25.7 C
Istanbul
1 Ağustos 2026, Cumartesi

Londra Ulaşım Rehberi

İstanbul, İzmir ve dönemine göre Antalya’dan direkt biçimde Londra’nın 6 farklı havaalanına gitmek mümkün. İsterseniz Londra ulaşım rehberi içeriğimizde havaalanlarından kullanabileceğiniz tren ve ulaşım seçeneklerini anlatalım:

Heathrow Airport

heathrow-airport-londra

Londra metrosunu kullanarak Piccadilly hattı ile Londra merkeze 50 dakika içinde geçebilir ya da diğer hatlara aktarma yapabilirsiniz. Metro, 05:00 ile 23:40 arası açıktır. Bunun dışında otobüs, taksi ya da Heathrow Express ile de Londra merkezine ulaşım mevcut. Ama dikkat edin, Heathrow Ekspress hatlı trende Oyster kart geçerli değildir.

Gatwick Airport

gatwick-airport-londra

Gatwick Express, Southern ve Thameslink ile saatte üç ya da dört sefer olmak üzere Victoria bölgesine servisler mevcut. Ayrıca 24 saat çalışan otobüsler ile de Victoria bölgesine gider, 1 – 1,5 saat içinde ilgili bölgeye ulaşabilirsiniz.

Stansted Airport

stansted-airport-londra

Londra ulaşım rehberi içeriğine Stansted Airport’la devam edelim. Bu havaalanı Londra merkezden 56 km uzakta. Trenle 45 dakikada Liverpool Street durağına geçebilir oradan aktarma yapabilirsiniz. Söz konusu tren, 04:10 ile 23:25 arasında hizmet vermekte. Otobüsle gitmek isteyenler her 15 dakikada bir kalkan National Express’i tercih edebilir. Bu hat 24 saat çalışmakta olup 1,5 saatte sizi Victoria bölgesine götürür. Daha rahat gitmek isteyenler Havaş’ın İngiltere muadili olan EasyBus’ı tercih edebilir.

Luton Airport

luton-airport-londra

Thameslink veya East Midlands Trains trenleriyle 35 dakikada London Bridge bölgesine geçebilir, oradan aktarma yapabilirsiniz. Yine buradan Green Line, EasyBus ve National Express otobüsleriyle Gloucester Place bölgesine ulaşım mevcut. EasyBus ile de 1 saatte ilgili bölgeye varabilirsiniz.

London Airport

london-airport-londra

Londra havaalanından Docksland Light Railway ile 20 dakikada, şehrin en işlek yerlerinden biri olan Bank’e gitmeniz mümkün. Tabii bunun için Oyster kartlarınızı havaalanından temin etmeyi unutmayın.

Southend Airport

southend-airport-londra

Bu havaalanı Londra merkezin doğusundan 68 km uzaktadır. Abellio Greater Anglia tren servisi ile 1 saat içinde Liverpool Street bölgesine ulaşmanız mümkündür.

Havaalanına ulaştığınızda hemen bir Oyster Card temin etmeniz şiddetle önerilir çünkü Londra merkezde bulunan her yere metro ile ulaşabilirsiniz. Oyster Card da Londra merkezde otobüs ve metro için ulaşım kartı niteliğindedir. İlk aldığınızda 5£ depozit vermek durumundasınız fakat Londra’dan geri döndüğünüzde internet aracılığıyla bu miktarı alabilirsiniz. (10£ altına geri ödeme yapmıyor olabilirler, stratejik kullanın kartınızı). Londra içinde ulaşım ücreti, zone aktarmalarına bağlı olarak 2£- 3£  olarak değişiyor.

Londra Metro Hatları

metro-haritasi-londra

Londra’da yapacağımız en akıllı şey yürümek yerine fenomen haline gelmiş Londra metrosunu kullanmak olacaktır. Yani arka cebinizde metro haritası daima hazır bulunacak demektir bu. O zaman seyahatinizin ve Londra ulaşım rehberi içeriğimizin en dikkat çekmesi gerekenunsurlarından Londra metrosu haritamızı biraz inceleyelim.

Havaalanından, Oyster Card’ınızı aldıktan sonra hemen elde edebileceğiniz metro haritasında, 17 farklı çeşit hat gözükmektedir. Londra merkezi seyahat edeceğimiz düşünülürse en fazla 10 tanesini kullanacağımız bu hatlara referans eden renkleri takip ederek gideceğimiz durağı tespit edebiliyoruz. Renklerin birleştiği çizgiler, bu hat üzerinde birden fazla hattın işler olduğunu gösteriyor. Bazı duraklarda birden fazla renk de gözüküyor. Buradan da metro içinde yönergelere bakarak dikkatli olmamız gerektiğini anlamamız gerekiyor. Beklediğiniz peronda bulunduğunuz hatta dair gideceğiniz durakları içeren bir gösterge olacaktır. Durağınızı bu göstergelerden de teyit ederek gitmek istediğiniz metro istasyonuna ulaşabilirsiniz. Şunu da belirtelim; haritada durakların üzerinde sadece iki paralel kırmızı çizgi olarak markalanmışsa o, bu durağın National Rail’e ait olduğunu gösterir ki bu hatta Oyster Card geçmez. Artık her şeye dikkat çektiğimize göre, size bir tek “Gap”e dikkat etmek kalıyor. 🙂

Londra Kırmızı Otobüs Hatları

kirmizi-otobus-londra

Londra’ya gitmişken iki katlı otobüslere de binmeyi unutmayın. Şehrin ikonu haline gelmiş otobüslerin ulaşım bilgilerini de şu haritada bulabilirsiniz:

Londra Taksileri

taksi-londra

Tabii bir de Londra’yla özdeşleşmiş siyah taksi seçeneğimiz de mevcut. Taksiler, şehri klasik bir perspektifte gezmek için çok güzel bir seçenek. Fiyatları ise gittiğiniz yola göre değişiyor. Örneğin; Big Ben ve Tower Bridge arası 2,5 mile tekabül ediyor ki bunun fiyatı da yaklaşık 10 £ civarı bir şey. Tabii bu tarife gece 22:00’den sonra artıyor, buna dikkat edin.

Londra Alışveriş Rehberi

Londra, her bütçeye ve her tarza hitap eden alışveriş seçeneklerine sahip bir şehir. Her bölgenin kendine ait bir tarzı olması, giyim kuşam tarzlarına da yansıyor. Biz de Londra alışveriş rehberi hazırlarken, alışveriş açısından bol seçeneğiniz olacak ve farklılık gösterecek caddeler üzerinden yapalım dedik.

Oxford Street ve Bond Street 

(   Central   veya    Jubilee    hatları ile Bond Street İstasyonu ) Gezilecek yerlerde de yazmıştık. Londra alışveriş rehberi içeriğinde de yazalım. Burası Londra’da alışveriş denince akla gelen ilk yer. Sabahın ilk ışıklarından başlayarak dünyadan gelen binlerce turistin harıl harıl alışveriş yaptığını siz de göreceksiniz. Türkiye’den de tanıyacağınız markaların başka hiçbir yerde bulamayacağınız ürünlerini, bu cadde üzerindeki mağazalardan bulabilirsiniz. Bu cadde üzerindeki başlıca alışveriş merkezlerini inceleyelim:

Selfridges

selfridge-lonrda

Caddenin en nezih alışveriş merkezi. Eğer bütçeniz gerçekten iyiyse alt kattaki Wonder Room’a uğrayın -burada seçkin markaların mücevherlerini ve saatlerini satın alabilirsiniz -. Ayrıca iyi bir kot almak istiyorsanız, burada baya bir seçenek mevcut.

Topshop

topshop-londra

İngilizlerin ünlü markası, size geniş bir alışveriş seçeneği sunacak. 5 katlı bu mağazada, dönemin modasına uygun, oldukça tarz elbiseler bulacaksınız. Fiyatlar ortalama seviyesinde.

Primark

primark-londra

Biliyorsunuz ki sterlin ve türk lirası arasında baya uçurum var. Diğer mağazalarda bu farktan ötürü ucuz gözükebilen eşyalar hesap yaptığınızda baya pahalıya gelebiliyor. İşte bu farkı ortadan kaldıran yegane mekanımız Primark. Primark’ta pijamadan tutunda ceketlere kadar uygun fiyatlara göre her şeyi bulabilirsiniz. Yani biz deriz ki boş bavulunuzu alın, ihtiyacınız ne varsa buradan doldurun. Tabi bunu bilen nice insan da Primark’ı bütün gün boş bırakmamaktadırlar. Bu yüzden sabahın erken saatlerinde gidip, alışverişinizi erken bitirmeniz tavsiyemizdir.

Schuh

schuh-londra

Küçük bir mağaza olmasına rağmen gayet hoş ayakkabı seçenekleri bulabileceğiniz mağaza. Önemli ayakkabı markalarını içinde barındıran Schuh’ta fiyatlar Türkiye’dekinin neredeyse aynısı ama tarz olarak arada uçurum var denilebilir.

Regent ve Jermyn Street

(   Bakerloo   veya    Piccadilly    hattı ile Piccadilly Circus İstasyonu ) Piccadilly Circus meydanının karşısında klasik tarzda inşa edilmiş binaların arasında ışıltılı dükkanlara sahip cadde. Bu iki sokak, yaklaşık bir asırlık köklü mağazalara da ev sahipliği yapıyor. Ortanın yükseği gibi nitelendirebileceğimiz fiyatlara özellikle erkek giyim, T- shirt ve hediyelik eşya gibi seçenekler mevcut.

