi otobüsler ucuz (tek biniş 1.8 sterlin, tüm gün 4 sterlin). İkincisi de yeni şehirden her tarafa yakınlık açısından daha iyi bir konumda oluyorsunuz. Biz yeni şehrin en önemli caddesi Princes street üzerinde MOTEL ONE isimli bir otelde konakladık. Tren istasyonunun tam karşısındaydı ve konum olarak çok merkeziydi. Hemen hemen tüm atraksiyonları yürüyerek turlayabildik. Bununla birlikte her ne kadar dışarıdan binası biraz köhne gibi görünse de, içerisi ve odalar oldukça modern dizayn edilmiş. Yuvarlak camı ve Edinburgh şehrinin karanlık ve çekici manzarasıyla biz odamızı çok beğendik.  Gitmek isteyenlere kesinlikle tavsiye ediyoruz.

Princes Street üzerinde kalmanın bir diğer artısı da şehir merkezi konumunda bir cadde olması. Eczane, mağaza alışverişi, market ihtiyaçları gibi konularda her şeye rahatlıkla ulaşımınızın var. Tren istasyonu, Havalimanı otobüsleri ve şehir içi otobüs ve tramvay durakları da buna dahil. Ayrıca caddenin ortasında yer alan ve tam anlamıyla bir alışveriş cenneti olan Primark’ı da geçmemek gerekiyor. Buradan kendinize hem çok ucuz fiyata hem de Türkiye’de bulamayacağınız tarzda kıyafetler ve aksesuarlar bulabilirsiniz.

Fiyatlara gelince, Edinburgh her ne kadar Sterlin üzerinden olduğu için çok ucuz olmasa da, İngiltere’ye ve özellikle Londra’ya göre oldukça uygun kalıyor. Biz iki kişi iki gece için 208 sterlin ödedik (sene 2016). Bu mu ucuz diye bize kızarsanız, İngiltere’nin geri kalanındaki otel fiyatlarına bakmanızı öneriyoruz 🙂

Umuyoruz ki Edinburgh’da nerede kalınır sorunuzu cevaplayabilmişizdir. Son olarak güvenlik konusunda endişeleniyorsanız, söylemeliyiz ki hiç gerek yok. Şehir oldukça hareketli ve güvenli bir şehir, festival gibi kalabalık olduğunda da merkezde mutlaka bir kaç polis nöbet bekliyor oluyor. İyi yolculuklar!

 

Edinburgh Gezi Notları ve Şehir Yorumları

Edinburgh Gezi Notları

Edinburgh Gezi Notları yazımıza şehre girişimizle başlayabiliriz. Edinburgh şehrine tren istasyonundan 29 Ağustos 2016 sabahı girişimizi yaptık. Tren istasyonundan çıkıp otelimizi arayalım diye düşünürken Princes Street çıkışından çıkıp direk karşımızda otelimizi görünce çok rahatladık 🙂 Hemen otelimize bavullarımızı koyup dışarı çıkmaya karar verdik, otelimiz son derece sade ve temiz bir oteldi, kesinlikle tavsiye ediyoruz.

city-view-edinburgh

Şehir Yorumları

Şehirle ilgili ilk söylenmesi gereken, Edinburgh Avrupa’nın en güzel manzaralı şehirlerinden biri. Karanlık siyah yapıları, kalesi, gotik kiliseleriyle ilk vardığınızda sizi de etkileyecektir. Biz ilk olarak şehrin sokaklarında dolaşalım ve havasını koklayalım istedik. Bu sebeple Old Town’a doğru yola koyulduk. Şehir içinde birçok yere yürüyerek gidebilirsiniz, ama uyarmadı demeyin, her yerde dik yokuşlar ve uzun uzun merdivenler var. Yani aslında epey yorucu olabiliyor gezmesi. İsterseniz siz otobüs hatlarını araştırabilir ve şehrin her noktasından geçen otobüsleri kullanabilirsiniz. Otobüs biletini direk şoförden temin edebiliyorsunuz.

Old Town içerisindeki en önemli kısım Edinburgh kalesi şüphesiz. Kalenin dibine varıp aşağı doğru yürüdüğünüz zaman Royal Mile denen yolu yürümüş oluyorsunuz ve şehrin tarihi merkezi burası. Yol üzerinde katedraller, gotik kiliseler, hediyelik eşya dükkanları sizi bekliyor.

royal-mile-edinburgh-kubra

İlk günümüzü tarihi yapıları gezerek geçirdikten sonra Harun internetten araştırdığı bir mekana girmek istedi. Camera Obscura isimli bir illüzyon müzesi bulmuş ve genelde yorumların çok iyi olduğunu görünce ilgisini çekmiş. Kalenin hemen dibinde yer alan Camera Obscura mekanını görünce benim ilk tepkim “aman iki tane şişman ve zayıf gösteren ayna koymuşlardır, girmesek mi” oldu ama Harun’un ısrarları sonucunda girmeye karar verdik.