Carnaby Street

(   Bakerloo  ,   Central   veya    Victoria    hatları ile Oxford Circus İstasyonu ) Oxford ve Regent Street arasında bulunan bu sokakta, ülkemizde de aşina olduğumuz markaların mağazalarını bulabilirsiniz. Ayrıca alışverişe bir ara verip Kingly Court’ta bir şeyler yiyip stresinizi atabilirsiniz. Tahta masalarda, çeşitli ülke mutfaklarının olduğu restorantlarda içkinizi yudumlayarak biraz ayaklarınızı dinlendirebilirsiniz.

Covent Garden

(    Piccadilly    hattı ile Covent Garden İstasyonu ) Capcanlı sokağı ile ister mağazalardan ister tezgahlardan alışveriş yapabilir, isterseniz de elinize yiyecek alarak camekanlara bakıp gezinebilirsiniz. Alışveriş sevmeseniz de kalabalığın keyfini çıkarın. Caddenin karşısında, sizi içine çekecek Covent Garden Market’e girip sevdiklerinize ya da kendinize hediyeler alabilirsiniz. Yurtdışından telefon almak isteyenler için Apple Store’da büyük mağazasıyla burada mevcut.

İngiltere’den Uygun Fiyata IPhone almak

İngiltere’den IPhone almak, fiyat olarak gerçekten çok avantajlı. Eğer belli bir prosedüre uyduğunuzda zaten ucuz olan fiyat daha da ucuzlayabiliyor (2016 itibariyle Iphone 6s plus 700 £, vergi indirimi ile 630 £’ne kadar düşebiliyor). Şöyle ki; İngiliz vatandaşı olmamanız nedeniyle İngiltere içerisindeki alışverişinizde vergi ödemek zorunda değilsiniz. Yani ilk etapta satın aldığınız eşyanın vergisini, daha sonra ilgili merkezlere giderek tahsil edebilirsiniz. Bunun için ilgili kurum Global Blue. Global Blue merkezi Bond Street’de, Bond Street Metro İstasyonunun 150 m sağında kalıyor.(Currency & Exchange Ofisi). Şimdi bu prosedürü Londra alışveriş rehberi içeriğimiz içinde nasıl gerçekleştirebileceğinizi anlatalım.

  • Apple Store’dan telefonu aldınız. Eğer satıcı sizin turist olduğunuzu anlamazsa bu konuda fikir vermeyecektir. O zaman vergi ödemek istemediğinizi belirtin. Görevli size hangi evrakları göstereceğinizi ve prosedürün detaylarını anlatacaktır.
  • Aldığınız fiş, pasaportunuz ve diğer belgelerle Bond Street’in oradaki Global Blue ofisine doğru yol alın. Global Blue ofisinin açık olduğu saatlere dikkat edin ( Öğleden önce 8 – 12, Öğleden sonra 18 – 20 arası hizmet alıyor.) Büyük ihtimalle sıra olacaktır, zira Londra’dan alışveriş yapan bütün turistler burada beliriyor. Pasaportunuzu ve alışveriş bilgilerinizi gösterdikten sonra 3,5 £’lik işlem bedeli ödeyeceksiniz. Onlar da size hem geri ödemeyi yapacaklar, hem de elinize havaalanındaki gümrük ofisine verilmek üzere bir mektup sıkıştıracaklardır. Bu mektubu sakın kaybetmeyin çünkü ilgili mektubu mühürlettirmezseniz yurda döndükten bir iki ay içerisinde verilen miktarı kartınızdan çekeceklerdir.

Havaalanındaki İşlemler

  • Verilen geri ödemeyi Londra’da bir güzel yediniz, elinizde bavullar ve Global Blue’nun verdiği mektupla havaalanına geldiniz. Şimdi burada biraz uyanık olmak lazım çünkü Londra’da bazı havaalanlarında Custom Office (Gümrük Ofisi) varken bazılarında sadece bir posta kutusu olabiliyor. Bu yüzden havaalanında ilgili görevliye durumu belirtin. Eğer Custom Ofisleri varsa aldığınız cep telefonunuzu gösterin ve Global Blue mektubunu açılmayacak şekilde mühürlettirin. Eğer sadece bir posta kutusu varsa, polise kutunun gümrük işleri ile alakalı olduğunu teyit ettirin. Polis, mühürleme işlemini kendilerinin yapacağını söyleyecektir. Siz de mektubu kapalı bir şekilde kutunun içine atın.
  • Bu işlemleri yaparken, işlemin yapıldığına dair kanıt olarak bol bol kutunun veya ofisin fotolarını çekin. Çünkü, vergi iadesi konusunda İngiltere en sorunlu ülke ve yurdunuza döndüğünüzde büyük ihtimalle sorunla karşılaşabilirsiniz. Siz de olayın peşini bırakmayın, ilgili belge ve fotoğrafla prosedürü uyguladığınıza dair kanıtlar gösterin. Bu konuda Global Blue’nun Türkiye ofisine de danışabilirsiniz. Sizden parayı geri alsalar bile, olayın peşini bırakmayın, parayı mutlaka geri alacaksınız.

Knightsbridge Caddesi

(    Piccadilly    hattı ile Knightsbridge İstasyonu) Yaklaşık 160 yıldır, Londra’da lüks denince akla gelen alışveriş merkezi Harrods’un bulunduğu cadde. Ultra pahalı mücevherleri, parfümleri ve şık sunumları burada bulabilir eğer gücünüz yetiyorsa da alışveriş yapabilirsiniz. İçerisinde restoranların da bulunduğu Harrods’da biz durmaya bile korktuk ama Londra alışveriş rehberi içine katmadan duramadık. Siz de lüks nasıl bir şeydir diye merak ediyorsanız, içeri girin ve birbirinden şatafatlı ürünleri inceleyin, ambiyansın tadını çıkarın.

Camden Town

(   Northern   hattı ile Camden Town İstasyonu) Şehrin en eğlenceli kısmını Londra alışveriş rehberi içinde anlatmak bile çok eğlenceli, alışverişi siz düşünün. Sıradışı kostümleri ve en ucuz hediyelik eşyaları bulacağınız Camden Town’da, sokak lezzetlerini de tatmayı unutmayın. Üstelik alışveriş sadece giyimle de sınırlı değil. İsterseniz takılara bakın, halılara bakın, dövme yaptırın. Kendine has bu şehrin, kendine has dükkanları da mevcut. Mesela Cyberdog  adlı mekan trans ve elektronik müzik sevenler için bir mabet. Geleceğin dükkanı gibi tasarlanmış bu mağazada, çoğu UV içeren temalı, elbise, takı, ayakkabı ve oyuncaklar bulabileceksiniz. Eğer Vintage takılmak istiyorsanız Camden Lock Market’e de uğramalısınız. Müziğin, yemeğin ve alışverişin iç içe geçtiği bu mekanın keyfini sonuna kadar çıkarın, göz koyduğunuz ne varsa alın. Tabii seçenekler bu mekanlar ile sınırlı değil. Şehir içinde istediğiniz mağazaya girip göz atabilirsiniz, çünkü dükkanların tasarımları bile içine girip görmeye değer şekilde dizayn edilmiş.

Notting Hill

(     Circle    ,    District    veya   Central   hattı ile Notting Hill Gate İstasyonu ) Küçük, tatlı dükkanları ile daha çok salaş giyinenler için güzel seçenekler bulunduran alışveriş bölgesi. Özellikle Portobello Road Market ve civarındaki mağazalarda çok uygun fiyata, özgün kıyafetler satın alabilirsiniz. Genellikle tek fiyattan satılan giysilere iyice bir bakın, mutlaka beğeneceğiniz bir şey bulacaksınız.

İngiltere Vizesi

İngiltere Vizesi

ingiltere-vize

United Kingdom diye anılan Birleşik Krallık bölgesine giriş için İngiltere vizesi çıkarmanız gerekiyor. İngiltere vizesi ne yazık ki Schengen vizesinden farklı bir vize, yani Avrupa Birliği ülkelerine çoklu giriş hakkı veren Schengen vizenizle Birleşik Krallık’a giriş yapamazsınız.

Diğer vize süreçlerine benzemesiyle birlikte farklı olduğu noktalar da var İngiltere vizesinin. Öncelikle uzun bir başvuru formu doldurmanız gerekecek. Bu form, orjinalinde İngilizce olmakla birlikte başta belirtirseniz soruların çoğunun Türkçe versiyonları da geliyor.

Formu eksiksiz bir biçimde doldurduktan sonra randevu almanız gerekiyor. İngiltere vize işlemleri, Mecidiyeköy Profilo AVM içerisinde TLS Contact Center isimli bir aracı firma ile yapılıyor. Yani randevunuzu alınca İstanbul’da iseniz bu firmaya gideceksiniz.

Önemli noktalar şunlar: Schengen vizesindeki gibi ne kadar erken başvurursan o kadar iyi durumu İngiltere vizesi için çok da geçerli değil. Nedenine gelince; İngiltere, vizenizi, kabul edildiği tarihten itibaren verir, seyahat başlangıcınızdan itibaren değil. Dolayısıyla çok erken başvurursanız seyahatinizden sonra uzun bir süre kullanamazsınız. Tavsiyemiz, randevunuzu bir ay öncesine ayarlamanız yönündedir.