Bilet 15 sterlin, Öğrenciye 12,5 yanlış hatırlamıyorsam. En üst katta bir adet gösteri izleyebileceğimizi ve sonra katları gezebileceğimizi söylediler. Fiyatı pahalı ve benim beklentim oldukça düşüktü açıkçası, en üst kata çıktık ve gösteriyi izlemeye başladık.

Çok fazla spoiler vermek istemem, fakat diyebilirim ki ben bir müzede hiç bu kadar eğlenmemişimdir sanırım. Son derece keyifli ve komik gösteriyi izledikten sonra (şehir manzarasını yansıtıyorlar ve bir pano üzerinden yansımayı izliyorsunuz, rehber de detaylarını anlatıyor) aşağı katlara inerek sırayla gezmeye başladık.

Bine 6 katlı ve asansör yok, tüm Edinburgh’da olduğu gibi burada da sağlam bir yorgunluğa hazır olun 🙂 Fakat gerçekten söylemeliyim ki oyunlardan göz yanılmalarına, hareketli odalarda kendinizi kaybetmekten çok eğlenceli fotoğraf çekimlerine kadar inanılmaz keyifli vakit geçirebileceğiniz bir yer burası, maddi olarak sıkıntılı değilseniz kesin ama kesin girmelisiniz. Çalışan herkes de son derece sempatik ve komik. Ayrıca binanın en üst katlarında da epey güzel bir balkon manzarası var, gidip fotoğraf çekinebilir ve izleyebilirsiniz.

camera-obscura-edinburgh-kubra

Buradan çıkarken gerçekten çok şaşkındık, bu kadar eğlenmeyi beklemiyorduk. Üstelik akşam 9’a kadar da açık, mutlaka uğrayın.

The Hub Festivali (Edinburgh International Festival)

Edinburgh Gezi Notları konusundan bahsederken festivalden bahsetmemek olmaz tabi ki. Biz bu mekandan ayrıldıktan sonra şansımızın çok yaver gitmesi sonucu anladık ki tam da bizim birinci gecemiz, şehrin büyük The Hub festivalinin son günüymüş, bu yüzden gece Edinburgh kalesinde havai fişek gösterileri yapılacakmış. Festival sebebiyle şehir inanılmaz kalabalıktı, her ülkeden insanlar festivale katılmaya gelmişlerdi.

Havai fişek şovunu en iyi izleme yerinin National Gallery önündeki yol olduğunu öğrenip oraya indik. Yol tamamiyle insanlar tarafından kapatılmıştı, herkes içkilerini atıştırmalıklarını almış yolun ortasına yerleşmişlerdi. Biz de hemen bir kaldırım kenarı bulduk ve oturup beklemeye başladık.

Önce 3-4 renkli patlama ile başlayan şov, National Gallery’den gelen klasik müzik eşliğinde tüylerimizi diken diken ederek tam 1.5 saat sürdü! İstanbul’da yaşayan insanlar “biz hep görüyoruz” diye düşünebilir, ama inanın bu bambaşkaydı.

the-hub-edinburgh

Arthur’s Seat Macerası

İkinci günümüzde bir çılgınlık yapalım ve Edinburgh’un en önemli atraksiyonu Arthur’s Seat’i görelim dedik. Şehrin merkezinde olmadığı için biraz yürümeniz veya otobüse binmeniz gerekecek. Biz yürümeyi tercih ettik. Çimenlikli bir parka varınca (HolyRood Parkı) geldik heralde birkaç basamak çıkacağız diye düşünürken anladık ki, bu yapı BİR DAĞIN TEPESİNDE. Evet bildiğiniz bir dağı tırmanmanız gerekiyor. Size yapabileceğimiz en iyi tavsiye, tırmanmaya başlamadan alanın etrafında yürüyün, çünkü biz yanlış bir tepeye bir saat tırmandıktan sonra Arthur’s Seat’in diğer tepede olduğunu gördük ve uzun çabalarla inip tekrar tırmandık, bu yüzden alanı iyice gezip anlamadan tırmanmaya ilk bulduğunuz yerden başlamayın.