Diğer bir önemli nokta, bu vizenin geçerli olduğu yerler. İngiltere vizenizle Avrupa Birliği ülkelerine ve Günay İrlanda’ya giriş yapamazsınız. Vize geçerliliği, İngiltere, İskoçya ve Kuzey İrlanda için mevcuttur. Günay İrlanda’ya kısa süreli giriş için belli koşullar dahilinde kullanabilirsiniz, bu koşul da Birleşik Krallık sınırlarına, örneğin İngiltere’ye öncesinde bu vizeyle giriş yapmış olmanız.

Ücrete gelince, başvuru formunuzu doldurduktan sonra size iki seçenek sunuluyor, hemen online ödeme yapabilirsiniz ya da randevunuzdan önce herhangi bir zamanda ödemenizi tamamlayabilirsiniz. Tavsiyemiz ödemenizi hesap veya kredi kartından o anda ödemek ve ödeme onayının çıktısını almaktır, sonra randevuya kadar başka bir yük altında kalmazsınız. Zaten Türkiye başvurularında yalnız online ödeme yapabiliyorsunuz, sonraya bıraksanız bile. Ücreti en son 2016 Temmuz ayında başvurduğumuzda kişi başı 350-400 tl civarındaydı (87 İngiliz sterlini), biz 6 aylık vize için başvurduk. Vize sürenizi kendiniz seçebiliyorsunuz, ücret de bu doğrultuda değişiyor. Yani İngiltere vizesi çıkarsa en az 6 ay çıkıyor.

Gerekli Belgeler

Ödemenizi yapıp başvurunuzu tamamladıktan sonra aşağıdaki belgelerle beraber randevu tarihinizde Vize Başvuru merkezinin yolunu tutuyorsunuz:

-Başvuru belgenizin çıktısı

-Biyometrik Fotoğraf (Özel gereklilikler için siteyi kontrol edebilirsiniz, fakat fotoğrafçılar da biliyor)

-Ödeme onayınız

-Randevu onayınız

-Konsolosluk tarafından sizden istenen ek belgeler (Gelir durumunuzu, işinizi, hesap hareketlerinizi beyan ettiğiniz belgeler)

-Seyahat Sağlık Sigortası

Genel olarak süreç bu şekilde, kısa sürede pasaportunuzu almanız için dönüş yapıyorlar ve maddi ya da yasal anlamda bir kısıtınız mevcut değilse vizeniz çıkmış oluyor.

İngiltere Vizesi için gerekli belgelerin ve sürecin detayını aşağıdaki linkten takip edebilirsiniz:

https://www.gov.uk/government/uploads/system/uploads/attachment_data/file/408854

 

Londra’ya Ne Zaman Gidilir?

İlk başta söyleyelim; ne zaman giderseniz gidin, rahmet yağdığına tanık olacağınıza garanti verebiliriz, bu yüzden yanınıza kapşonlu üst ya da şemsiye almayı unutmayın. Yolculuğunuzu, yaz mevsiminde yapabileceğiniz gibi özel günlere de (Noel, Yılbaşı vs.) veya sizin özel günleriniz neyse ona denk getirerek gidebilirsiniz. Çünkü Londra şehri, romantik bir gezi için biçilmiş kaftan. Tavsiyemiz şudur ki; en azından Londra’ya ne zaman gidilir de festivale veya özel günlere denk gelinir diye inceleyip seyahatinizi ona göre düzenlemekte fayda var. Sürekli canlı olan bu şehirdeki belli başlı festivalleri biz size söyleyelim. Ama bir ara sokağa girip de bambaşka bir festival de siz keşfedebilirsiniz. Burası da böyle bir şehir işte…

londraya-ne-zaman-gidilir

Ocak

  • Burns Night: İskoç yazar Robert Burns’un onuruna, onun doğum günü olan 25 Ocak’ta kutlanılan festival. Londra’nın çoğu restoran ve barında özel etkinlik düzenlenir. Özellikle İskoç Whisky Bar’larında daha bir başka kutlanır diyorlar.
  • Yeni Çin Yılı Kutlamaları: Hâlihazırda Londra’nın meşhur Chinatown’ında ve Trafalgar Square’de kutlanır. Uzakdoğu kültürüyle haşır neşir olabileceğiniz bu kutlamalar ayın 28’i veya o civarda kutlanıyor.
  • Londra Kısa Film Festivali: Sanatseverler için güzel bir tecrübe içeren bu festivalin tam tarihleri ay içinde belli olur.

Şubat

  • Kanser Araştırmaları için Maraton: Kanser hastalarına dikkat çekmek için dondurucu soğukta yapılan maraton. Eğer 40 £’lik bağış yapıp İngiltere’nin tarihi yerlerini geçerek soğukta ben koşarım diyecek kadar isteğiniz varsa ve vücudunuzda bu dirayeti görebiliyorsanız, katılınız.
  • Pancake Günü: Dini temeli olan, insanların pancake yaptığı ve tükettiği festival. 28 Şubat ve 2 Mart arasında şehrin çeşitli yerlerinde bu festivale dair etkinlikler gözlemleyebilirsiniz.

Mart

  • Patrick’s Day: İrlandalıların geleneksel festivali. İrlanda yeşiline boyanan Londra sokaklarında geçit törenine katılabilir veyahut Irısh Publarda neşeli vakit geçirebilirsiniz. Mart’ın 17’sine en yakın pazar günü gerçekleşen bu festivalde geçit törenine de katılmayı unutmayın. Geçit töreni The Ritz’den başlayıp Piccadilly Circus, Trafalgar Square’den geçerek Whitehall’da sona eriyor. Eğer İrlanda’lıların tarzını seviyorsanız ve Londra’ya ne zaman gidilir diye plan yapıyorsanız, seyahatinizi bu aya denk getirebilirsiniz.

Nisan

  • George’s Day: İngiltere’nin ulusal günü kabul edilen bu günde Trafalgar Square’de çeşitlikli kutlamalar gerçekleştiriliyor. Kutlamalar, 23 Nisan’da gerçekleştiriliyor.
  • Paskalya: Çeşitli konserler, aile ve dini aktiveleri ile İngilizlerin ‘Easter Ruhu’nu hissedebileceğiniz gün. 10 – 20 Nisan arasındaki Cuma ve Pazartesi günleri kutlanır. Bu günler halk için de tatil günleridir.

Mayıs

  • Chelsea Çiçek Festivali: Dediklerine göre dünyanın en prestijli çiçek festivali. 23 – 27 Mayıs arası düzenlenen bu festivali, saatine göre 23£, 35£ gibi ücretler ödeyerek ziyaret edebiliyorsunuz.
  • Parlamento Açılışı: Londra’ya ne zaman gidilir de kraliçe görülür? İşte bu seremoni Kraliçe meraklıları için. Eğer Kraliçeyi görmek istiyorsanız, Buckingham Palace’dan Palace of Westminister’a kadar olan güzergahta en başta bulunan at arabasına dikkat edin. Kraliçe arabanın içinde size el sallayacaktır :).

Haziran

  • West End LIVE: Londra’nın göbeğindeki Trafalgar Square’de ünlü Brit grupların sahne aldığı müthiş bir festivale hazır mısınız? O zaman erkenden yer kapın çünkü bu festival bedava.
  • Kraliçe’nin Doğum Günü: Kraliçe’ciler için başka bir fırsat daha. Kraliçe – bando ve askeri geçişle beraber – onuruna düzenlenen uçak gösterilerini izlemek için diğer aile mensuplarıyla Buckingham Palace’ın balkonunda olacak, bizden söylemesi… Etkinlik ayın 17’sinde ama bilet almanız gerekiyor. 30£ olan bileti aldığınızda da giremiyorsunuz çünkü kurayla seçiyorlar sizleri.
  • Taste of London: Ayın 14 ve 18’inde gerçekleşen dünyaca ünlü yemek festivali. Her yıl yaklaşık 55,000 kişinin katıldığı festivalde Londra’nın en iyi aşçıları hünerlerini sergiliyorlar. Festival, Black Street Station metro istasyonu ile ulaşabileceğiniz Regent’s Park’ta gerçekleşiyor. Giriş ücreti 15£. İsteyenler daha tuzlu fiyatları içeren şampanyalı paketleri tercih edebilirler.

Temmuz

  • Wimbledon Tenis Turnuvası: Tenis meraklıları için Londra’ya ne zaman gidilir sorusunun cevabı çok belli. Grand Slam’in bir ayağı olan bu tenis organizasyonunu bilmeyen yoktur. Normal bir vatandaş olarak izlemek için kuralara girebilirsiniz ama gideceğiniz maçın tarihini ve zamanını siz belirleyemiyorsunuz. Yine de ortamı teneffüs etmek, içkinizi içip heyecana ortak olmak için çok güzel bir etkinlik. Tenis kortlarına Wimbledon Park Station (District Line) metro istasyonu ile ulaşabilirsiniz.
  • Pride in London: LGBT örgütlerinin dans, sinema ve tiyatro gibi etkinliklerini sergilediği yürüyüş. Trafalgar Square’da renkli gösteriler ile kalabalığın coşkusunun tadını çıkarabilrsiniz.

Ağustos

  • Notting Hill Festivali: Karayip kültürüne ait eğlence anlayışını ortaya koyan coşkulu festival. Ağustosun 27 ve 28’inde gerçekleşen bu festivalde renkli kostümlü dansçıların yürüyüşüne tanıklık edecek ve müziğin keyfini çıkaracaksınız. Festival ücretsiz ve katılmak için sadece Notting Hill’e gitmeniz gerek. Central, Circle veya District metro hatlarıyla Notting Hill Gate metro istasyonuna ulaşabilirsiniz. Festival alanı çok kalabalık olduğundan bazen metro seferleri durdurulabilir.  Çantaya ve cüzdana da dikkat edin, zira çalıp çırpmak öyle Karayip kültürüne ait değil!
  • Film4 Açık Hava Sineması: Klasik, festival veya yeni çıkan filmleri açık havada seyretmek çok zevkli bir deneyim olabilir, değil mi ?. Bunun için yapmanız gereken şey sadece Somerset House’a gitmeniz. Somerset House’a Temple Station istasyonuna giderek varabilirsiniz. (Circle veya District hattı ile). Londra’da, büyük ekranda güzelce film keyfi yapın.

Eylül

  • MERGE Bankside Performans Günleri: Sanat, müzik ve komedi etkinlikleri ile dolu bir hafta… Blackfriars ve London Bridge arasında gerçekleşen etkinlikleri öğrenmek için bir program alın ve günleri not edin. Bu etkinlik, Eylül’ün ilk haftasında gerçekleşiyor.
  • Londra Moda Haftasi: Moda meraklıları Londra’ya ne zaman gidilir çok iyi bilirler. Şehrin alışveriş hareketliliğini tatmak isteyenlerin ayın 25’ine kadar süren moda etkinlikleri için Saatchi Gallery’e gitmesi önerilir. Bronz, Gümüş ve Altın kategorili biletler 20£’den başlayan fiyatlarla talepkarlara sunuluyor. Saatchi Gallery’e en yakın ulaşım, Sloane Square metro durağından sağlanmaktadır. (Circle ve District metro hattı)

Ekim

  • Londra Kokteyl Festivali: Kokteyl sevenler için güzel bir deneyim. 10£’e alacağınız bileklikle çeşitli kokteylleri deneyebilirsiniz. Etkinlik bu yıllar Old Spitafields Market’te gerçekleşiyor. Aldgate East metro durağına gelerek buraya varabilirsiniz.( District veya Hammersmith & City hattı ile ulaşılabilir)
  • Çikolata Festivali: Birbirinden güzel kekleri, tatlıları, dondurmaları tadabileceğiniz güzel bir etkinlik daha. Gitmeden önce internet sitelerinden biletler için fırsat kovalamayı ihmal etmeyiniz. Söz konusu festival, Olympia yerleşkesinde, buraya da Kensington (Olympia) metro durağına (District hattı) giderek ulaşabilirsiniz. Bilet fiyatları yetişkinler için 12.5£’dir.
  • Afrika Günleri: Ayın 15’inde Trafalgar Square’da gerçekleşen gösterilerde afrika kökenli insanların coşkulu kültürlerini tecrübe edinebilirsiniz.

Kasım

  • Bonfire Night: “Remember, remember the fifth of November”… V for Vendetta filminden alıntı yapılan bu replikleri mutlaka hatırlıyorsunuzdur. Adamlar da parlemento binasını havaya uçurmayı planlayan Guy Fawkes’ı lanetle anmak yerine, onuruna havai fişek gösterileri düzenliyorlar. Ayın 5’inde, Londra’nın çeşitli alanlarından bu gösterileri izlemek de bize düşüyor. Bu gösterinin keyfini yaşamak için bulunduğunuz yere göre bazı yerler tavsiye edelim de daha güzel izleyin:

Londra’nın merkezinde iseniz: Battersea Park veya Soutwark

Londra’nın güneyinde iseniz: Crystal Palace Park

Londra’nın kuzeyinde iseniz: Alexandra Palace, Brent veya Harrow

Londra’nın doğusunda iseniz: Blackheath veya Waltham

Londra’nın batısında iseniz: Bishop’s Park veya Wimbledon Park

  • Buz Pateni: Diğer Avrupa şehirleri gibi Londra’ya ne zaman gidilir sorusunun en kesin cevabı belli. Tabii ki Christmasta. Christmas yaklaşınca Londra’nın merkezi yerlerine hemen kurulur buz pistleri. Kasım ve Aralık ayında aşağıda belirttiğimiz yerlerdeki pistlere gidip kaymayı, en azından denemeyi düşünebilirsiniz:
  • Hampton Court Place (South West Treni ile Hampton Court durağı)
  • Somerset House (Circle veya District Line ile Temple Station)
  • Natural History Museum (Circle, District veya Piccadily hattı ile South Kensington İstasyonu)
  • Westfield London (Circle veya Hammersmith & City hattı ile Shepherd’s Bush Market İstasyonu)

Not: 2016’da yapılması planlanmıyor ama bazı seneler London Eye’da da açık hava buz pisti kuruluyor. Fakat aynı yerde eğlenceli kış mevsimi etkinliklerinin olacağı söyleniyor, bizden söylemesi.

Aralık

Büyük Pudding Koşusu: Yarışmacıların, ellerinde tabaklarla, pudinglerini, garip kostümlerle taşıyarak varış noktasına ulaştırdığı koşu. 3 Aralıkta gerçekleşen bu geleneksel koşuda toplanan bütün hasılat kanser araştırmalarına gidiyormuş. Pudding Koşusu Covent Garden’da (Piccadily Hattı ile Covent Garden İstasyonu) gerçekleşiyor.

Christmas ve Yeni Yıl Kutlamaları: Christmas’ın dini bir olgu olması sebebiyle London sokaklarının daha sakin olduğu söylenir ama yılbaşı kutlamaları için aynı şeyi söylemek mümkün değil. Havai fişekli kutlamalar, sokakların büyüsü, geçit törenleriyle kutlamalar, eğer yılbaşında Londra’da olacaksanız, sizi bekliyor. Yine yukarıda belirttiğimiz mekanlarda buz pateni yaparak bu günün keyfini çıkarabilirsiniz. Bu arada şunu da söylemek gerekir, yılbaşında havai fişek kutlamaları maalesef biletli. Londra belediyesinin internet sitesinden bilet fiyatları ve lokasyonlar hakkında bilgi edinebilirsiniz.

Londra’da Nerede Kalınır?

Londra diğer Avrupa şehirlerine göre çok büyük ve birden fazla merkeze sahip. Eğer Thames nehrini görmeden uyuyamam demiyorsanız, Londra’da nerede kalınır sorusuna en iyi yanıtı bulmak için en önemli kriter kalacağınız yerin metroya yakınlığı olacaktır. Seçtiğiniz otelin en yakın metro istasyonuna uzaklığını iyi belirleyin. Zaten kendinizi metroya attınız mı gidilmeyecek yer yok gibi.

londrada-nerede-kalinir

Konaklama Seçenekleri

Kalacak yer konusunda ücret tabii ki en önemli faktör. Londra’nın pahalı bir şehir olması, üstüne ücretinizi £ üzerinden ödeyeceğinizi de düşünürsek kalacak yer konusunda iyi bir miktar para ayırmalısınız. Bu miktarı hafifletmek için önceden rezervasyon yaptırmanız kesinlikle önerilir. Hele ki Christmas gibi özel günlere denk gelecek şekilde Londra’da nerede kalınır diye bakınıp, seyahat planınızı ayarlamamışsanız, yer bile bulmakta güçlük çekebilirsiniz. Bu yüzden ilgili otel rezervasyon sitelerine erkenden bakın, eğer bulabiliyorsanız sonradan ödemeli seçeneklerden birine rezervasyon yaptırın.

Şimdi bütçenize göre nasıl opsiyonlar izleyebilirsiniz ona bakalım. Eğer durumunuz iyiyse ve balayı, kutlama gibi sebeplerle Londra’ya seyahat edecekseniz,  şehrin ambiyansını içinde barındıran caddelerdeki otel seçeneklerine bakabilirsiniz. Bu otel seçeneği, Trafalgar Square yakınındaki Strand caddesi üzerinde, Big Ben ve Westminster Sarayını görecek şekilde St. James Park üzerinde olabilir. Eğer orta düzeyde bir bütçeye sahipseniz, merkezi yerleri baz alarak karar verin. Örneğin, Tower Hill, Notting Hill veya Camden Town  taraflarında, metroya yakın konaklama seçeneklerine bir göz atın deriz. Eğer ben kalacak yere fazla para veremem, zaten sabah kruvasan akşam ucuz çin yemeği takılacağım diyenlerdenseniz, şehir merkezinden biraz uzakta kalmak durumunda kalacaksınız. Çoğu göçmenlerin sahip olduğu hotellerde yer bulacaksınız belki ama siz yine de metro hattından kendinizi uzaklaştırmayın. Mesela Wembley tarafında güzel ve ucuz seçenekler bulabilirsiniz.

Biraz da şehrin güvenliğinden bahsedelim. Çok fazla göçmen insan olması ve yaşayan insanların dünyanın dört bir tarafından gelmesinden dolayı çok kültürlü bir dünya şehridir Londra. Kültür yelpazesinin bu kadar geniş olmasından dolayı çok farklı milletten insanlarla karşılaşabilirsiniz. Bu sizi korkutmasın. Londra dünyanın en güvenli şehirlerinden biridir. Bu yüzden kalacağınız lokasyonda garip tipler görebilirsiniz ama korkmanızı gerektirecek bir durum yok. Rahatça gezip, istediğiniz zaman otelinize girebilirsiniz.