holyrood-park-edinburgh-harun

İskoçya’nın o dağ manzarasına baka baka kendimizi motive ettik ve saatlerce tırmandık. Harun’a İskoç eteğini giydirip gayda da çaldırdık ve kendimizi tam olarak şehrin havasına bürünmüş bulduk 😀 Eğer azmeder ve Arthur’s Seat’e kadar giderseniz, ki biz başardık, orada efsane bir manzara sizi bekliyor. Fotoğraflar çekebilir, kayalıklara oturup keyfini çıkarabilirsiniz. Dönerken ise arka taraftaki nispeten daha düz ve kolay patikayı takip edebilir, düz yola indikten sonra 500 metre yürüyüp en yakın otobüs durağından şehir merkezine ulaşabilirsiniz. Epey yorucu ama çok keyifli bir tecrübe.

arthurs-seat-edinburgh-harun

Şehre vardıktan sonra biraz dinlendik ve müze/galeri gezme safhasına geçtik. Arada İtalyan restoranlarında yemek araları da verdik tabi.

Yeme-İçme

Edinburgh Gezi Notları yazımıza yeme içme ile devam edelim. Yeme içme konusunda bize çok hitap eden bir yer değil Edinburgh, ama aslında farklı ülkelerin yerel restoranlarını rahatlıkla bulabileceğiniz için çok sıkıntı çekmezsiniz. Domuz eti sevenler için çok meşhur bir domuz restoranı var (Oink).

Edinburgh kalesinden merdivenle aşağı inince Grass Market diye bir cadde var, biraz ileride Cowgate caddesiyle birleşen bu caddede, Mary’s Milk Bar diye bir mekan var, dondurmacı. Burada dondurma yemeden geri gelmeyin. Gerçekten denediklerinizin hiçbirine benzemeyecek. Sürekli sıra oluyor ve içerideki çalışanlar biraz suratsız ama hiçbir şeyin önemi yok, mutlaka mutlaka deneyin deriz (erken kapatıyor dikkatli olun).

Daha sonra Cowgate caddesinde büyük kapıyı görüp tüm caddeyi saran barlar ve kafelerle dolu bu yolu yavaş yavaş yürüyerek gezinmemizi tamamladık.

Gece ise yeni şehri biraz görmek istedik ve zaten daha önce de epey dolaştığımız Princes Street’in arka sokaklarına girdik, gece hayatını tecrübe ettik.

Tarihi yapıların, katedrallerin, kiliselerin detayını aşağıda anlatacağım, genel olarak şehri çok sevdiğimizi söylemek isterim. Tek kötü tarafı çok erken saatte birçok restoran, kafe, dükkanların kapanması, akşamları biraz can sıkıcı olabiliyor yani. Bu yüzden mümkün olabiliyorsa Edinburgh gezinizi festival zamanlarına denk getirmeye çalışın, akşamları daha kalabalık ve işlek bir şehirle karşılaşırsınız.

princes-street-gardens-kilt-edinburgh

Yolunuz United Kingdom içerisinde bir şehre düşerse, Edinburgh’a bir iki gün uğramadan dönmeyin deriz. Edinburgh Gezi Notları yazımızdaki tecrübelerimizin faydalı olmasını dileriz. İyi gezmeler.

Londra’da Ne Yenir?

Şimdi de Londra’da ne yenir ve hangi restoranlara gidilir, onu inceleyelim. Birçok kültürü içinde barındıran Londra’nın mutfak kültürü de haliyle bu durumdan nasiplenmiş. Dünyanın bütün mutfaklarını içinde barındıran Londra’da yemek için oldukça seçenek mevcut. Yerel mutfağıyla da seçenekler sunan bu şehirde, gelin Londra’da ne yenir sorusuna cevap arayalım.

Fish & Chips

fish-and-chips-londra

Adından da anlaşılacağı üzere yemek balıkla patatesten oluşuyor. Yani adamlar orijinal bir ad bile koymaya gerek duymamışlar. Basit bir yemek, evet bir balıkla patates neticesinde ama garip bir çekiciliği var. Kesinlikle deneyin. En iyi Fish & Cips, Tower Bridge tarafında satılıyor. Horniman at Hays mekanı sizin için güzel bir seçenek olabilir. 15 £ civarı bir ücreti var.