Londra Gezi Notları ve Şehir Yorumları

Kendine has; kültürü her köşesine saçaklanmış; aşırı mütevazı olması sebebiyle biraz da kibirli, çok klasik ve bu yüzden çok farklı bir dünya başkenti Londra. Simgeleriyle bütünleşmiş temiz sokaklarıyla kendinizi çok fazla turist hissedeceğiniz bir kente geldiniz. Şunu söyleyebiliriz ki bu kentte gideceğiniz çok yer, göreceğiniz çok şey var ve biz de sizi Londra gezi notları ve şehir yorumlarıyla gezinizi nasıl planlamanız gerektiği hakkında yardımcı olmaya çalışacağız. Neyse ki gidebilmeniz için anlaşılabilir ve rahat bir ulaşım ağı, görebilmeniz için de güzel konumlandırılmış yerler olacak. Şunu meraklılarına belirtelim, çoğu ulusal müzeye bedavadan girecek, kalabalık olan yerlerde de rahatça gezebileceksiniz.

Geziyi Planlama

Şimdi, Londra gezi notları kağıtlarımızı biraz karıştıralım ve gezimizi nasıl planlayabiliriz ona bakalım. Şehir Roma, Amsterdam gibi diğer başkentlere nazaran yürüyerek gezmek için çok büyük. Mesela, Big Ben’i gördüm bir de London Bridge’i göreyim derseniz yaklaşık 4 km yol yürümek durumunda kalacaksınız. O yüzden, bölge bölge ayırarak gezin, neye vakit ayırmak istediğinize öyle karar verin. Böylesi çok daha uygun olacaktır. Mesela bugünümü alışverişe harcayacağım diyorsanız Oxford Street civarına gidebilir, yorulan bedeninizi caddenin sonundaki Hyde Park’ta dinlendirebilirsiniz. Ya da geleneksel yemekler yiyip, hediyelik eşya alayım diyorsanız Camden Town’a gidebilirsiniz. Londra’nın her yanına gitmeye tabii ki özen gösterin, bunu yaparken de şehrin Thames nehriyle ayrılan her bölgesinden diğer yakayı izlemeyi unutmayın.

Eminiz ki siz de diğer şehirlerde gittiğiniz gibi şehrin mirasını sergileyen müzelere gitmek istiyorsunuzdur. O zaman Kensington bölgesinde zaman geçirir oradan ışıltılı dükkanları ya da opera salonlarını görmek için Leicester bölgesine geçersiniz. Şehrin genel havasını teneffüs edeceğiniz Leicester’da ışıklarla dolu capcanlı caddeleri gezebilir, oradan Soho’ya geçip en güzel Meksika veya İtalyan restoranlarında yemek yiyebilirsiniz. Veya nehir kıyısına doğru inip, parkta oturarak Big Ben’i seyredebilir, köprüden karşıya geçerek London Eye’a binip manzaranın keyfini çıkarabilirsiniz. Arada  London Bridge’e  gider, nehir ile bu büyülü köprüyü aynı kareye sığdırarak fotoğraf çektirebilirsiniz. Fiyatı makul, güzel elbiselerle ülkeme döneyim dersiniz, Primarka uğrarsınız. Gürültüden sıkılıp Hyde Park’ta sandal keyfi yapıyım da diyebilirsiniz. Hepsi bu şehirde mevcut. 🙂

 

Londra’da Gezilecek Yerler

Londra büyüklüğünden dolayı gezilmesi gayet meşakkatli bir Avrupa şehri. Bu yüzden şehri bölge bölge ayırdık ve Londra’da gezilecek yerler rehberimizi hazırlamaya çalıştık. Böylece daha kolay gezip, gezilecek yerlerden mahrum kalmayacağınızı düşünüyoruz.

Westminster Bölgesi

Big Ben

big-ben-londra

(   Circle      District     veya     Jubilee     hatları ile Westminster Durağı) Maketini gördünüz, dil kursu reklamlarında resimlerini gördünüz, çikolatasını bile gördünüz. Artık gerçeğiyle yüzleşme zamanı. Londra denince akla tabii ki Big Ben geliyor. Big Ben, uzaktan belki fotoğraflarda gördüğünüz gibi olabilir ama arkasına Westminister Sarayını aldığında ve yanına gittiğinizde bu yapının görkemini anlayacaksınız. Britanya’nın ve Londra’nın en meşhur simgesinin adı 2012’de Elizabeth Tower olarak yeniden isimlendirildi. Big Ben ismi, kulenin içindeki çanın adı olsa da zamanla yapıya da yapışmış. 1859’da kurulan bu ikonik yapıyı fotoğraflayabilmek isterseniz Parliament Square Garden’a geçebilir, ya da nehri sırtınıza alarak bu yapıyı izleyebilirsiniz. Bu arada yapı 2017’nin başlarından itibaren tadilata girecek. 3 yıl boyunca tadilat halinde kalacak bu yapıdan mahrum kalmamak için gideceğiniz tarihleri dikkate alın derim.

Parlemento Binası

parlemento-binasi-londra

(     Circle    ,    District    veya    Jubilee   hatları ile Westminster İstasyonu) Westminster Palace olarak diye de anılıyor. Big Ben’in bağlı olduğu, Thames Nehri’ni kucağına alan, daha da hatırlamazsanız V for Vendetta filminin son sahnesinde patlatılan bina. İçine girip, Britanya tarihine ait önemli devlet adamlarının tablolarını ve heykellerini görebilirsiniz. Bilet fiyatları yetişkinler için 18 £ – 25 £ arasında değişiyor. Tabii dışarıdan görkemini izlemek daha bir keyifli. En iyi şekilde nehrin karşı tarafından veya tabii ki içine girerseniz London Eye’dan keyfini çıkarabilirsiniz.

Westminster Abbey

westminster-abbey-londra

 (     Circle    ,    District    veya   Jubilee   hatları ile Westminster İstasyonu) İngiliz tarihini içeren dizileri izlemeyi seviyorsanız mutlaka bir manastır ziyaret etmelisiniz. Westminster Manastırı da bunun için güzel bir alternatif olabilir. Onca kral ve kraliçenin uğrak yeri olan bu manastıra giriş ücreti 20 £ ve sesli tur da bu fiyatın içinde. Jeremy Irons’ın sesinden yapının ayrıntılarını dinleyebilirsiniz yani.

Waterloo Bölgesi

London Eye

london-eye-londra

(   Bakerloo  ,    Jubilee   ,   Northern   Waterloo & City  hatları ile Waterloo İstasyonuAbartıldığı kadar olmasa da Londra’yı 135 metre yukarıdan izlemek, Big Ben’i şehir manzarasıyla birleştirmek istiyorsanız bu ünlü dönme dolaba binebilirsiniz. Güzel vakit geçirtiyor ama pahalı olması, baya bir sıra bekleyecek olmanız ve çoluk çocukla curcunayla izlemek zorunda olmanız sebebiyle biraz tadınız kaçabilir. Yaklaşık 1 saat süren bu etkinlik için 22,5 £ ödemeniz gerekiyor. Zamanınız ve paranız varsa bindim diyebilmek için girin. Ama sabah vakitlerinde çok sıra oluyor, akşamüstü sıranın seyreldiği bir zaman giderseniz sizin için daha zaman kazandırıcı ve güzel olur.

London Aquarium

london-aquarium-londra

(   Bakerloo  ,    Jubilee     Northern  ,  Waterloo & City  hatları ile Waterloo İstasyonu) Denizdeki hayatı merak edenler girebilir ama çok da bir şey vaat ettiği söylenmez. London Eye’ın hemen bitişiğinde.

Wonderground

wonderground-londra

  Bakerloo      Jubilee    ,   Northern   Waterloo & City  hatları ile Waterloo İstasyonu) London Eye’ın biraz ilerisindeki, çeşitli etkinliklerin düzenlendiği panayır. Burada sihirbazlık gösterileri, konserler gibi hoş etkinliklerle karşılaşabilirsiniz. Ya da içerideki tahta masalara oturup, bir yandan içkinizi içebilir, bir yandan da waffle’nızı yiyebilirsiniz.

Tower Hill Bölgesi

Tower of London

tower-of-london-londra

(     Circle     veya    District    hatları ile Tower Hill İstasyonu) Biliyorsunuz ki Britanya tarihi işkenceler, taht kavgaları ve entrikalarla dolu. İşte Londra Kalesi, bu bahsettiğimiz trajik olayların çoğunun gerçekleştiği yerdir. Londra köprüsüne bitişik, sıralı kalelerin oluşturduğu bu alanda saray mücevherlerini ve zindanları ziyaret edecek, Anna Boleyn ve protestan veya katolik din adamlarının halkın önünde idam edildiği mekanlara tanık olacaksınız. Londra kalesine giriş 22,5 £.

Tower Bridge

tower-bridge-londra

(     Circle     veya    District    hatları ile Tower Hill İstasyonu) Londra’nın bence en estetik yapısı. Okuduğunuz o bütün masallarda geçen prenses kalelerinin esinlendiği bu köprünün her yeri fotoğraf çekilmek için yapılmış adeta. İster nehirle beraber keyfini çıkarın, ister yukarısına çıkıp cam tabanda heyecanı yaşayın veyahut köprüyü geçin, çimlere oturup dans eden insanları izleyin. Ama Londra’ya gelmişken burayı mutlaka görün. Yukarıya çıkmak 9 £, fakat camdan yapılma tavanda yürümekten başka bir heyecan içermiyor.

Potters Fields Park

potters-fields-park-londra

(     Circle     veya    District    hatları ile Tower Hill İstasyonu) Londra köprüsüne geçtikten sonra, köprünün tadını çıkarmak istiyorsanız burada çimlere serilin. Hem köprüyü arkanıza alarak fotoğraf çektirebilirsiniz, hem de çimlerde dans eden insanları keyifle izleyebilirsiniz. Nehir boyunca açık olan barlardan Fish&Chips de yemeyi unutmayın. Nehir kenarından London Bridge’a doğru gezinti de yapabilirsiniz.

HMS Belfast

hms-belfast-londra

(     Circle     veya    District    hatları ile Tower Hill İstasyonu) Nehrin ortasındaki savaş gemisi. Hem restoran hem de müze olarak kullanıyor. Londra’nın en güzel bölgesine neden böyle bir ucube koymuşlar anlamış değiliz ama savaş zamanlarının denizaltılarını konu edildiği bir müze olduğunu öğrendik. Biletleri 14,5 £ falan, hiç değmez gibi geliyor ama yorumlarınızla değiştirin fikrimizi.                                       

Leicester Bölgesi

Trafalgar Square

trafalgar-square-londra

(   Bakerloo   veya   Northern   hatları ile Charing Cross İstasyonu) Gelelim Londra’nın en işlek kısımlarına… Trafalgar Meydanı, aslanlı heykelleri bulunduran kaldırımlarıyla insanların doluştuğu bölgeye verilen isim. Festivaller kısmında da belirttiğimiz gibi neredeyse bütün festivaller burada yapılıyor ve çoğu zaman burada bir etkinlik de var. Siz de bu meydanda oturup insanları izleyebilirsiniz. Ya da meydanı saran meşhur Londra müzelerini ziyaret edebilirsiniz. Eğer Chrismasta orada olursanız büyük bir Noel Ağacı da sizi bekliyor olacak.

National Gallery

national-gallery-londra

(   Bakerloo   veya   Northern   hatları ile Charing Cross İstasyonu) Trafalgar Meydanındaki müzelerden biri. Orta çağdan başlayarak günümüze kadar ulaşmış çeşitli eserleri içinde bulundurmakla birlikte bazı zamanlar özel etkinlikler de düzenlenebiliyor. Rönesans döneminin ünlü ressamları Leonardo da Vinci ve Botiçelli’nin resimlerinin yanı sıra Rembrant ve Van Gogh’dan eserler de burada mevcuttur. Müzeye giriş ücretsizdir.

National Portrait Gallery

national-portrait-gallery-londra

(   Bakerloo   veya   Northern   hatları ile Charing Cross İstasyonu) Tamamıyla portrelerden oluşan tablo müzesi. Britanya ve Londra tarihinde söz sahibi olmuş isimlerin çoğunun portrelerini ve fotoğraflarını bu müzede bulabilirsiniz. Ayrıca çeşitli zamanlarda, çeşitli etkinliklerle de müze canlı tutulmaya çalışılıyor. Müzeye giriş ücretsizdir.

Leicester Square

leicester-square-londra

(   Northern   veya     Piccadilly    hatları ile Leicester Square İstasyonu) Trafalgar meydanından sağa kıvrıldığınızda Charing Cross caddesini göreceksiniz. Buradan yürüdüğünüzde karşınıza restoran ve sinemaların bulunduğu capcanlı bir meydanla karşılaşacaksınız. Leicester Meydanı, sokak gösterileri ve sinemalarının ışıklarıyla işte böyle kendini belli edecektir. Restoranlarda oturabilir, hatta sinemalarında dünya prömiyerlerini yakalama fırsatı bile bulabilirsiniz. Meydanın sonundaki M&M’s World’de de girmeyi unutmayın. Burada kendinize M&M karışımları yapabilir, yaratıcı şekilde tasarlanmış oyuncaklar satın alabilirsiniz. Bu arada meraklısına da söyleyelim buradaki kumarhaneler de oldukça meşhur ve güvenli.

Chinatown

chinatown-londra

(   Northern   veya    Piccadilly    hatları ile Leicester Square İstasyonu) Leicester Meydanı’nın hemen arkasındaki küçük çin şehri. Burada uzak doğu motifli kapılardan geçip, Çin ve diğer uzak doğu mutfaklarından yemekler deneyebilirsiniz. Ya da seyahatinizin yorgunluğunu gidermek için uzak doğu masaj salonlarına uğrayabilirsiniz.

Regent Street

regent-street-londra

(   Bakerloo   veya    Piccadilly    hatları ile Piccadilly Circus İstasyonu) Leicester Square bitiminde, dev televizyon ekranlarının karşısındaki sokak. Ünlü markaların mağazalarının bulunduğu bu sokakta alışveriş yapabilirsiniz.

Shaftesbury Ave

shaftesbury-avenue-londra

(   Bakerloo   veya    Piccadilly    hatları ile Piccadilly Circus İstasyonu) Leicester Square bitiminden sonraki ilk sağdan girerek bu caddeye ulaşabiliyorsun. Nostaljik tarzda yapılmış binaların arasından gezerek mağazalara bakınabilirsiniz. Eğer fırsatınız olursa bu cadde üzerindeki tiyatro salonlarından birine girip, müzikal izlemenizi tavsiye ederiz. En kötü koltuklar 25 £’den başlıyor ama büyük ihtimalle bu koltuklardan gösteriyi izlediğinizde gösteriden bir şey anlamayacaksınız. O yüzden iki üç kademe üstü koltukları tercih etmeniz iyi izlemeniz için daha faydalı olacaktır.

Soho

soho-londra

(   Bakerloo   veya    Piccadilly    hatları ile Piccadilly Circus İstasyonu) Shaftesbury Caddesinden herhangi bir sola döndüğünüzde Soho bölgesine girmiş olursunuz. Bu bölgede gay barlar, birbirinden kaliteli restoranlar ve Irısh Pub’lar bulunmaktadır. Tavsiyemiz, buradaki restoranlardan İtalyan veya Meksika mutfağını kesinlikle tatmanız zira Londra’nın en iyi restoranları burada. Sokakları gezip, yeni yerler keşfetmeye bakın.

Covent Garden

covent-garden-londra

(    Piccadilly    hattı ile Covent Garden İstasyonu) Şehrin canlı alışveriş merkezlerinden biri olan Covent Garden’daki atmosfer Oxford Street’den daha fazla sizi içine çekecek. Sizi boğmayacak bu bölgede yeme-içme ihtiyaçlarınızı da giderebilirsiniz. Eğer memleketinizden daha uygun fiyata telefon almak istiyorsanız IStore da burada mevcut.

Müzeler (Kensington Bölgesi)

Natural History Museum

national-history-museum-londra

(     Circle       District    veya    Piccadilly    hatları ile South Kensington İstasyonu) Bir yapı olarak çok güzel gözükmesine rağmen, içerik olarak yetişkinlerden çok çocuklara hitap ediyor diyebiliriz. İçerisinde fosillerden ve dinozorlardan başlayarak canlıların gelişmesine, anatomi yapısına dair interaktif bir dünya kurulmuş diyebiliriz. Eğer giderseniz size hitap edebilecek Darwin Centre’a gidin. Darwin Centre’da yüzlerce türe ait örnekleri, orada bulunan laborantlarla beraber inceleme fırsatı bulabilirsiniz.

Victoria and Albert Museum

victoria-and-albert-museum-londra

(     Circle    ,    District    veya    Piccadilly    hatları ile South Kensington İstasyonu) İçerisinde Britanya ve diğer uygarlıkların eserlerini barındıran Londra’nın ünlü sanat ve dizayn müzesi. Bu müzede geçmişten günümüze kadar gelmiş el yapımı aletleri, eski yunan, roma heykelleri, kemerleri veya günümüze kadar gelişmiş moda tarzını inceleyebilirsiniz. Müze, ücretsiz olsa da bazı interaktif kısımlar için ücret ödemeniz gerekebilir. Ayrıca bahçesine de çıkmayı unutmayın. Eğer yer bulursanız farklı dizayn edilmiş koltuklarda oturup, havuzda oynayan çocukları seyredebilirsiniz.

Science Museum

science-museum-londra

(     Circle    ,    District    veya    Piccadilly   hatları ile South Kensington İstasyonu) Natural History Museum’un hemen arkasındaki yapı Londra Bilim Müzesi olarak geçiyor. Teknolojiyi ilk elden hissetmek ve büyülenmek için oldukça elverişli bir müze. Uzay meraklıları için Apollo 10 da hazır tutulmuş müzede. Müzeye giriş ücretsiz fakat 3D etkinlikleri özel ücrete tabiidir.

British Museum

british-museum-londra

(    Piccadilly    hattı ile Russel Square İstasyonu) Biliyorsunuz ki İngiltere zamanının güneş batmayan imparatorluklarındandı. Bu yüzden dünya üzerinde eli değmediği yer yok diyebiliriz. İşte burası, bu mirastan kalan eski Mısır, Uzak doğu, orta doğu, Anadolu ve hatta Eskimo uygarlıklarından  bütün eserleri toplayıp modern tarz mimarisi ile harmanlandığı müze oluyor. Gidince sizde dünyada bu kadar kapsamlı müze yoktur diyeceksiniz. Dünyanın en ünlü nesnelerinden biri olan Rosetta Stone’u görebilir, en üst kata çıkıp hala çürümemiş mumyalar hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz. Hiçbir şeyi kaçırmamaya özen gösterin, özellikle mumyalar çok ilginç.