English Breakfast

english-breakfast-londra

Eğer sabahın 6’sında bu kadar ağır bir kahvaltıyı kaldırırım diyorsanız, ben sabahları söğüş yiyen bir insanım diyorsanız bir de bunu deneyin deriz biz de. Full breakfast diye de tanımlanan bu kahvaltının içeriğini domuz pastırması ve sosisi, yumurta, kızarmış domates, fasulye ve black pudding oluşturuyor. Black pudding’i yemeden önce bir kez daha düşünün çünkü domuz kanından yapılıyor ve tatlı değil. Ama sütlü çayını için, o güzel oluyor. English Breakfast’ın tadına baktıktan sonra Londra’da ne yenir ne yenmez anlamış olacaksınız, ona göre gidecek eşiniz dostunuza uyarılarda bulunursunuz.

Truffled Egg Toast

truffled-egg-toast-londra

Küçük ekmeğin içinde akışkan yumurtayla yapılmış tost. English Breakfast’a bence güzel ve lezzetli bir alternatif. Taze meyve suyuyla da çok güzel gidiyor.

Duck & Waffle

duck-and-waffle-londra

İngilizlerin muhtemelen krallık hanedanlarından gelen bir ördek yeme alışkanlığı var. Şehirde sık göreceğiniz Duck & Waffle yemeğini biz denemedik. Denemek isterseniz Duck & Waffle adında, manzarası güzel bir restoran da mevcut.

Uzak Doğu Yemekleri

uzakdogu-yemekleri-londra

En iyileri Chinatown’da servis ediliyor. Ördeği bir de burada deneyebilirsniz. Mideniz alıyorsa alışık olmadığınız hayvanların etlerini de deneyebilirsiniz. Ama bu bölgedeki restoranların fiyatları biraz tuzlu.

Meksika Mutfağı

meksika-mutfagi-londra

Her yurtdışına çıktığınızda mutlaka yiyin zaten de burada size önerebileceğimiz çok güzel ve uygun fiyatlı bir mekan da var, ona gidin diye biraz bahsedelim. Soho bölgesinde bulunan Wahaca adlı restoranta girip uygun fiyata bizim için de taco yiyin, soslu mısırı götürün ve margaritanızı için. Ödemeyi de şöyle yapın: Bedava olan wi-fi dan Wahaca aplikasyonunu indirin, oradan kartla ödeyin. Böylece extra servis ücreti ödemeyeceksiniz.

İtalyan Mutfağı

italyan-mutfagi-londra

Londra, diğer dünya mutfaklarında olduğu gibi İtalyan mutfağında da güzel seçenekler bulunduran bir şehir. Üstelik sadece pizza değil; çorbalarından, makarnalarından ve tatlılarından da tadabileceğiniz çok sayıda seçeneğiniz de mevcuttur. Mesela Soho’da rastlayacağınız Princi adlı mekanda bir çok İtalyan lezzetinin tadına bakabilirsiniz. Dışarıdan yemekhane gibi gözükse de içeriye girip gözünüzün kestirdiği yemekleri tadmanızda fayda var. Üstelik 7,5 £’den başlayan pizza fiyatları, 8 £’dan başlayan makarna fiyatları ile kısmen ucuz da denilebilir. Şöyle ucuza, mayalı hamurda yapılmış has İtalyan pizzası istiyorsanız yine Soho’da Berwick Street’in başlarında bulunan Franco Manca’ya da uğrayabilirsiniz. Burada pizzanın fiyatı 4,50 £’den başlıyor.

Japon Mutfağı

japon-mutfagi-londra

Şehir içinde sık göreceğiniz Wasabi adlı restoran zinciri, ilk defa Japon Mutfağını deneyecekler için güzel mekan. İsterseniz bir sushi tadımı yapıp bu konudaki merakınızı giderebilirsiniz. Eğer gideceğim mekan bana çok yabancı olmasın, ama Japon mutfağını da yansıtsın diyorsanız, o zaman sizi Chinatown’daki Tokyo Diner adlı mekana götürelim. 6,50 £’dan başlayan fiyatları, et veya vegan seçenekleri, tamamı Japon çalışanları ile gerçek Japonya atmosferini yaşayacağınızı umuyoruz.

Barlar

bar-londra

Londra’nın her köşesinde ayakta bira içen insanlarla dolu barlar göreceksiniz zaten. O zaman bir değişiklik yapın ve tarihin en eski barına gidin ve mahzenlerde içki için. Ye Olde Cheshire Cheese adlı bu mekanda seçeceğiniz bira için barmenden tavsiye alın, eşinizle dostunuzla muhabbetinizi ederek içkinizi yudumlayın. Ya da Trafalgar Square’e yakın Sherlock Holmes Barı var, orasını da seçenekler arasında sunabiliriz. Sherlock Holmes bölgesinin en ünlü barlarından biri… Girdim demek için bile gidilir.