British Museum diğer müzelere nazaran daha farklı yerde konuşlanmıştır. Bu müze için ayrı zaman ayırabilirsiniz. Müzeye girişler ücretsizdir.

Knightsbridge Caddesi

knightsbridge-caddesi-londra

(    Piccadilly    hattı ile Knightsbridge İstasyonu) Çeşitli elçilikler ve güzel tasarımlı binalar ile kalabalığa karışın. Lüksün bile ucuz kaldığı alışveriş merkezi Harrod’sda belki bir gün alırım diye mücevherleri, takıları inceleyin, en azından gördüm demiş olursunuz.:)

King’s Cross Bölgesi

Platform Nine and Three-Quarters

platform-nine-and-three-quarters-londra

(     Circle     Hammersmith & City   Metropolitan  ,   Northern     Piccadilly     veya      Victoria     hatları ile King’s Cross St. Pacras London Station İstasyonu) British Library’e gitmeden önce eğlenceli vakit geçireceğiniz bir yere götürelim sizi. “Platform Nine and Three-Quarters”, meraklılarının da bildiği üzere Harry Potter’ın Hogwart’sa giderken içinden geçtiği tren platformu. Siz geçemeyecek olsanız bile burada geçiyormuş gibi fotoğraf çektirebilirsiniz. Ayrıca Harry Potter film serilerine ait hediyelik bir sürü eşya da burada sizi bekliyor. Not: Fotoğraf sırası için baya bir beklemeniz gerekecek. Ayrıca eşinizi, dostunuzu havada çekmeyi unutmayın yoksa zılgıt yersiniz, ben yaptım siz yapmayın.

British Library

british-library-londra

(     Circle    ,  Hammersmith & City   Metropolitan  ,   Northern     Piccadilly     veya      Victoria     hatları ile King’s Cross St. Pacras London Station İstasyonu) Gördüğünüz diğer kütüphanelere göre daha modern aktiviteler içeren bir kütüphane burası. Bu kütüphane, yılın her zamanında bir tema üzerinde araştırma sunup, sizlerle paylaşıyor. Mesela biz gittiğimizde 70’ler Punk koleksiyonu ile ilgili bir çalışma söz konusuydu. İsterseniz shop kısmına gidip yeni İngiliz yazarların kitaplarını inceleyebilir, Shakespeare’in eserlerini buradan temin edebilirsiniz.

Oxford Bölgesi

Oxford Street

oxford-street-londra

(   Central   veya    Jubilee    hatları ile Bond Street İstasyonu) Geniş caddesi ve birbirinden büyük AVM’leri ile Londra’nın alışveriş sektörünün kalbinin attığı cadde. Siz de mağazalara girmekten çekinmeyin, ihtiyacınız olan bir şeyler varsa buradan karşılayın. Özellikle Primark’a girmenizi tavsiye ederiz. Burada her türlü giysiyi uygun fiyata bulabilirsiniz. Primark baya bir kalabalık olacağından sabah gitmenizi tavsiye ediyoruz. Ayrıca ayakkabı sevenler Schuh mağzasına uğrayabilir. İsterseniz burada bulunan küçük büfelerde, atıştırmalık, ayak üstü bir şeyler de yiyebilirsiniz.

Marble Arch

marble-arch-londra

(   Central   hattı ile Marble Arch İstasyonu) Oxford Street’i boylu boyunca yürüyüp bitirdiğinizde göreceğiniz, Hyde Park’a girmeden bulunan mermer kemer. Bizce estetikten yoksun bir yapı öyle meşhurluğu da yok hani.

Speaker’s Corner

speakers-corner-londra

(   Central   hattı ile Marble Arch İstasyonu) Hemen Marble Arch’ın ilerisindeki bölge. Polisleri kızdırmadığınız sürece ister halka hitap edin, ister milletin derdi neymiş onu dinleyin. Ama Kraliçe’ye laf etmeyin.

Hyde Park

hyde-park-londra

(Tavsiye olarak   Central   hattı ile Queensway İstasyonu) Dünyanın sayılı parklarından biri olan Hyde Park o kadar büyük ki 7 farklı istasyondan parka giriş mevcut. Sizi büyülü bir atmosfere sokarak, gerçekten kafanızı dinlemeniz için biz de bu istasyondan girmenizi tavsiye ettik. İsterseniz Marble Arch tarafından da girebilirsiniz.

Hyde Park’daki Aktiviteler

Hyde Park’ta gölün kenarında ördeklerle beraber yürüyüş yapabilir, mevcut  banklardan birine oturup manzarayı seyredebilir ve hatta isterseniz şezlonglarda güneşlenebilirsiniz. Normal park anlayışından farklı olarak aşırı aktif bir park olduğundan çok çeşitli aktiviteler mevcut. Mesela ata binme, bir restoranda oturup kahve içebilme ya da yeşilliklerde oynayan çocukları da izeleyebilme şansına sahipsiniz. Size tavsiyemiz mutlaka göl kenarına gidip, sandal veya deniz bisikleti kullanmanızdır. Zira fiyatları da çok uygun. ( 10 £’den başlıyor). Eğer sandal ile gezinti yapmak istiyorsanız – ki kesinlikle tavsiye edilir – ilgililere belirtin.

Buckingham Palace

buckingham-palace-londra

(     Circle     veya    District    hatları ile St. James’s Park İstasyonu) Ve işte meşhur kraliçemizin yaşadığı yer. Kraliyet ailesinin mesken edindiği bu saraydaki en ilginç olay koruma görevlilerin değişim töreni. Bu tören 11.30’da başlıyor ve yaklaşık 45 dakika sürüyor. Eğer hava şartları uygun değilse gösteri iptal edilebilir, buna da dikkat edin. Tabii iyi yerden izlemek istiyorsanız 1 saat içinde iyi bir yer kapın. Gösteriyi izledikten sonra da Victoria Memorial’in taşlarına oturup meydanı izleyebilirsiniz. Biraz yürümeyi göze alırsanız Hyde Park’tan da gelebilirsiniz. Kraliyet ailesini daha yakından tanımak, günlük yaşamına tanıklık etmek istiyorsanız içerde müzesi de var.

Notting Hill

notting-hill-festival-londra

(     Circle    ,    District    veya   Central   hatları ile Notting Hill Gate İstasyonu) Eğer Julia Roberts ile Hugh Grant’ın oynadığı filmi izlemiş de o renkli küçük yerleşkeyi görmek istiyorsanız ineceğiniz durak burası. Güzel sokaklarında gezinebilir, dükkanlarından uygun fiyata alış veriş yapabilir ve hatta Notting Hill festivaline bile katılabilirsiniz. Notting Hill Festivali yukarıda da belirttiğim gibi Ağustos’un 27 ve 28’inde…

Portobello Road

portobello-road-londra

(     Circle    ,    District    veya   Central   hatları ile Notting Hill Gate İstasyonu) Hazır Notting Hill’e gelmişken bu canlı pazara da uğramamak olmaz. Hediyelik ya da kendinize bir şeyler satın alırken kalabalığın keyfini de çıkarın, hatta elinize falafel ya da taco alın, hem gezin hem yiyin.

Camden Town Bölgesi

Camden Town

camden-town-londra

  Northern   hattı ile Camden Town İstasyonu) Bu kadar eğlenip de alış veriş yapmak olmaz mı? Sıcaklılığıyla bizi mest eden bu bölgede ilginç tasarımlı dükkanlarla, birbirinden farklı ve lezzetli mutfaklarıyla çok hoş zaman geçireceğinizi garanti ederiz.

Dingwalls ve Camden Market

(   Northern   hattı ile Camden Town İstasyonu) Nehirle evlerin birleştiği yerde küçük ama tatlı cep alışveriş yeri. İçerisinde Venezuella mutfağından tutun da Vietnam mutfağına kadar her çeşit yiyecek mekanının bulunduğu bu yerde isterseniz üstünüze de bir şeyler alabilirsiniz.

Blackfriars Bölgesi

St. Paul Katedrali

st-pauls-katedrali-londra

  Central   hattı ile St. Paul’s İstasyonu) İngiltere’nin ve Londra’nın en şaşalı katedrali burası. İçinin güzelliği kadar dışı da baya bir büyüleyici bir yapıya sahiptir. Katedralin aşağısına inip Britanya tarihinin kahramanlarının hikayelerini ve mezarlarını inceleyebilirsiniz. İsterseniz de Golden Gallery’e çıkıp Londra’yı izleyebilrsiniz. Bilet fiyatları 16 £.

Tate Modern Art Gallery

tate-modern-art-gallery-londra

(     Circle     veya    District      hatları ile Blackfriars London Underground İstasyonu) Blackfriars köprüsü ile karşıya geçtiğinizde fabrika gibi yapının içinde bulunan sanat galerisi. Sıradışı kuratörleriyle ilginç tasarımları beğenenler veya takip etmek isteyen sanatseverler için güzel bir seçenek.

Shakespeare Globe Theatre

shakespeare-globe-theatre-londra

(     Circle     veya    District      hatları ile Blackfriars London Underground İstasyonu) Shakespeare tiyatrosunu sevenler için önemli bir mabet. Her ne kadar gerçeği olmasa da gidip görülmesi gereken bir yer. Oyun seyretmek için mutlaka günler öncesinden biletinizi almayı unutmayın. İçerisinin atmosferini tatmak çok hoş ama rehberlik hizmeti tatmin edici değil. Siz turdan ziyade oyun izlemeyi kovalayın, programı takip edin. Tabii olanağınız varsa, Londra’dakinin yerine gerçek Globe’a gidin. İçeride Shakespeare tutkunları için bir mağaza da mevcut. Yaratıcı tasarımlarla eşinize, dostunuza veya kendinize buradan hediye götürebilirsiniz.

Seul Alışveriş Rehberi

Seul alışveriş bakımından çok zengin bir şehirdir. Ayrıca aradığınız çoğu şeyi ucuza bulabileceğiniz bir şehirdir. Lüks mağazaların yanında her şeyi bulabileceğiniz bit pazarları ve küçük mağazalar bulunmaktadır . Bunların en bilindiği Namdaemun Market’tir. Seul’e özgü hediyelik eşyaları alabileceğiniz en uygun yer burasıdır.

Insadong, Samcheong-dong bölgeleri Kore geleneksel ürünlerini satın alabileceğiniz, değişik hediyelik eşyalar bulabileceğiniz en ünlü bölgedir.

Gangnam bölgesi hem lüks mağazaların yer aldığı hem de COEX Alışveriş Merkezinin yer aldığı bölgedir.

Kore’den kozmetik ürünleri satın alabilirsiniz. Korelilerin kozmetiğe olan düşkünlüğünü Seul’de gezerken anlayacaksınız. Her bölgede devasa kozmetik mağazaları yer alıyor. Buralardan uygun fiyatlı ürünler almanız mümkün.

İçki şişeleri ve shot bardakları

seul alisveris rehberi soju

Seul’de ne yenir bölümünde göreceğiniz Kore içkisi Soju da alınabilecek hediyelik eşyalardan biridir. Bir diğer içkisi olan Makgeolli de hediye olarak alınabilir. Bunların yanısıra bu içkilerin sunumunda kullanılan özel şişeler ve shot bardakları da Seul’e özgü, Seul’ün kültürünü yansıtan ürünler arasındadır.

Hanbok

seul alisveris rehberi hanbok

Kore halkının geleneksel giysisidir. Hanbok almak isterseniz Insadong, Samcheong-dong ve Buckhon bölgelerinde bulabilirsiniz.

Seul’de Ne Yenir?

Yemek konusunda çok seçici bir insan olduğumdan Seul’de ne yenir sorusuna araştırdıklarımla cevap veriyorum. Farklı şehirleri tanımak için yemeklerini de tatmak gerektiğini düşünen birçok insan vardır sizde onlardan biriyseniz her çeşit değişik yemeği bulabileceğiniz Seul size hitap ediyor demektir. Benim verebileceğim en büyük tavsiye sabah kahvaltıları için Paris Baguette fırınlarını tercih edebilirsiniz. Sıcak sıcak fırından çıkan ekmeklerden alıp otelinizde kahvaltı yapabilir ya da orada bir masaya oturup hamur işlerinden tadabilirsiniz.

Kimchi

seul'de ne yenir kimchi

Kore’nin en popüler yemeklerinden olan lahana turşusudur. Kore’de her yemeğin yanında sunulan bir aperatiftir.

Bibimbap

seul'de ne yenir bibimbap

Pirinç, makarna ve etin baharatlarla birleştirildiği yemek türüdür. Aynı tabakta karışmadan gelen yemek karıştırılarak yeniliyor. Çok kalorili olduğu görülüyor.

Dak Kkochi

seul'de ne yenir dak kkochi

Bizim damak tadımıza en yakın yemek diyebiliriz. Bildiğimiz tavuk şiş. 🙂

Bulgogi

seul'de ne yenir bulgogi

Soya sosunda marine edilmiş bifteğin ızgara yapılmış haline verilen isimdir.

Galbi

seul'de ne yenir galbi

Sosla marine edilmiş pirzolanın ızgara yapılmış halidir.

Gimbap

seul'de ne yenir gimbap

Sushi ye benzeyen bir atıştırmalıktır.

Samgyetang

seul'de ne yenir samgyetang

Haşlanmış tavuğun pirinç, sarımsak ve hünnap ile süslendirilmiş halidir.

Samgyeopsal Gui

seul'de ne yenir samgyeopsal gui

Sıcak ızgarada kavrulmuş domuzdan oluşan bu yemek Kore’nin en lezzetli yemeklerinden biri olarak görülmektedir.

Fischcake

seul'de ne yenir fishcake

Balık kızartmasıdır.

Soju

seul'de ne yenir soju

Güney Kore en çok içki tüketen ülkelerden biridir. Korelilerin meşhur içkisi ise sek içilen sojudur. Pirinçten yapılan bu içki sakeyi andırmaktadır. Shot bardaklarında içilir. Soju %20 civarında alkol içerdiği için kolay çarptığı söyleniyor.

Çay

seul'de ne yenir cay

Japonlar gibi Koreliler de çay kültürüne çok önem vermektedir. Onlarda da çay sunumu özel seremonilerle yapılır. Birçok çay türü mevcuttur ancak en önemlileri yeşil çaydır.

Balık Pazarları

seul'de ne yenir balik pazarlari

Busan ve Jagalchi de ki pazarlar en ünlüleridir. Buralardan balıkları alıp üst katta pişirtebilirsiniz. Ancak biraz pahalıdır.

Korean Barbecue

seul'de ne yenir korean barbecue

Kore’nin en ünlüsü mangalda ettir. Birçok restoranda kendin pişin kendi ye bölümlerinde etinizi mangalda pişirip yiyebiliyorsunuz buna barbekü adını veriyorlar. Kendiniz pişirmek istemiyorsanız garsonlar size yardım ediyor.

Seul Gezi Notları ve Şehir Yorumları

2016 yılının Eylül ayında ziyaret ettiğimiz Seul bizim için planlanan bir gezi değildi. Japonya gezisi planlayıp uçak biletlerimizi almaya karar verdik ve biletlerin çok pahalı olduğunu gördük. Araştırma yaparken insanların Seul üzerinden aktarma yaptıklarını görmüştük. Hem Güney Kore’yi gezmek için bir fırsat hem de uçak biletinin daha ucuza gelmesi sonucu Seul yeni rotamıza eklenmiş oldu. Seul gezi notları bizim nereleri gezdiğimiz ve şehir hakkındaki yorumlarımızı içeriyor.

Belli ülkelere girmeden önce uçakta doldurmanız için belgeler dağıtılıyor. Traveler Declaration Form ve Arrival Card. Biri ülkeye seyahat etme amacınızla ilgili diğeri ise yanınızda getirdiğiniz ürünlerle ilgili doldurulması gereken belgelerdir. Arrival Card pasaport kontrolünde görevliye veriliyor. Traveler Declaration Form ise bagaj alımından sonra gümrük görevlilerine veriliyor.

Seul havaalanında klasik işlemlerden sonra bagaj alamında diğer ülkelerde görmediğimiz bir şeyle karşılaşıyoruz. Bagaj kontrolü sırasında herhangi bir sorun gördükleri bagaja alarm takıyorlar. Bagajınızı aldığınızda eğer alarm varsa görevli sizinle birlikte gümrük kontrolüne kadar eşlik ediyor.

Seul ulaşım rehberinde anlattığımız Airport Train Express’i  Seul Station’a ulaşmak için kullanıyoruz. Ekspres trende koltuk numaralarınız belli ve hangi vagondan binmeniz gerektiği biletiniz üzerinde yazıyor. Trende internet ve tuvalet de bulunuyor.

Şehir Yorumları

İlk durağımız olan Bongensa Tapınağında diğer tapınaklarda göreceğimiz ritüelleri görmeye başlıyoruz.  Dua etmeye gelenler tapınağın girişindeki heykellere selam verip iç avluya geçiyorlar. Mum satın alıp altlarına dileklerini yazıp yakıyorlar. Tapınağa armağan edilmek için bir de pirinçler satılıyor.

Gangham station ve sonrasında Kore Savaş Müzesi sırasıyla diğer gezi duraklarımız. Müze savaşı anlatan barkovizyon gösterileri ,canlandırmalar ve fotoğraflarla dolu.Müzede en çok ilgimizi çeken yer binanın dışında savaşa katılan ülkelerin bayraklarının ve ülkelerin kendi dillerinde yazılmış yazıların bulunduğu avlu oluyor.

seul gezi notları ve şehir yorumları kore savas muzesi turkiye yazi

Seul’ü tepeden izleyebileceğiniz en güzel yer Namsan Park. Parka gitmek için Myeongdong metro istasyonunda inip 20dk yürüyerek teleferiğe ulaşmaya çalıştık meğer kolay yolu varmış: “Namsan Outdoor Elevator” . Sizi direk teleferiğe ulaştıran bir asansör yapmışlar siz yazımızı okuyun ve bizim gibi yapmayın. 🙂 N Seul Tower da Namsan Parkın içerisinde yer alıyor. Biz gerekli görmedik ancak siz çıkmak isterseniz detaylı bilgi Seul’de Gezilecek Yerler bölümünde yer alıyor. Buradan Gwanghwamun meydanına yürüyüp Güney Kore için önemli insanların heykellerini görüyoruz. Bunlardan biri Kin Sejong diğeri ise Amiral Yi Sunshin. Son durağımız Deoksugung Sarayı oluyor.

namsan-park-manzara-seul

Kısıtlı vaktimizde gezebildiğimiz yerler bunlar biz Namsan Park’ı çok beğendik, hem Seul’ü izleyip hem de yeşillikler içinde oturabileceğiniz çok güzel bir yer.

cagatay-namsan-park-seul busra-namsan-park-seul